Trafik kazası sonucu artan maluliyet iddiasıyla sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasında, davanın usulden ret kararının temyizde onanması.
Özet: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının, davalı sigorta şirketinden daha önce kesinleşen davasına rağmen artan maluliyet iddiasıyla talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açtığı belirsiz alacak davasında, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu raporunda artan maluliyet tespit edilmediği ve kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle usulden reddedilen davanın, istinaf mahkemesince artan maluliyetin ATK raporu ile tespit edilmediği belirtilerek esastan reddedilmesi ve davacının bu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay tarafından kararın usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1697 E., 2023/1614 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/164 E., 2023/44 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 05.05.2026 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 24.05.2011 tarihinde davacının yolcu olduğu davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının vücudundaki diğer yaralanmalar sebebi ile uzun bir süreyi hastanede geçirdiğini, gelişen dönemde davacının artan maluliyeti nedeniyle % 7 maluliyeti olduğunun belirlendiğini, maluliyet oranının daha da fazla olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 10,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte mahkeme aksi kanaatte ise sigorta şirketinin öğrenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekilinin cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak yapılan ödeme ve ibra nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aynı kazaya ilişkin olarak aynı davalıdan artan maluliyeti nedeni ile maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de 28.02.2022 tarihli ATK raporunda da görüleceği üzere davacının sürekli maluliyeti bulunmadığı, bu hali ile davacının aynı kazaya ilişkin aynı davalıya karşı aynı konuya yönelik olarak daha önce dava açtığı ve bu davanın kesinleştiği dikkate alındığında ve yine ATK tarafından artan maluliyete dair de bir tespit yapılmadığına göre aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmış olduğu, kaldı ki davacı artan maluliyet iddiasında maluliyet tespiti yapılması gerekmekte olduğundan ATK tarafından tanzim edilen rapor arasında çelişki olmadığı görülmekle hukuka, olaya ve usule uygun olan ATK raporu hükme esas alınarak değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle davacının davasının HMK’nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davacının artan maluliyeti bulunduğunu ileri sürerek dava açmış olduğu gözetildiğinde davacının artan maluliyeti bulunmadığının ATK raporu ile tespit edilmiş olmasına, yerel mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de kararın bu nedenle kaldırılması istinaf eden davacı aleyhine olacağından bu hususun kaldırma nedeni yapılmamış bulunmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; devam eden tedavi neticesinde sunulan maluliyet raporu ile % 7 maluliyet belirlendiği, dosyanın ATK Genel Kuruluna gönderilerek artan maluliyet hususunda rapor alınması gerektiği halde davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.