Ticari Satıştan Kaynaklı İtirazın İptali Davasında Yayıncı Şirketler Arasında Fatura, İade ve Ödeme İhtilafına İlişkin Gerekçeli Mahkeme Kararı.
Özet: Yayıncılık sektöründeki davacı, kitap basım ve teslimi kaynaklı iki faturadan doğan 49.599,35 TL asıl alacak ve faizi için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptalini talep ederken; davalı şirket, iade edilen kitapların cari hesaptan düşülmediğini, bir faturadaki KDV oranının hatalı uygulandığını, davacıya toplamda 139.000 TL tutarında nakit ve havale ödemeleri yaptığını ancak bunların bir kısmının davacı hesabında görünmediğini iddia ederek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemektedir.

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/450 Esas
KARAR NO : 2026/364
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/05/2025
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yayıncılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında kitap, dergi vs. basım-teslimi konusunda ticari faaliyette bulunulduğunu, müvekkilinin davalı şirkete 25/08/2023 tarih NO12023000000420 nolu 96.409,00 TL tutarında olmak üzere iki adet fatura kestiğini, söz konusu e-arşiv faturaların davalı şirkete elektronik olarak teslim edildiğini, işbu faturalara ve geçmiş dönem ticari ilişkiye istinaden tutulan ayrıntılı cari hesap ekstresinde bakiye alacak miktarı olan 49.599,35 TL tutarında asıl alacak ve işlemiş faiz için ... ... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin bahse konu takibi itiraz ederek durdurduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne, borçlunun itirazın iptaline, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı firma sahibinin süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Davacı ..., Tesla Yayın Dağıtım adı altında faaliyet gösteren ve kitap satışı yapan firmanın sahibi olduğunu, davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği ve okullara kitap satışı yapan bir işletme olduğunu, davacının firmasından temin edilerek okullara verilmek için kitapları satın aldığinı, davacı ile davalının anlaşması üzerine okulların fazla siparişi olan ve iade gelen kitaplı yine davacı firmaya kaşe ve imza karşılığı teslim edildiğini, davacı ile davalı firma arası cari hesap tutulduğunu, dönem sonunda alınan ve iade edilen kitaplar hesaplanarak bakiyenin ödendiğini, davacı taraf faturalandırma aşamasında iade edilen kitapların sadece bir kısmını cari hesaptan düştüğünü, iade edildiği halde birçok kitabı (toplam 265 adet kitap) davalı tarafa faturalandırarak tahsil etmeye çalıştığını, cari hesapta hata yapıldığını, davâdı hesapların karşılaştırılması isteğinde mutabakata yanaşmadığını ve iade edilen kitapları reddettiğini, davacı tarafça 05.09.2023 tarihli faturada yer alan "Mucit Mete ve Tayfası Kitap Seti" ürününün KDV oranını %20 olarak yazdığını, ancak söz konusu kitap setinin KDV oranının 40 olduğunu, KDV ordamın yüksek yazılmasından dolayı fatura tutarının yükseldiğini ve işbu faturanın da icra takibihe konulması neticesinde fazla istenen bedel nedeniyle de icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafa anlaşmaya uygun olarak; Eylül ayında 30.000 TL, Ekim ayında 20.000 TL + 20.000 TL olmak üzere 40.000 TL, Kasım ayında 20.000 TL ve Şubat ayında 30.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL ödeme yapıldığını, davacı yana 20.000 TL tutarında nakit ödeme yapıldığını, lakin ödemeyi cari hesaba işlemediğini, 24.04.2025 tarihinde 19.000 TL tutarında “Cari hesaba ilişkin yanlış kesilen faturanın bakiye kalan borcuna ve ferilerine istinaden" açıklaması ile ödeme yapıldığını, davanın reddini, icra inkar tazminatı talebinin reddini, alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; icra takibine yapılan vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Usulüne uygun dayanılan delillerden; tarafların BA-BS formları, davaya konu icra takip dosyası celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davaya konu ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/10589 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 12.02.2025 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 49.599,35 TL asıl alacak, 29.264,64 TL, işlemiş faiz olmak üzere 78.863,99 TL üzerinden takip başlatılmış olduğu, borcun nedeninin “25.08.2023 ve 05.09.2023 tarihli faturalardan bakiye kalan alacak” olarak gösterilmiş olduğu görülmüştür.
Ödeme dekontunun incelenmesinde; Buna göre 24.04.2025 tarihinde davalı şirketinAkbank nezdindeki mevduat hesabından davacı adına “Cari hesaba ilişkin yanlış kesilen faturanın bakiye kaldın borcuna ve ferilerine” açıklamasıyla 19.000 TL havale yapılmış olduğu, bu havalenin davacı hesap ekstresinde bulunmadığı görülmektedir.
Davacının bağlı bulunduğu Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısının incelenmesinde; Davacının 2023 yılı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizleri bulunmakta olup, buna göre; 2023 yılında davacı tarafından davalı şirket adına 2 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturaların KDV hariç toplam tutarının 209.179,25 TL olduğu, karşı alış sütununda da aynı adet ve tutarda faturanın Vergi Dairesi kayıtlarına geçmiş olduğu görülmektedir.
