Fiili taksim gerekçesiyle reddedilen ön alım hakkı davasında, taşınmazda paydaş davacının tapu iptali ve tescil talebinin Bölge Adliye Mahkemesince onanması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı.
Özet: Davacı tarafından, müşterek malik olduğu taşınmazdaki payın üçüncü kişiye satışına karşı kanuni önalım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulmuş; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri taşınmazda fiili taksim bulunduğunu tespit ederek davayı reddetmiştir; davacının bu kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay, ileri sürülen temyiz nedenlerini kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmayarak, bölge adliye mahkemesinin fiili taksim nedeniyle önalım hakkı davasının reddine ilişkin kararını oy birliğiyle onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/364 E.  ,  2026/1269 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/3061 E., 2025/2042 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akdağmadeni 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/367 E., 2025/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ...ilçesi, 1 81... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalı tarafından dava konusu taşınmazın 17.10.2024 tarihinde 10.200,00 TL’ye satın alındığını, söz konusu hissenin satıldığı hususunda davacıya noter aracılığı ile bilgi verilmediğini, taşınmazı aynı bedelle almaya hazır olan davacının, kanuni ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek ...ilçesinde kain 1 81... parsel numaralı taşınmazda 17.10.2024 tarih ve...yevmiye No.lu satış işlemi ile davalıya satışı yapılan ve halihazırda davalıya ait payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, satın aldığı yerin kahvehane olarak işletildiğini, davalının da bu amaçla aldığını, ayrıca taşınmazın gerçek satış bedelinin 1.800.000,00 TL olduğunu, davacını satıştan haberi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev ve kahvehanenin davacı tarafından uzun süre kullanıldığını,
2. Fiili taksimin varlığı kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, ...davacının babası olup, davacının babasından hiçbir zaman ev satın almadığını, bu şekilde gerekçe yazılmasının hatalı olduğunu, taşınmaz üzerinde sağ tarafta bulunan evi davacının yaklaşık 30 yıl önce ...’den satın aldığını, yıllarca davacının mesken olarak kullandığını, 2007 yılından beri bu evin mernis adresi olduğunu,
3. Taşınmaz üzerindeki depo - kahvehanenin kimin kullanımında olduğunun açıkça belirtilmediğini, bilirkişi raporunda tarafların kullanımında olan yerlerin belirtilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın satış tarihi itibarıyla kimin kullanımında olduğu araştırılmadan rapor düzenlendiğini, kahvehane olan kısmın 200 m² olarak belirtilmesinin de hatalı olduğunu,
4. Tespit edilen değerlerin çok yüksek olduğunu, emsal araştırması yapılmadığını, davacının amcası ...’den 25 yıl önce satın aldığı taşınmazda ikamet ettiğini, ... mirasçılarının da itirazı olmadığını, davalıya yapılan devir ile yeni bir ortak girdiğini, Mahkemece kolluk araştırması yapılmadığını, delillerin toplanmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, sadece tanık beyanlarına göre karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.