Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin, itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisizlik itirazının dava şartı olarak öncelikle değerlendirilmesi, yetkisizliğin tespiti halinde davanın reddi gerektiğine ilişkin hukuki gerekçeli kararı.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı sürekli ticari ilişki kapsamında yemek teslimatlarından kaynaklanan ödenmemiş alacağını tahsil için başlattığı ilamsız icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiştir; davalı ise icra dairesinin yetkisine itiraz ederek davanın reddini istemiş; mahkeme, itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın usulen öncelikle incelenmesi gerektiğini, zira yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibin geçersizliği halinde davanın esasının incelenemeyeceğini ve reddi gerekeceğini belirterek, somut olayda davalının bu yönde bir itirazının bulunduğunu vurgulamıştır.

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/ Esas - 2026/
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/KARAR NO : 2026/HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 23/01/2026KARAR TARİHİ : 22/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 23/09/2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında süreklilik arz eden ticari satım ilişkisi bulunduğunu, davacının Tepeören Mah. Medeniyet Bulvarı üzerinde bulunan kapı numarası olmayan depoda, Davalı ..... Şirketi'ne yemek teslimatı yaptıklarını, davalı 15/04/2025 - 31/10/2025 tarihli cari hesap dökümü ile görüleceği üzere toplamda 144.922,60 TL cari hesap bakiyesini ödemediğini, Bu nedenle davacı müvekkilin alacaklarının ödenmemesi üzerine ..... İcra Dairesi'nin 2025/764 Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalı borçluya gönderilen ödeme emrine davalı borçlu haksız şekilde itirazda bulunarak icra takibinin durmasına olduğunu, bu sebeple yapılan itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ile davalının taşınır, taşınmaz malvarlıkları ile üçüncü kişi nezdindeki tüm hak ve alacakları üzerinde ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir kararı verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sapanca icra dosyasında borca itiraz dilekçesi ile yetkiye açıkça itiraz ettiklerini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir hizmet veya satış sözleşmesinin bulunmadığını, icra da bulunan belgenin tek taraflı olduğunu, davalı tarafından kabul edilmiş bir imza ve onayın bulunmadığını, cari hesap dökümünde davalının kaşe ve imzasının bulunmadığını, davanın reddi ile icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötü niyetli takıp nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İlgili kurumlardan Bs Ba formları, davalının bulunduğu vergi dairesinden ve ilgili birimlerden tacir araştırması yapılmış yazı cevapları incelenmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartı olup, 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesi uyarınca dava şartının varlığı yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen gözetilmelidir.İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, Mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. (Hukuk Genel Kurulu’nun 28/03/2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20/03/2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K.)Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer Mahkemesine aittir. O nedenle, Mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, Mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. (Üstündağ, S: İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102)İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İcra İflas Kanunu'nun 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 s. Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Aynı yasanın "sözleşmelerden doğan davalarda yetki" başlıklı 10 uncu maddesinde; sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir.Yapılacak inceleme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirilirse “Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine” karar verilmesi gerekmektedir. (06.10.2004 tarih E:2004/19-410 K:2004/471 karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı)Somut olayda; davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2015/764 sayılı takip dosyasında ödeme emrine süresinde itirazında açıkça yetkiye de itiraz ettiği, dava tarihi itibariyle davalının ikamet adresinin İlkbahar Mah. Doğukent Cad. No:737D/3 Çankaya/ANKARA olduğu, davacının beyanlarına göre sözleşmenin ifa yerinin Tuzla İstanbul olduğu, davalının yetki itirazının usulüne uygun olduğu ve Sapanca İcra Dairesinin yetkili olmadığı nazara alınarak yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR:1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.018,31-TL'nin yatıran tarafa iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Zorunlu arabuluculuk görüşmesinin dava şartı olduğu gözetilerek; arabulucuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 5-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesineDair; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, davacı vekiline tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/09/2026Katip ¸E-İmzalıdır Hakim ¸E-İmzalıdır