11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararlarının temyizinde, süresinde yapılmayan talepleri reddederek, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz başvurularını değerlendirirken, katılan sanık müdafiinin süre aşımı ve nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeme nedeniyle yaptığı temyiz istemini reddetmiş; öte yandan, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunda ise, sorgu tarihi ile temyiz incelemesi arasında olağan dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek ilk derece mahkemesinin hükmünü bozmuş ve bu suçtan açılan kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/33407 E.  ,  2026/4191 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/281 E., 2016/224 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
1-Katılan sanık ... müdafiinin; katılan sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin ve sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık ... müdafiinin katılan sıfatıyla verdiği süre tutum dilekçesinin yalnızca sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin olduğu, katılan sanık ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin temyiz talebinin ise 05.05.2016 tarihli tefhim tarihinden itibaren 7 gün içinde verilmesi gerekirken süresinden sonra 05.06.2016 tarihli dilekçe ile yapılması nedeniyle süresi içinde yapılmadığı, bu sebeple temyiz inceleme başvurusunun 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değişik 8/1 inci maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317 nci maddesi gereğince; sanık ...'ye yüklenen nitelik dolandırıcılık suçundan ise doğrudan zarar görmeyen katılan sanık ...'ın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi adına vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3-Katılan sanık ... müdafiinin; sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 22.10.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.