Konya Bölge Adliye Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat yetersizliğinden reddi ile ihtiyati tedbirin devamına ilişkin ara kararına yönelik istinaf incelemesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, teslim edilmeyen bir ürün için yapılan ödemelere ve düzenlenen bonoya rağmen başlatılan icra takibi üzerine davacının talebiyle alınan ve bir icra dosyasından ödeme yapılmasını engelleyen ihtiyati tedbirin kaldırılması amacıyla davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, davacının talep ettiği ihtiyati haciz talebini yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş olup, davalı vekilinin istinafı ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yöneliktir ve dosya istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : Konya ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 16/06/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit
TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/09/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ: 14/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle, Taraflar arasında 2024 yılındaki sözleşmeye ilişkin 02/01/2025 tarihinde e-fatura düzenlendiğini ve sözleşme konusu ürünün teslimi karşılığında birtakım ödemeler yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak söz konusu dorsenin müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin bu sırada bir takım taksit ödemelerinde bulunduğu ve davalı lehine bono düzenlendiğini, davalı tarafın edimini ifa etmediği halde sanki ifa etmiş gibi müvekkiline karşı icra takibi başlattığını ve cebri icra yoluyla haksız şekilde müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını bunun akabinde Konya ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş - ... Karar sayılı dosyası üzerinden Konya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yatan paraların alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı alındığını, bu nedenlerle İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında alacak-istirdat içeren 1.820.000 TL için dosya kapsamında “yaklaşık ispat“ yükü sağlanmış olması nedeniyle, alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla orantılık ve ölçülülük ilkesi kapsamında borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız yada/uygun görülecek teminat mukabilinde, ihtiyati haciz konulmasına ve Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D.İş - ... K. Sayılı dosyası üzerinden alınan tedbirlerin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2026 tarhli ara kararında; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;İhtiyati hacze ilişkin düzenlemelerin İİK'nun 257 v.d. eden maddelerinde düzenlendiği, İİK'nun 257.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
İhtiyati haciz isteyen davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle talep edilebilecek borç alacak miktarının ve sorumluluğun yaklaşık ispat seviyesinde belli olmasının gerektiği, taraflar arasında borç alacak ilişkisi ile kusur ve sorumluluk durumlarının ancak yargılamayla neticelenebileceği, alacağın varlığı konusunda İİK'nun 257.maddesi kapsamında mevcut dosya ve delil durumuna göre yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2023 tarih ve 2023/588 Esas 2023/988 Karar sayılı ilamı ile 07/12/2022 tarih ve 2022/1795 Esas 2022/1533 Karar sayılı ilamlarıda benzer doğrultudadır) anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı,
Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafça süresi içerisinde verilen ihtiyati tedbir kararı gereği teminatın depo edilerek kararın infaz edildiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğu, 08/04/2026 tarihli son tutanak ile arabuluculuk faaliyet sonunda tarafların anlaşmaya varamadığı ve işbu davanın Mahkememize açıldığı anlaşıldığından, 6325 sayılı yasanın 18/A-16 maddesi gereği nazara alınarak davacı tarafın ihtiyati tedbir kararının devamına talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE. 2-Davacı tarafın Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı sayılı ihtiyati tedbir kararının devamı talebinin KABULÜ ile; Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2026 tarih ... D.İş - ... Karar sayılı sayılı ihtiyati tedbir kararının aynen DEVAMINA, karar verilmiştir.
Davalı vekili tedbire itiraz dilekçesinde özetle; tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu ancak somut olayda davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, verilen tedbir kararının bu haliyle müvekkilin alacağına kavuşmasını hukuka aykırı olarak geciktirdiğini, Davacının Konya ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına konu faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığını, faturaya konu malın teslim edilmediğini iddia ettiğini ancak bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından faturaya konu malın teslim edildiğine ilişkin tanzim edilen faturanın davacı yanın ticari defterlerine işlendiğini ve kaydedildiğini, davacının TTK ile düzenlenen 8 günlük itiraz süresi içerisinde faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturanın davacının itiraz etmemesi üzerine kesinleştiğini ve alacağın varlığının ispatlandığını, davacının malın kendisine teslim edilmediğinin ispat yükü altında olduğunu, davacının tedbir kararına konu bono senetleri yönünden çelişkili beyanlarda bulunduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararı neticesinde müvekkilin alacağına kavuşmasının hukuka aykırı olarak gecikeceğini beyan ederek 22/04/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2026 tarhli ara kararında; "...Mahkememizce, davalı vekilinin itirazının değerlendirilmesi bakımından 16.06.2026 günü saat 10:40'a murafaa duruşma günü verildiği, Mahkememizce murafaa duruşmasında tarafların beyanlarının alındığı, taraf beyanları, mevcut delil durum ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin Mahkememizin 22.04.2026 tarih ve ... Esas sayılı ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının; Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle itirazlarının reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle davalı vekilinin Mahkememizin 22.04.2026 tarih ve ... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazının reddine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK m.390/3 hükmü gereğince davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgeler incelendiği taktirde davacının davanın esasına ilişkin haklılığını ispata yarar herhangi bir delil ibraz edemediğini, aksine uyuşmazlık konusu fatura içeriğindeki mal ve hizmetlerin davacıya teslim edildiğini, alacağın varlığının sabit olduğunu, davacının tedbir kararına konu bono senetleri yönünden çelişkili beyanlarda bulunduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararı neticesinde müvekkilin alacağına kavuşmasının hukuka aykırı olarak gecikeceğini beyan ederek yerel mahkemenin 16/06/2026 tarihli ara kararıyla konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit, talep ise ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir, yalnızca uyuşmazlık konusu olan belirli mal veya hak üzerine konulabilir. Doğrudan dava veya yargılama konusu edilmeyen mallar veya haklar için ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka aykırıdır. İhtiyati tedbir; çekişmeli olan, mülkiyeti veya ayni bir hakkı talep edilen taşınmazlar, araçlar veya diğer spesifik eşyalar üzerine uygulanabilir.
Geçici hukuki koruma yollarından olan ihtiyati tedbir 6100 Sayılı HMK'nın 389 vd maddelerinde düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Aynı kanunun 392. maddesine göre ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.
Eldeki davada, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin varlığı, dava konusu uyuşmazlığın dorse imalatına ilişkin olması, dosya kapsamında fatura ve bonoların mevcut olması, yaklaşık ispata yeterli delillerin ibraz edilmiş olması nazara alındığında davacının 02.01.2025 tarihli satım sözleşmesi uyarınca teslim edilmeyen dorse nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı ve bedelsiz kalan senetlerin iptali talepli açtığı menfi tespit davasında ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair karara yapılan itirazın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/03/2026 tarih, ...-... E-K sayılı ihtiyati tedbir kararının devamı talebinin kabulüne dair verilen 22/04/226 tarihli ara karar ve ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen 16/06/2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken harç peşin alındığından harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliğ işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/09/2026
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