Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunda, mahkumiyet sonrası hak ve yetki yasaklamasının uygulanmaması sebebiyle Yargıtay tarafından verilen bozma kararı.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının hem sanık müdafii hem de katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz nedenlerinin çoğu yerinde görülmese de, 5237 sayılı TCKnın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suçu işleyen sanık hakkında aynı kanunun 53/5. maddesi uyarınca cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi hukuka aykırı bulunarak, hükmün bu eksiklik nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/37891 E.  ,  2026/3727 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/1476 E., 2020/2256 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2017 tarihli ve 2016/170 Esas, 2017/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2, 53. ve 51. maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 8 hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.12.2017 tarihli ve 2017/2438 Esas, 2017/2103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, Cumhuriyet Savcısı (aleyhe), katılan ... vekili ile Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK’nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararının katılan vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/2418 Esas, 2020/6605 Karar sayılı kararı ile, "...uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilerek dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/1476 Esas ve 2020/2256 Karar sayılı kararı ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 155/2, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A.1.Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun vasfına (zimmet suçu oluşur) ve eksik ceza verilmiş olmasına ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ile karar verildiğine, hukuka aykırı olan bilirkişi raporunun hükme esas alındığına ve itirazlarının değerlendirmeye alınmadığına, yargılama aşamasında dosyaya sunulan uzman mütalaasının dikkate alınmadığına, taraflar arasında yapılan vekalet ücreti sözleşmesi ve bilgilendirme yazısının dikkate alınmadığına, mahkemenin delillerin takdirinde hataya düştüğüne, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suç işleme kastının bulunmadığına, fazla ceza tayinine, soruşturma izninin zimmet suçundan verildiğinden usuli eksiklik yapıldığına, vekalet ücreti sözleşmesine göre vekalet ücretinin eksik hesaplandığına, yapılan harcamaların dikkate alınmadığına, başka dosyalarda da katılan adına dava açtığından vekalet ücreti hak kazandığına, gerekçede çelişkiye düşüldüğüne ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve orantısız ceza verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ile katılan vekilinin sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1. Maddesinin (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. Maddesi uyarınca cezasının tamamen infazınından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca takdinen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.