6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, önceki kararın bozulması üzerine haksız ödenen fatura bedelleri ile avans faizi alacaklarının rücuen tahsiline ilişkin tazminat davası.
Özet: Bu rücuen tazminat davasında davacı, daha önce bir mahkeme kararına istinaden ödediği, ancak yargı yolu caiz görülmediği için sonradan bozulup reddedilen davanın konusu fatura bedelleri ve ferilerine ilişkin kalan alacağını, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ederken; davalı, davacının hesaplamasına, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğine, zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarına dayanarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/936 Esas - 2026/343
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Karar Vermeye Yetkili ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıdır.ESAS NO : 2025/936 EsasKARAR NO : 2026/343HAKİM : ....KATİP :....DAVACI : ....VEKİLLERİ : Av. ... Av.....DAVALI : ....VEKİLİ : Av. .....DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 03/12/2025KARAR TARİHİ : 22/04/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile aralarında 28.01.2004 tarihinde Sistem Kullanım Anlaşması imzalanarak bu anlaşmanın 01.02.2004 tarihinde yürürlüğe girdiğini, Aralık 2009-Aralık 2012 dönemleri için 25.12.2008 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması, Eylül 2012-Aralık 2012 dönemleri için 07.08.2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması ''cezai şartlar'' başlıklı maddesi uyarınca işlem yapıldığını, ceza faturalarının uyuşmazlık konusu edildiğini, davalı şirket tarafından teşekkülleri aleyhine Ocak-Aralık 2007 dönemi için toplam 41.846,20 TL Aralık 2009-Aralık 2012 dönemi için toplam 2.366.580,92 TL v e Ocak-Haziran 2013 dönemi için toplam 469.222,26 TL tutarlı faturalara ilişkin ... 4. ATM 2013/621 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan istirdat davasında davanın kabulüne karar verildiğini, bozma kararı sonrası ... 4. ATM 2021/350 E. Sayılı dosyası üzerinden devam eden dosyada bozmaya uyularak yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verildiğini, dava uyarınca takip dosyasına avans ve yasal faizi ile ödenen alacak kalemlerinin kararın bozulması ve artık hükmün bulunmaması sebebi ile bozma ilamının karar tarihinden avans ve yasal faizleri ile birlikte iadesi konusunda hesaplama yapıldığını, 25.07.2025 tarihinde 2.203.987,07 TL'lik tutarın teşekkülleri hesaplarına yatırıldığını, bozulan karar uyarınca teşekküllerinden tahsil ettiği fatura tutarlarını, karar tarihi itibariyle yine avans faizi ile teşekküllerine iade etmesi gerektiğini, firma tarafından icra müdürlüğünce taraflarına ödenmiş olan 5.052.316,54 TL'lik tutar üzerinden hesaplama yapıldığını, takip dosyasına ödenen tutarın ise 5.354.359,90 TL olduğunu, eksik hesaplandığını, firma tarafından 25.07.2025 tarihinde 1. kısım ödemesinin yapıldığını, ikinci kısmi ödemenin 1.385.786,33 TL'lik tutarının 21.08.2025 tarihinde yatırıldığını, açıklanan sebeplerle dava konusu alacaklarının teminat altına alınmasını, , ihtiyati tedbir konulmasına, yapılan kısmi ödemeler ve mahsup sonrası bakiye 1.280.743,82 TL tutarındaki alacaklarının, 21.08.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faiz KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket tarafından ... 4 ATM 2021/350 E. Sayılı davaya ilişkin ilamın İstanbul 2. İcra Müdürlüğü 2017/12750 E. Sayılı ilamlı takibine konu edildiğini ve 01.04.2019 tarihinde alacaklarının tahsil edildiğini, taraflarınca davacı tarafın müvekkile ödediği alacak için yaptığı iade hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin idari yargıda davaya konu edilen cezai şart faturalarından kaynaklandığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacının zamanaşımına uğrayan alacaklarının zamanaşımı defi sebebiyle reddi gerektiğini, kesin hüküm konusu olan alacağın tekrar yargılamaya konu etmesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiği, avans faizi hesabının taraflarınca kabul edilmediğini, her iki