T.C. Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, tescilli marka haklarına taklit ürünlerle tecavüzün tespiti, durdurulması ve giderilmesi davası.
Özet: Davacı şirketin tescilli markalarına tecavüz eden taklit ürünlerin davalı tarafından satışının tespiti, durdurulması ve bu ürünlere el konulması talebiyle açılan davada; davacı taraf, markalı çoraplar üzerinden yapılan ihlalin bilirkişi incelemesiyle tespitini ve tecavüz fiillerinin sonlandırılmasını isterken, davalı ise söz konusu ürünlerle ilgisi olmadığını ve satış yapmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiş, mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/169 Esas - 2025/445
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2025/169Karar No : 2025/445....Dava : Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi Dava Tarihi : 21/04/2025Karar Tarihi : 23/10/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 23/10/2025Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Giderilmesi istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin ....’te tescilli ... markalarının sahibi olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden 2 çift “...” marka ve logolu çorabın satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve Sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK’nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “.... sol yanı, ....” tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı şahıs cevaplarında özetle; işletmelerinden alındığı söylenen çorapla ilgi ve alakalarının olmadığını, tespit esnasında 1 adet bulduklarını söylediklerini, böyle bir ürünü almadığını ve satmadığını, 1adet ürünün tezgahta bulunulmasının düşündürücü ve şaşırtıcı olduğunu, tezgahında böyle bir ürün bulunmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE :Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacının marka hakkına tecavüz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; .... sicil kayıtlarından, davacı adına tescilli olup dava dilekçesinde yer verilen markalara ilişkin detaylı sicil bilgileri aşağıda yazılmış, davacıya ait belirtilen markalar belirtilen tarihlerden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olup, koruma tarihleri yenileme suretiyle uzatılmış ve halen devam etmekte olduğu anlaşılmıştır;Tescil Numarası Başvuru/ Koruma T. Marka Örneği Mal ve Hizmetler .... 11.11.2016 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) ... 15.08.2016 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) ... 07.05.1995 22, 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) .... 07.05.1995 22, 23, 24 ve 25. sınıflardaki mallar (Çoraplar DAHİL) Davacı vekilinin talebi ve Mahkemece verilen görevlendirme çerçevesinde, davalıya ait olduğu belirtilen “D...." adresinde faaliyet gösteren "....E" tabelalı mağazaya 02/05/2025 tarihinde davacı vekili ile birlikte gidilerek, tespit talep edilen hususlarda inceleme yapıldığı, yapılan incelemede;İşletmenin, iş yerinden temin edilen vergi levhası ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatına göre davalı ...adına kayıtlı çeşitli eşyaların satışa sunulduğu mağaza olduğu, mağazada bulunan çorap reyonundaki ürünler arasında dosyada örneği bulunan ürün ile aynı markayı ihtiva eden 1 adet ... marka çorabın da olduğu; iş yerinde bulunanlar kendilerine tespit işleminin hüküm ve sonuçları belirtilmesine rağmen söz konusu ürünün fotoğrafının çekilmesine müsaade etmedikleri gibi bu 1 adet ... marka çorabı tespitten de kaçırarak etiketlerini yırttıkları tespitlerinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın orijinal “...” marka çoraplarla değerlendirmesi neticesinde; orijinal ürünlerin kâğıt etiketleri ve markaları ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın markalarının ve etiketinin farklı olduğu; diğer taraftan orijinal üründe hologram bulunmakta iken davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorapta hologram bulunmadığı; ayrıca davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın malzeme ve dikiş kalitesinin orijinal ürünlere göre daha düşük bir görünüm sergilediği,Tüm bu farklılıklar sonucu davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın orijinal ürün olmadığı anlaşılmıştır.Marka mer’i 6769 sayılı SMK m.4 hükmünde “Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir” şeklinde tanımlanmıştır. Belli bir işletmeye ait mal ve hizmetlerin tanıtılmasını ve ayırt edilmesini sağlayan markanın üzerinde sahip olunan hakka ise “marka hakkı” denilmektedir. Marka hakkına tecavüz ise 6769 sayılı SMK m.7, 29 ve 30'da düzenlenmiştir. Bilindiği gibi marka hukuku açısından tecavüzün söz konusu olabilmesi için tescilli marka ile kullanılan işaret ve tescilli markanın malları ve hizmetleri ile karşı tarafça kullanılan mallar ve hizmetler arasında aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik veya ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliğin bulunması gereklidir. Bu nedenle taraf markalarının veya söz konusu markalardaki emtiaların benzer olmaması durumunda kural olarak marka tecavüzünden bahsetmek mümkün değildir. Bu kapsamda markalar arasında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı hükmün uygulanması için yeterli olmayacaktır: • Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında başvuru aşaması açısından tarihsel öncelik sonralık ilişkisinin varlığı. • Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetlerin bulunuyor olması. • Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markaların aynı veya karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olması. • Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Marka hukukunda markalar arasındaki benzerlik incelenirken; Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterleri ele alınmalıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir…” şeklindeki görüş ve değerlendirmelerle, iltibas ihtimalinin tespitinde, mal veya hizmetin hitap ettiği orta seviyedeki tüketicinin dikkatinin esas alınması gerektiğini ve değerlendirmenin markanın bıraktığı toplu intiba dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu değerlendirmede esaslı unsurun özellikle dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. İltibas bulunduğunun kabulü için, sonraki işaretin önceki marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerekir. Tam bu hususta değinilmesi gereken önemli nokta ise Türk Hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmasıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Marka hakkına tecavüz ve iltibas hakkında verilen bu genel izahat ışığında somut olay kapsamında değerlendirildiğinde; davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına .... ibaresinin ise genelde herhangi bir markanın ürettiği seriyi belirtmek amacıyla ticaret alanında yaygın olarak kullanılan tanımlayıcı bir adlandırma olması ve hem davacı markalarında hem davalı kullanımlarında asli unsurun “...” ibaresi olması nedeniyle yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı ".... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “çorap" malının yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ve davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorap arasında farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın orijinal olmadığı,Neticede, davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın, davacı “ .... ...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Davalı işletmenin, iş yerinden temin edilen vergi levhası ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatına göre davalı ....adına kayıtlı çeşitli eşyaların satışa sunulduğu mağaza olduğu, mağazada bulunan çorap reyonundaki ürünler arasında dosyada örneği bulunan ürün ile aynı markayı ihtiva eden 1 adet ... marka çorabın da olduğunun belirlendiği; iş yerinde bulunanlar kendilerine tespit işleminin hüküm ve sonuçları belirtilmesine rağmen söz konusu ürünün fotoğrafının çekilmesine müsaade etmedikleri gibi bu 1 adet ... marka çorabı tespitten de kaçırarak etiketlerini yırttıkları,Davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorap üzerinde yer alan markalar ile davacı adına .... sayılı markaları arasında, uyuşmazlık konusu çoraplarda yer alan Gold ibaresinin ise genelde herhangi bir markanın ürettiği seriyi belirtmek amacıyla ticaret alanında yaygın olarak kullanılan tanımlayıcı bir adlandırma olması ve hem davacı markalarında hem davalı kullanımlarında asli unsurun “...” ibaresi olması nedeniyle yüksek oranda benzerlik olduğu, tüketicilerin yüksek oranda benzer markalar karşısında iltibas yaşaması ihtimalinin yüksek olduğu, davacı “....." marka orijinal ürünler ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ve davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorap arasında farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet “...“ marka çorap ile davalı iş yerinde belirlenen 1 adet “...“ marka çorabın orijinal olmadığı,Davacı vekilinin sunduğu 1 adet “.... sayılı “.....” markalarından doğan hakları ihlal ettiği, davacının izin ve kontrolü dışında bu şekilde kullanılmasının tüketicilerin yanılmasına, davacının ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesine ve markanın ün ve itibarının zedelenmesine neden olacağı, davalı eylemlerinin davacı adına tescilli markalarından doğan hakları ihlal niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M :Davanın Kabulüne, Davalı eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün durdurulmasına,Alınması gereken harç peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 7.038,30.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23.10.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 1.318,30.-TL Bilirkişi Ücreti : 5.000,00.-TL P.P. : 720,00.-TL TOPLAM : 7.038,30.-TL