Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde ölümlü trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında tarafların iddiaları ve savunmaları.
Özet: Bir tazminat davasında, müteveffanın kullandığı şirket aracına karşı şeritten gelen bir kamyonun çarpması sonucu hayatını kaybetmesi üzerine davacılar, kamyon sürücüsü Yasin G.nin asli kusurlu olduğunu, işverenin müteveffayı şoför olarak çalıştırması nedeniyle sorumlu olduğunu, kamyon maliki Şerafettin G.nin malik sıfatıyla müteselsilen sorumlu bulunduğunu ve sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmektedir; davalılar ise, kamyon sürücüsü Yasin G. harici bir çarpma ve yol koşulları nedeniyle şeridine geçtiğini iddia ederken, kamyon maliki Şerafettin G. aracın kirada olduğunu belirterek sorumluluğu reddetmekte ve müteveffanın kusurunun araştırılmasını istemekte, sigorta şirketi ise sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur tespitiyle sınırlı olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/538 Esas - 2026/557
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARARESAS NO : 2026/538 EsasKARAR NO : 2026/557DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 11/11/2019KARAR TARİHİ : 03/07/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİHİ : 03/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... şantiyesinde şantiye şefi olarak çalışan müteveffa ...'in olay günü çalıştığı davalı şirkete ait ... plakalı araçla personelini ...'ye bıraktıktan sonra dönüş yolunda ters istikametten gelen davalı ...'ın kullandığı ... plakalı kamyonun aniden karşı şeride geçerek müteveffanın kullandığı aracı aracı altına alarak bariyerlere çarpana dek sürüklediğini, ...'in olay yerinde vefat ettiğini, Kaza Tespit Tutanağında, ...'ın KTK 84/c hükmünde düzenlenen ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girme hükmünü ihlali nedeniyle ASLİ kusurlu olduğunu, davalı ...'ın asli kusurlu olmasının yanında elektrik mühendisi olarak çalıştırdığı ve şantiye şefliği verdiği çalışanını şoförü gibi çalıştırarak iş akdine aykırı hareket ettiğini, bu sebeple müteveffanın vefatından doğmuş olan maddi manevi zarardan davalı şirketin de sorumlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı ... model ... marka kamyonun malikinin ... olduğunu, kazanın oluşumunda hiç bir kusur olmasa dahi kaza sonucu oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın ...'nin ... A.Ş.'den yapılmış olması sebebiyle poliçe limitinde sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek maddi ve manevi zararın faizleri ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar müvekkilinin ... plakalı aracı maliki olsa da kazaya karışan işbu araç ... . Noterliği'nin 14/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı kira sözleşmesi ile davalı ...'a 1 yıl süre ile 2.400,00 TL bedelle kiralandığını, işbu kira sözleşmesi ile davalı ... aracı kiralamış olup, bu hususta doğabilecek tüm zararlardan kendisi sorumlu olacağını, taraflar arasında bulunan kira sözleşmesi nedeni ile müvekkilinin kusurlu ve sorumlu olmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, kazanın oluşumda müvekkilinin bir kusuru olmadığı gibi kazadan kaynaklanan manevi zararlardan da sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça her ne kadar sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu belirtilerek huzurdaki dava açılmış ise de müteveffanın kazanın oluşumda ya da kaza neticesinin ölümle sonuçlanmasında bir kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının belli olmadığını, davacı yan davalı sürücünün hızlı olduğunu iddia etmiş ise de sürücünün hızının normal hız sınırında olduğu, kazanın oluşumunda yolun yapısı, havanın yağışlı olması, trafiğin yoğun olması etkili olduğunu, yolun yapısı ve olay anındaki hava dikkate alındığında sürücünün her ne yaparsa yapsın kazayı engelleyip engelleyemeyeceğinin de araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, dosyada kusur durumuna ilişkin herhangi bir resmi belge bulunmadığından yapılacak yargılamada araçların kusur durumlarının tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyası ve varsa kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın ...’na sevk edilmesini, zaman aşımı ve davalı sürücünün kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkile yönelik ağır itham ve isnatlarda bulunulduğunu, bunları kabul etmediklerini, dava konusu olaya ilişkin ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu da kazanın meydana geliş şeklini bilimsel olarak açıklamaktan çok uzak olduğunu, bu rapora ve bir kısım faraziyelere dayanılarak müvekkiline yapılan ağır ithamları kabul etmediklerini, müvekkilinin kendi yolunda seyrederken kaza mahalli yakınlarından müvekkilin aracına sağ tarafta bulunan benzin deposunun olduğu yerden başka bir araç çarpmış ve araç bu nedenle yoldan çıkarak karşı