tarafın tacir olduğunu, ortada avans faizi işletmesi gereken bir ticari alacak bulunsaydı aynı alacak hakkında Bölge İdare Mahkemesi kararında da müvekkili lehine de avans faizi işletilmesi gerekeceğini, müvekkili şirketin iki kez icra takibine veya davaya mahal vermeden davacıya ödeme yaptığını, alacak talebinin davacının böyle alacağının bulunmaması sebebiyle karşılanmadığını, herhangi bir ispat ileri süremeden kanuni düzenlemeyi tekrar etmek suretiyle ileri sürdüğü iddialara itibar edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE:Dava; davacı idare tarafından ödenen fatura bedelleri ile ayrıca icra takibine dair faiz ferilerinin iadesi talebi istemli davadır. . . . Anonim Şirketi 25.12.2008 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması, 07.08.2012 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması, Mahkeme kararları, İcra Emri, Bakiye Borç Muhtırası, Yazışmalar, Ödeme Dekontları, Faturalar, Emsal Kararlar, arabuluculuk son tutanağı ile davayla ilgili tüm deliller toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; mahkeme kararları üzerine davacı idare tarafından ödenen fatura bedelleri ile ayrıca icra takibine dair faiz ferilerinin iadesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Davacının taleplerin incelenmesi sonucunda; davanın taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşması uyarınca davalı tarafından düzenlenen ve davacı tarafça ödenen ceza faturalarının bedelinin istirdatı istemine ilişkin olduğu, 02/12/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 25/11/2020 tarihli 7257 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8 nci maddesinin ikinci fıkrasına (ç) bendinden sonra gelmek üzere (d) bendi eklenmiş, buna göre “İletim sisteminin normal işletme koşulları içerisinde işletilmesi ile işletme güvenliği ve bütünlüğü üzerinde risk oluşturan durumlara ilişkin olarak bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerinin takibini yapmak, ihlal durumu tespit edilen tüzel kişilere sistem kullanım anlaşmasında düzenlenen ceza-i şartları ve diğer yaptırımları uygulamak” TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri arasında gösterildikten sonra 6446 sayılı Kanun'a Ek madde 3 ile “8'inci maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulamasından kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargıda görülür” hükmü eklenmiş, 46. madde ile de kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu bağlamda, 7257 sayılı Kanun ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmalarında düzenlenen sistem kullanım ihlallerine ilişkin ceza-i şartlara ilişkin uyuşmazlıkların idari yargı yolunda görüleceği hükme bağlandığından yargı yoluna ilişkin bu değişikliğin usul hükmü niteliğinde olduğu, derhal ve kesinleşmemiş tüm uyuşmazlıkları da kapsar şekilde uygulanması gerektiği anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekle birlikte davacı tarafından sunulan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 2025/243 E. 2025/419 K. sayılı ilamında uyuşmazlık mahkemesi tarafından 18. ve 19. bentte davanın açıldığı tarihte düzenlemenin bulunmaması nedeniyle adli yargı mahkemelerinin görevli kılındığı ancak davamızda açılış tarihi itibariyle yukarıda belirtilen düzenlemenin yürürlüğe girdiği dikkate alındığında idari yargının görevli olduğu ve tüm bu nedenlerle davacının sunmuş olduğu Uyuşmazlık Mahkemesi kararının somut olaya uygulanamayacağı da görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle HMK'nın 114-b ve 115/2 md. gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;HMK'nın 114-b ve 115/2 md. Gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE,-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 21.871,91 TL peşin harçtan düşümü ile artan 21.139,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca .. ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, kararın tebliğ talebini müteakiben yapılacak tebligattan itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/04/2026 Katip ....E imzalıdır Hakim ... E imzalıdır