İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin asıl işverenin ödediği işçilik alacaklarının alt işverenlerden rücuen tahsilinde bilirkişi incelemesi gerekliliğini vurgulayan istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir kamu idaresinin, ana işveren olarak müteselsil sorumluluk kapsamında icra tehdidiyle ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarını (kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve ücret), sözleşme hükümleri uyarınca alt işveren konumundaki davalı yüklenici şirketlerden rücuen tahsil etme talebine ilişkin olup, davacının ödediği miktarın tamamını geri istemesi karşısında davalının sorumluluğun yasal ve sözleşmesel sınırlar içinde değerlendirilmesi gerektiğini, özellikle 6552 sayılı Kanun ve işçinin çalışma sürelerine göre paylaştırılması gerektiğini savunması üzerine, ilk derece mahkemesinin bilirkişi raporu almadan davacının talebini tamamen kabul etmesine yönelik kararının istinaf edilmesiyle uyuşmazlığın davalılara rücu edilebilecek miktarın tespiti noktasında yoğunlaştığını belirtmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1381 Esas
KARAR NO: 2026/1134
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 22/03/2022
NUMARASI: 2020/75 Esas, 2022/252 Karar
DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ: 10/09/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici şirketlerin müvekkili idareden ihale yoluyla iş aldığını, dava dışı ...'ın da davalılarda istihdam edildiğini, müvekkili idarenin ise ihale makamı konumunda olduğunu, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin açtığı davada İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2014/352 Esas 2017/635 Karar sayılı kararı ile müvekkili ile birlikte davalıların müteselsilen sorumlu tutulduğunu ve kararın.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu edilmesi üzerine müvekkili tarafından icra tehdidi altında ödeme yapıldığını, müvekkili ile davalılar arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca işçilik alacaklarından davalı yüklenici şirketlerin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin her türlü talepleri saklı kalmak üzere davanın kabulü ile, müvekkili tarafından ödenen 19.984,48 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tasfiye halinde .... A.Ş. yetkilisi cevap dilekçesinde; asıl işveren ile ihale ile iş alan yüklenicilerin işçililik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun %50 oranında paylaşılacağını, bu nedenle davacının, ödediği bedelin tamamını alt işverenden talep edemeyeceğini, 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı kanunun 8. maddesi ile ise, alt işverenlerin çalıştırdıkları işçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının tamamının artık asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödendiğini ve yarı yarıya sorumluluk durumunun ortadan kaldırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:
İlk derece mahkemesince; taraflar arasında akdedilen hizmet işleri genel şartnamesinin 38. maddesinde, çalıştırılan işçilerin her türlü alacağından yüklenicilerin sorumlu olduğu ve davacı ...'nin sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacının yaptığı ödemeyi davalılardan talep etmekte haklı olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, 19.984,48 TL'nin 13/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karar yasal süresinde davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tasfiye memuru tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tasfiye memuru istinaf dilekçesinde; davacının ödediği meblağın tamamını alt işverenden talep etmesinin hukuki olmadığını, zira asıl işveren ve alt işverenlerin yarı yarıya sorumlu olduğunu, sözleşmelerde, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin işçilik hak ve alacaklarından tamamen yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, davalıların, işçiyi çalıştırdığı süreye göre sorumluluk miktarının hesaplanması gerektiğini, bu yönden kararın eksik olduğunu, davalılar arasında organik bağ olduğu belirtilerek hesaplama yapılmadan müşterek müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketlerin müşterek ortaklarının bulunmasının ayrı bir tüzel kişilik olduğu gerçeğini değiştirmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, bilirkişi raporu alınmadan davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen 19.984,48 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılara rücu edilebilecek miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Dava dışı işçi ... tarafından davacı ... ile davalı şirketlere karşı açılan davada İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2014/352 Esas, 2017/635 Karar sayılı ve 12/12/2017 tarihli kararı ile, ...'nin asıl işveren, diğer davalıların ise alt işveren olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul edildiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve ücret alacağının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, kararın.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu edilmesi üzerine ...'nin borçlusu ...A.Ş.'nin birinci haciz ihbarnamesi neticesinde icra dosyasına 19.984,48 TL gönderdiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme ekleri ile yasal mevzuat nazara alınarak bir sonuca gidilmelidir. Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelere göre, davacı kurum ile davalı şirketler arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup taraflar, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olsa da birbirlerine karşı rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Zira taraflar kendi aralarındaki iç ilişkide, bu konudaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Bu durumda serbest iradeleri ile yaptıkları sözleşme hükümleri tarafları bağlayacaktır.
Her bir yüklenici, işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olsa da, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından son yüklenici sorumludur. Ayrıca işçilik alacaklarına ilişkin açılan dava neticesinde davacı ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılara rücu edebilecek olup işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davalıların sorumluluğunun belirlenmesi gerekir.
O halde Mahkemece, öncelikle davacı idare ile davalı şirketler arasında yapılan hizmet alım sözleşmeleri ve ekleri getirtilerek asıl işverenin, yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarından yarı yarıya sorumluluk öngören bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra davacı tarafından ödenen işçilik alacağının türüne göre her bir davalının sorumluluğuna isabet eden miktarın konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde rapor alınarak tespit edilmesi ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece Mahkemesince tesis edilen karar usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tasfiye memurunun istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,
2-(Kapatılan)İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../03/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tarafından yatırılan 341,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 390,72 TL harcın bu davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı tasfiye halinde .... A.Ş. tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10.09.2026