Trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı isteminde, ZMMS kapsamında itiraz hakem heyeti kararının temyizi, TRH 2010 yaşam tablosu ve usuli kazanılmış haklar ışığında bakiye ömür hesaplamasındaki yanlışlık.
Özet: Yüksek mahkeme, trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin itiraz hakem heyeti kararının temyiz incelemesinde, davalı sigorta şirketinin sulh, ibraname ve kusur oranlarına dair itirazlarının büyük kısmını yerinde görmezken, davacının "muhtemel bakiye ömür süresi"nin hesap tarihinde alınan yaş yerine kaza tarihindeki yaşına göre TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi ve bu doğrultuda aktif/pasif dönemlerin işlenmesi gerektiği yönündeki hesaplama hatası nedeniyle, davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/14009 E.  ,  2026/5227 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/1242 Değişik İş, 2024/1243 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 28.09.2022 tarihli trafik kazasında davacının malul kaldığını, sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 03.06.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile 272.538,92 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün %50 kusur oranı ve davacının %7 maluliyet oranı doğrultusunda davacı ile sulh olunduğunu, ibraname imzalandığını, 21.12.2023 tarihinde 136.835,00 TL ödendiğini, iş bu kazaya ilişkin tüm zarar karşılandığından ve ibranamenin iptali için açıkça yetersiz olduğu, maluliyet oranının arttığı hususu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağının hatalı olduğunun iddia edildiğini, aksinin resmi belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile 272.538,92 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 11.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün %50 kusur oranı ve davacının %7 maluliyet oranı doğrultusunda davacı ile sulh olunduğunu, ibraname imzalandığını, 21.12.2023 tarihinde 136.835,00 TL ödendiğini, iş bu kazaya ilişkin tüm zarar karşılandığından ve ibranamenin iptali için açıkça yetersiz olduğu, maluliyet oranının arttığı hususu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosunun 2015 yılında uygulanmaya başladığını, PMF Tablosu doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsüne de %50 oranında kusur verildiğini, ancak bilirkişi raporunda asli kusurun sigortalı araç sürücüsüne izafe edildiğini, davacının emniyet şeridinde seyir halinde olduğunu, bilirkişi raporundaki kusur dağılımının hatalı olduğunu, davacının koruyucu ekipman kullanmamış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu beyanla İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 28.09.2022 tarihli trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; muhtemel bakiye ömür süresi davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak belirlenmiş ve bu doğrultuda işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek, davacının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre bakiye ömür süresinin kaza tarihindeki yaşına göre belirlenerek, aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30/17. fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretin hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.