şeride geçtiğini, müvekkilinin aracının sağ tarafındaki benzin deposunda meydana gelen arkadan öne doğru seyirli hasar ve bükülmeler de bu durumu ispat eden en somut örnekler olduğunu, müvekkilinin olay günü hava ve yol şartlarına uygun olarak gayet yavaş bir şekilde yol aldığını, olayın geçtiği yola mucur denilen taşların yeni döküldüğünü, buna ilişkin olay günü henüz yeterli uyarı levhaları mevcut olmadığını, uyarı levhaları kazadan sonra sosyal medyadan vatandaşların yolun durumuna ilişkin ağır yorumları nedeniyle dikilip çoğaltıldığını, kazanın olduğu gün yeterli uyarı levhaları da yolda mevcut olmadığını, kazanın meydana geldiği yer %5-10 civarı bir eğime sahip ... rampaları olarak adlandırılan yer ve müvekkilinin aracının da 8-10 ton civarında ağırlığa sahip bir araç olduğunu, bu kadar dik bir eğime ve bu kadar ağırlığa rağmen müvekkilin aracı çarpışma noktasından 22,40 metre sonra durduruğunu, bu kadar dik bir eğimde bu kadar ağır bir aracın bu kadar kısa mesafede durması ancak hızının çok yavaş olmasının bir sonucu olduğunu, bilirkişiler tarafından bilimsel olarak bu durum hesaplandığından müvekkilin aracının maksimum ancak 40-50 km bir hızla seyrettiği ortaya çıkacağını, dolayısıyla müvekkilin aşırı hızlı gittiği iddiaları doğru olmadığını, hukuk mahkemesi, ceza mahkemesindeki kusur ve bilirkişi incelemesi ile bağlı olmadığından bu hususta yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasını, tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddini istemiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davanın trafik kazası nedeniyle açılmış tazminat davası olduğu, işçinin iş yerine ait araçla işiyle alakalı yolculuk sırasında trafik kazası geçirmiş olması nedeniyle işveren de hasım gösterilerek tazminat davası açıldığı, davanın ilk başta İş Mahkemesinde açıldığı ve İş Mahkemesinde görüldüğü anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin yargılama devam ederken işveren davalı ... Ltd. Şti. yönünden davasından feragat ettiği, mahkememizce davalı işveren ... Ltd. Şti. Yönünden dosyanın tefrik edildiği, tefrik edilen .... esas sayılı dosyası ile davalı işveren ... Ltd. Şti.'ne karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.HMK Madde 115 (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dosyanın Mahkememize .... Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2026 tarih,.... sayılı görevsizlik kararı ile gönderildiği anlaşılmıştır.Yapılan incelemede; Dava ilk olarak ....Mahkemesi'nde açıldığı, .... Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih, .... sayılı kararı ile "Devam eden yargılamada davalı olarak kazaya karışan araç sürücüsü, araç sahibi ve sigorta şirketine karşı husumetin devam ettiği, işçi işveren ilişkisi ve iş kazasından kaynaklanan tazminat alacağının söz konusu olmadığı, uygulanacak mevzuat ve yargılama usulü bakımından iş mahkemelerinde yargılamanın devam etmesinin mahkemenin görevini aşacağı tespit edilmiştir." gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davanın açıldığı İş Mahkemesinin dava açılış tarihi itibariyle görevli ve yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla Öncelikle, görev konusunun incelenmesi gerekmiştir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin ve dava şartı olduğundan mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler. Göreve ilişkin inceleme yargılamanın her aşamasında mümkün ise de, her dava açıldığı tarih itibariyle görüldüğünden, Kanun'da aksine düzenleme yer almadıkça mahkemece davanın açıldığı tarihte görevli olduğu bir davada, yargılama sırasında gelişen durumlar nedeniyle davanın tamamı yahut bir kısmı yönünden görevsizlik kararı verilemez. Aynı şekilde, davacının ihtiyari dava olarak birden çok davalı hakkında birlikte dava açabileceği durumda, bir kısım davalılar hakkındaki davanın feragat, takipsiz bırakma vs. nedenlerle tefrikine karar verilmiş olması halinde dahi, davanın açıldığı tarih itibariyle davanın HMK'nın 57. maddesi gereğince birlikte açılmasının ve görülmesinin mümkün olduğu durumlarda verilen tefrik kararı sonrasında yargılamaya devam edilen davalılar yönünden göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilemez.(..... Hukuk Dairesi .... Sayılı İlamı) Bu nedenle dosyaya bakma görevinin .... İş Mahkemesinde olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-6100 sayılı yasanın 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE,.... İş Mahkemelerinin görevli olduklarının TESPİTİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili .... Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,4-Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, 5-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2026Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim ....¸e-imzalıdır. Not : Bu evrak 5070 sayılı Elektronik imza yasası kapsamında imzalanmıştır.