Hırsızlık suçunda, çalınan televizyonun şikayet öncesi iadesine rağmen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması nedeniyle fazla ceza tayin edilen kararın temyiz üzerine bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından istinaf başvurularının reddi kararlarını temyiz edilemez bulurken, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini incelemiş; sanıkların şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı yönündeki savunmaları reddedilmiş, ancak kollukça bulunan çalınan televizyonun henüz şikayetçiye bir müracaat olmadan iade edildiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini yapıldığı gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2992 E., 2023/3128 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onamaI- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükümleri ile sanıklar ..., ... haklarında mala zarar verme suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine dair yapılan incelemede,5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi hükümlerine dair yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığına, sanığın suç ile alakasının bulunmadığına, beraate karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin her türlü kuşkudan uzak kesin ve somut kanıt bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince de sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine dair olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise, somut, mahkûmiyete elverişli olabilecek delillerin ortaya konulamadığına, sadece mahkemece ulaşılan bir varsayım üzerine ceza verildiğine, beraate hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.11.2019 tarihli Tutanağa göre, şüphe üzerine kollukça yapılan arama sırasında sanıkların bulundukları araçta suça konu televizyonun ele geçmesi akabinde, sanıkların anılan televizyonun yerini göstererek henüz bir müracaatı bulunmayan şikayetçiye, çaldıklarının tam olarak iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 168/1 maddesinden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanıklar hakkında fazla cezalar tayini,Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle CMK'nın 302/2 maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.