Davalının bağlı bulunduğu Dışkapı Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısının incelenmesinde; Davalının 2023 yılı Karşılaştırmalı Alış Satış Analizleri bulunmakta olup, buna göre, 2023 yılında davacı tarafından davalı şirket adına 2 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturaların KDV hariç toplam tutarının 209.179,25 TL olduğu, karşı satış sütununda da aynı adet ve tutarda faturanın Vergi Dairesi kayıtlarının geçmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamı tarafların sundukları bilgi ve belgeler ile ticari defter ve kayıtları, tarafların celbedilen karşılaştırmalı alış-satış analizi, takibe dayanak belge, tarafların nazara alınarak icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarı incelenmesi suretiyle;
a) Taraf defterlerinin usulüne uygun onaylanmış ve tasnif edilmiş (tutulmuş) olup olmadığının tespiti ile tarafların ticari defterlerinin karşılaştırılması suretiyle, kayıtlar arasında "fark" tespit edilmesi halinde, tespit edilen işbu farkların gerekçelerinin açıklanması;
b) Taraflar arasında mal teslimi bulunup bulunmadığının ve ilgili belgelerin tespiti,
c) Taraflar arasında yazılı 6102 sayılı TTK. anlamında "cari hesap anlaşması" bulunup bulunmadığının tespiti;
d) Taraflar arasında 6102 sayılı TTK. anlamında bir "cari hesap anlaşması" bulunduğunun tespiti halinde; cari hesap ilişkisinde karşılıklı mutabakat kayıtlarının bulunup bulunmadığının ve fatura düzenlenip düzenlenmediğinin ve düzenlemiş ise, işbu faturaların tarafların ticari kayıt ve defterlerinde kayıtlı bulunup bulunmadığının karşılaştırmalı tespiti; mutabakat ve fatura kayıtlarının örtüşüp örtüşmediğinin tespiti;
e) Taraflar arasında 6102 sayılı TTK. anlamında bir "cari hesap anlaşması" bulunmadığının tespiti halinde; açık hesap ilişkisinde karşılıklı mutabakat kayıtlarının bulunup bulunmadığının ve fatura düzenlenip düzenlenmediğinin ve düzenlemiş ise, işbu faturaların tarafların ticari kayıt ve defterlerinde kayıtlı bulunup bulunmadığının karşılaştırmalı tespiti; mutabakat ve fatura kayıtlarının örtüşüp örtüşmediğinin tespiti;
f) Borç ikrarına ilişkin belge bulunup bulunmadığının tespiti,
g) Takip tarihi itibari ile davalının, davacı tarafa borçlu olup olmadığının tetkiki ve borçlu olduğunun anlaşılması halinde alacak miktarının tespiti;
h) Dava konusu icra takibinde icra takip tarihi sonrasında uygulanması talep edilen faizin türü, oranı ve miktarı ile söz konusu faiz türü ve oranının, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye/sözleşmelere ve mevzuata aykırılık teşkil edip etmediğinin tespiti;
I) Davacının dava tarihi itibariyle tacir olup olmadığı,
hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı taraf ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal usul ve esaslara uygun olduğu, davalı taraf ticari defterlerinin dosyaya ibraz edilmemesi, defterleri yedinde bulunduran kişiye ilişkin beyan hilafına, bahsi geçen kişi firma ile irtibatının olmadığı beyanı nedeniyle davalı şitket ticari defter kayıtlarında inceleme yapılamadığı, raporun önceki bölümündeki, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacının 12.02.2025 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 49.599,35 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı şirket adına 2023 yılında 2 adet fatura düzenlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından 24.04.2025 tarihinde yapılan ödemeye ilişkin dekont üzerinde fatura kalan bakiye borcu ifadesinden, keza davalı taraf cevap dilekçesinde fatura içeriği ürünlerde bir kısmının iade edildiği, davacının bunların bir kısmını hesaptan düşmüş olduğu, bir kısmırı ise hesaptan düşmediği ifadesinden, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş fatura içeriği emtianın alıcısına teslim edilip edilmediği hususunun mahkememizin takdirinde olduğu, herhangi bir belge bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların da defterlerine kayıt edilmiş olduğu, davalı şirket tarafından ticari defterlerin ibraz edilememesi yukarıda belirtilen gerekçelerle davalı şirket ticari defter kayıtlarında inceleme yapılamamış olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafa iletilmiş olduğu, davalı tarafından bu faturalara ilişkin ödemeler yapılmış olduğu, tarafların bağlı bulundukları, Vergi Dairesi kayıtları birlikte göz önüne alındığında faturaların düzenlenmiş ve Vergi Dairesi kayıtlarına da geçmiş olduğu, dosya içeriğinde, borç ikrarına ilişkin bir belge bulunmadığı, davalı şirket cevap dilekçesinde fatura içeriği ürünlerden bir kısmının iade edildiği, davacının bunların bir kısmını hesaptan düşmüş olduğu, bir kısmını ise hesaptan düşmediği ifade edilmektedir. Cevap dilekçesi ekinde sipariş mektubu fotokopisi olduğu anlaşılan 6 sayfa belge bulunmakta olup, bu belge üzerinde yazılı iadelere ilişkin olarak davacı tarafından 12.12.2023 tarihinde açık hesaptan iadeler açıklaması ile 61.445,40 TL düşülmüş olduğu, bunun dışında kuruşlandırılmış iadeler