İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiil tazminat davasında, davalının tacir olmayıp esnaf olduğundan görevsizlik kararı ile davanın usulden reddi.
Özet: Maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasında, mahkeme, davalının ticaret sicil kaydı olmaması, basit usulde işletme defteri tutması ve tacir niteliğini taşımaması nedeniyle esnaf olduğuna hükmederek, davanın ticari bir uyuşmazlık kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiş; bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna vararak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesi kararıyla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulen reddine ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1237 Esas
KARAR NO : 2026/606
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2026
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile davalının sevk ve idaresindeki ...plakalı araç arasında, 14/03/2025 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kazada davalı tarafın %100 kusurlu olduğunu, yapılan incelemelerde aracın en az 8,400.00 TL hasara uğradığı tespit edildiği, müvekkili tarafından sürekli kullanılan araç, kaza nedeniyle uzun bir süre kullanılamadığını, müvekkili aracı en az 12 gün onarım görecek ve aracın kullanılamamasından kaynaklı doğan zarar ise en az 96.000,00 TL olacağını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı araç sürücüsünün ve üçüncü aracın davranışları kusur ve illiyet yönünden öncelenmesi gerektiğini, teknik inceleme yapılması gerektiğini, aracın en az 12 gün onarım göreceği ve en az 96.000,00 TL zarar doğduğu somut dayanaktan yoksun bir şekilde ileri sürüldüğünü, araçta herhangi bir parça değişimi veya boya işlemi bulunmadığını, davacının kendi ekspertiz raporunda onarım süresinin 2 gün olarak görüldüğünü, tüm eksikliklerin celbi ile davanın öncelikle görevsizlik kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Bilindiği gibi, bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Öte yandan 6335 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK.'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda; Davalının tacir olduğuna dair ticaret sicil kaydının olmadığı, vergi dairesine yazılan yazı cevabından anlaşıldığı üzere davacının basit usulle işletme defteri tuttuğu, tacir sayılacak mahiyette mal alış satışının ve kazancının olmadığı, davalının esnaf olduğu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 16/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır