İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari itibar zedelenmesi ve yetersiz inceleme iddialarıyla ihtiyati haciz kararına itirazın reddi hakkında verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, borçlu vekilinin, yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının, tek taraflı beyanlara dayanması, müvekkillerinin ticari itibarını zedelemesi, ticari faaliyetlerini durma noktasına getirmesi, mal kaçırma niyeti bulunmaması ve yeterli araştırma yapılmaması gibi gerekçelerle hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, söz konusu karara yaptığı itirazın reddi üzerine sunduğu istinaf başvurusunun incelenmesine ilişkindir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1139
KARAR NO : 2026/1767
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/01/2026
NUMARASI : 2026/106 D.İş Esas 2026/106 D.İş Karar
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz (Finans)
BAM KARAR TARİHİ : 14/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2026
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMECE:"...İhtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından verilen 22/01/2026 tarihli dilekçe ile; mahkememizce verilen 15/01/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosyada hiç bir araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, bu kararın müvekkillerinin ticari itibarını zedeler nitelikte olduğunu, ihtiyati haciz kararının tarafların dinlenmeden verildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine dair şüpheler varken ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ticari şirketler için banka hesapları ve araçlar, işletmenin sürekliliğini sağlayan en temel araçlar olduğunu, bu araçlar üzerindeki tasarruf yetkisinin hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde kısıtlanması, şirketi "ticari ölüme" terk etmekle eş değer olduğunu, Mahkemeniz dosyası üzerinden verilen 15.01.2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazların kabulü ile, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizce İİK'nın 265 ve devamı maddeleri gereğince itiraz duruşmalı olarak incelenerek karar verilmiştir.
Mahkememizin 15.01.2026 tarih ve 2026/106 D.İş sayılı kararı ile itiraz edenlerin menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 15.207.029,04 TL borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verildiği, İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin mahkemenin yetkisi, teminat ve ihtiyati haczin dayandığı nedenler şeklinde tahdidi olarak sayıldığı, ihtiyati haczin dayandığı nedenlere itiraz edilmiş ise de talep dilekçesi ekleri ile Mahkememizde yeterli kanaatin oluştuğu ve ihtiyati haciz talebinin şartlarının gerçekleştiği, ileri sürülen diğer itiraz nedenlerinin İİK'nın 257. maddesinde sayılan itiraz nedenleri arasında yer almadığı anlaşılmakla itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesi ile; "İtirazın REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep eden tarafın tek taraflı beyanları doğrultusunda müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, zira yerel mahekmece dosya kapsamında neredeyse hiçbir araştırma yapılmaksızın ve hatta dava konusu borca ilişkin icra dosyası dahi incelenmeksizin verilen işbu kararın müvekkilinin ticari itibarını zedeler nitelikte olup telafisi güç zararlara yol açacağını, müvekkilleri hakkında verilen ihtiyati haciz kararının, sadece talep edenin tek taraflı ve denetlenmemiş beyanlarına dayandığını, mahkemenin müvekkili ... ve müvekkili şirketin savunmasını almadan, müvekkillerinin mali yapısını ve yerleşik ticari geçmişini gözetmeden bu kararı tesis ettiğini, oysa ki müvekkillerinin adresinin sabit olduğunu, mersis ve mernis kayıtlarının güncel olduğunu ve mal kaçırma hazırlığında olduğuna dair dosyada tek bir somut verinin dahi bulunmadığını, somut olayda ihtiyati haciz kararının şartlarının oluşmadığını, haciz kararının kabulünü gerektirir şartların sağlanmadığını, öncelikle ortada gerçek bir alacak bulunup bulunmadığı veyahut ihtiyati haciz talep edenin alacaklı sıfatını haiz olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiğini, aynı zamanda müvekkillerinin muayyen yerleşim yeri olmaması yahut kaçması, gizlenmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, diğer yandan ihtiyati haciz kararının taraflar dinlenmeksizin verildiğini, ihtiyati haciz kararının uygulanması halinde aşkın haciz oluşacak ve müvekkillerinin ticari faaliyetlerinin durma noktasına geleceğini, alacaklının henüz ispatlanmamış alacak iddiasına dayanarak, müvekkillerinin piyasadaki varlığını tehlikeye atmasının, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayan bir netice doğurduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması karar verilmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;"
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.
Kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati hacze itiraz eden karşı taraf vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2026 tarih, 2026/106D.İş Esas ve 2026/106 D.İş Karar sayılı itirazın reddine ilişkin olarak verilen ek karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 14/07/2026