hakkında bir belge dosya içeriğinde bulunmadığı, raporun önceki bölümündeki tablodan da görüleceği üzere, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacının 12.02.2025 takip tarihi itibariyle şirketten 49.599,35 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında yazılı olarak kurulmuş bir sözleşme dosya içeriğinde bulunmadığı, dolayısıyla kararlaştırılmış bir faiz oranı bulunmadığı, davacı vekilinin icra takibinde reeskont avans faizi talep etmiş olduğu, tarafları tacir olan ticari ilişki bakımından talebin hukuki yorum ve değerlendirmesinin mahkememizin takdirinde olduğu, diğer taraftan davacı icra tabinde 29.264,64 TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş olup, faiz hesabına ilişkin herhangi bir detay paylaşmadığı için tahkiki yapılamadığı, davacı tarafından düzenlenen faturalarda vade tarihi, ödeme tarihi vs. 23.02.2024 tarihi ile icra takip tarihi 12.02.2025 tarihleri arası için hesaplanan işlemiş faiz 23.879,71 TL olarak hesap edilmiş olup, icra takibinde 29.264,64 TL, talep edilmiş olduğu, davacı 213 Sayılı VUK kapsamında Bilanço Usulünde defter tutan I. Sınıf tacir olarak nitelendirilmesine karşılık Ticaret Sicilinde kayıtlı olmadığı, Mali Müşavir tarafından Esnaf odasına kayıtlı olduğu bilgisi verilmiş olup, buna ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 04/03/2026 tarihli ıslan dilekçesi ile ;dava değerinin bilirkişi raporu gereğince 49.599,35 TM'ye yükselterek davalarını ıslah etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).
İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
Dava ve iddia, cevap ve savunma, fatura, icra dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre ,davacının vergi kayıtlarına göre VUK kapsamında bilanço defter tutan tacir olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 25/08/2023 ve 05/09/2023 tarihli 2 adet e fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından bu faturalara karşı süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı tarafça icra takibine konu faturalara istinaden davacı ticari defter ve kayıtlara göre bir kısım ödemelerde bulunulduğu, taraflar arasında yasalı sözleşme bulunmasa da aralarında ticari ilişkinin bulunduğunun kabulü gerektiği, faturaların her iki tarafça da ilgili vergi dairelerine beyan edildiği, davacı şirket defterlerinde davalı şirketin bakiye 49.599,35 TL borç kaydının bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce davalı tarafa dava konusu döneme ilişkin ticari defter ve belgelerini ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, davalı tarafça ticari defterleri bilirkişiye teslim edilmediği gibi mahkememize de ibraz edilmediğinden HMK 222 maddesi gereğince davacı tarafın ticari defter ve belgelerini davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defterlerine itibar edilmiştir. Her ne kadar davalı yan temsilcisinin mahkememize sunduğu beyan dilekçesi ile sunduğu "Cari hesaba ilişkin yanlış kesilen faturanın bakiye kalan borcuna ve ferilerin "açıklaması ile 19.000TL havale yaptığına dair Akbank'a ait dekont sunmuş ise de ,bu ödemenin davacının hesaplarında bulunmadığı gibi ,ödemenin hangi tarihli faturaya istinaden yapıldığına dair açıklama bulunmadığı, bir kısım ödemenin ise elden verildiği ancak davacı yanca hesaplara işletilmediği iddiasında bulunulmuş ise de ,davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığından bu hususu ilişkin tanık ile ispatlanabilecek miktar olması nedeni ile tanık delili ve ödeme iddialarına ilişkin yemin deliline dayanma hakkı hatırlatılmayarak ,dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ,vergi kayıtları ve davacının ıslah dilekçesi de nazara alınarak , davanın kabulü ile davalı borçlunun ... 3. Genel İcra Dairesinin 2025/10589 Esas nolu takip dosyasındaki 49.599,35 TL asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reskont avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacağın faturaya dayalı olması ve likit /belirlenebilir olması nedeni ile asıl alacak miktarı üzerinden (49.599,35 TL üzerinden) hesap edilecek % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı yanın sunmuş olduğu ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulü ile davalı borçlunun ... 3. Genel İcra Dairesinin 2025/10589 Esas nolu takip dosyasındaki 49.599,35 TL asıl alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reskont avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-Asıl alacak miktarı üzerinden (49.599,35 TL üzerinden) hesap edilecek % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 3.388,13 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL peşin harç ve 231,64 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 2.541,09 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi masrafı, 810,00 TL posta masrafı, 615,40 TL başvurma harcı, 231,64 TL ıslah harcı ücreti toplamı olan 6.657,04 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına ,
8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır