Boşanma sonrası eski eşin taşınmaz üzerindeki el atmasının önlenmesi ve ecrimisil talepleri, davalının katılma alacağı ve hapis hakkı iddiasıyla temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, boşanmış taraflar arasında davacı adına kayıtlı taşınmazın davalı tarafından haksız kullanımının engellenmesi ve ecrimisil talepleri ele alınmıştır; davacı, boşanma sonrası davalının taşınmazı boşaltmadığını iddia ederken, davalı taşınmazın kendi birikimiyle alındığını, aile konutu olduğunu ve önceki katılma alacağı davasındaki hakkı nedeniyle hapis hakkı bulunduğunu savunmuştur; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın bir bölümü için davalının el atmasının önlenmesine karar verirken, diğer bölüm ve ecrimisil talebini reddetmiş, davalı kararı yasal haklar ve yargılama giderleri yönünden temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/701 E., 2025/1037 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/809 E., 2025/29 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı tarafın boşandığını, kararın 24.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu 15 98... parselde kayıtlı 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin davacı adına kayıtlı olduğunu, davalının taşınmazları boşaltmadığını, bağımsız bölümün odalarından birinde kiracı olarak bulunan ...'ın kira ödemesini davacıya yaptığını, bu nedenle adı geçen kiracının oturduğu bölüm dışında kalan tüm taşınmaz bölümlerinin tespiti ile davalının el atmasının önlenmesini ve boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren ecrimisil ödenmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların davalının parası ile satın alındığını, taşınmazların aile konutu olarak kullanıldığını, davalının kötüniyetli olmadığını, ecrimisil taleplerinin 5 yıllık zamanaşımına tâbi olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazların davacı tescilli olduğu, boşanma davası kesinleşene kadar tarafların 2 No.lu bağımsız bölümde oturdukları, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra davalının taşınmazı haksız olarak kullandığı, taraflar arasında boşanma gerçekleştiğinden davaya konu taşınmazın aile konutu niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle 2 No.lu bağımsız bölüme ilişkin davalının el atmasının önlenmesine, davacı vekili tarafından dava konusu zemin kat, 1 No.lu bağımsız bölümün tamamının dava dışı kiracı... tarafından kullanıldığı ve kira parasının davacı tarafından alındığının beyan edildiği gerekçesiyle zemin kat, 1 No.lu bağımsız bölüm yönünden davanın reddine, şartları oluşmadığından ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmün harç yönünden düzeltilmesine, davanın Konya ili, Meram ilçesi, Aşkan Mahallesi, 15 98... parsel, 2 No.lu bağımsız bölüm yönünden kabulüyle davalının el atmasının önlenmesine, 1 No.lu bağımsız bölüme ilişkin açılan davanın ve ecrimisil talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazların davalının birikimi ile satın alındığını, aile konutu olarak kullanıldığını, boşanma sonrasında açılan katılma alacağı davasında taşınmazda yüzde yetmiş oranında davalının alacağı bulunduğunun hüküm altına alındığını, davalının iyiniyetli zilyet olduğunu, bu nedenle katılma alacağı ödenene kadar davalının taşınmaz üzerindeki hapis hakkı kapsamında taşınmazı kullanma hakkı olduğunu,b. Davacı tarafça kullanıma ilişkin zımni kabul olduğundan, davalının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olmaması gerektiğini,c. Ecrimisil talebi reddedilmiş olmasına rağmen lehlerine eksik vekâlet ücretine hükmedildiğini,d. Dava kısmen ret edilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava; mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Davacı vekili kararı temyiz etmemiş, 26.02.206 tarihli dilekçesi ile; vekâlet ücreti yönünden hükmün yanlış olduğunu, bu nedenle tavzih yoluyla düzeltilmesini talep etmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesinde; "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." hükmü düzenlenmiştir. Tavzih ile hükümde belirtilen haklar ve borçların değiştirilemeyeceği ilkesi gereğince hükümde değişiklik yapılamayacağı, ancak davacı vekilinin kararı temyiz etmediği dikkate alınarak; bu konuda bir inceleme yapılmamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.