Yargıtay 2. Ceza Dairesi, konut dokunulmazlığını ihlali suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onarken, tehdit suçuna ilişkin temyiz başvurusunu usulden reddetmiştir.
Özet: İnceleme konusu kararda, tehdit suçundan verilen hükme ilişkin katılan vekilinin temyiz isteminin, on yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda istinafın esastan reddi kararlarının temyiz edilemez olması nedeniyle reddedildiği; konut dokunulmazlığını ihlali suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik ise sanık müdafii ile katılan vekilinin, delil yetersizliği ve cezanın alt sınırdan tayini/indirim uygulanmasının isabetsizliği yönündeki temyiz istemlerinin, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle esastan reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/283 E., 2023/1460 K.SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlâli, tehditHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI-Sanıklar hakkında tehdit suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddine dair hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesi uyarınca; "on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne dair sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz isteminin, sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden uzak, somut, kesin delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan vekilinin temyiz isteminin ise, alt sınırdan ve TCK'nın 62. maddesi uygulanarak ceza tayininin isabetsiz olduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.