Sigorta şirketinin trafik kazası sonrası destekten yoksun kalma tazminatı davasında hakem heyeti kararına usul ve esas yönünden temyiz itirazları.
Özet: Davalı sigorta şirketi, trafik kazasında vefat eden oğullarının destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle başvuran anne ve baba lehine uyuşmazlık hakem heyeti tarafından hükmedilen 1.200.000,00 TL tazminat kararına yaptığı itirazın reddedilmesi üzerine temyiz başvurusunda bulunarak, yargılama süresi ihlali, eksik evrakla başvuru, bilirkişi raporuna itiraz hakkı, ölüm nedeni tespiti, kusur oranları, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri, SGK ödemelerinin araştırılması, poliçe teminat limiti ve tazminat hesaplama yöntemine ilişkin birçok usuli ve esasi hatanın yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1183 D. İş, 2024/1154 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 19.09.2023 tarihli trafik kazasında davacıların desteği oğulları ...'ın vefat ettiğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını ancak ödeme olmadığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik baba ... için 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve anne ... için 100.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 31.07.2024 tarihli dilekçesi ile toplam 1.200.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında zorunlu evraklar sunulmadan tahkim yoluna başvurulduğundan davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacıların iddialarını ispat etmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, illiyet bağı değerlendirilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı ve kazanın iş kazası olup olmadığı, iş kazası ise peşin sermaye değeri bağlanıp bağlanmadığı hususu tespit edilerek ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz uygulanarak aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından temerrüt oluşmadığını aksi halde dahi uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ücretin 1/5'i olması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun kabulü ile anne ... için 679.900,11 TL ve baba ... için 520.099,89 TL olmak üzere toplam 1.200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; Sigortacılık Kanunu gereğince yargılama süresinin aşılıp aşılmadığı tespit edilmeden ve bu hususta itiraz değerlendirilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporuna itiraz için iki haftalık yasal sürenin verilmemesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykırı olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında zorunlu evraklar sunulmadığından eksik evrak ile başvuru sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerekirken esasa girilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ölüm nedeni ölü muayene tutanağı ve sonrasında tutulan otopsi raporundan anlaşılamadığından ölüm nedeninin kesin olarak belli olduğu otopsi raporunun dosyaya sunulması için davacıya kesin süre verilmesi talep edilmesine rağmen talebin değerlendirilmeden karar verildiğini, davacının iddialarını ispat edememesi sebebiyle davanın reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan ve sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, ayrı ayrı ve % 20'den fazla olacak şekilde hatır taşıması indirimi ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği halde aksi yönde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, SGK tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olup olmadığı ve iş kazası ise peşin sermaye değeri bağlanıp bağlanmadığı hususunda araştırma yapılmadan karar verildiğini, teminat limiti 1.200.000 TL olup, davacının olaya dayanan tüm taleplerinin toplamı için tek teminat limiti olarak uygulanması gerektiğini, aynı trafik kazasında birden fazla kişinin yaralandığı veya vefat ettiği hallerde kaza başına uygulanacak ayrı bir limit bulunmakta olup bu limitin de aşılmaması gerektiğini, bu hususlara uyulmayan kararın kaldırılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,65 teknik faiz ve asgari geçim indirimsiz net asgari ücrete göre yapılması gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, faizin tahkime başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyanla ve resen dikkate alınacak sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 19.09.2023 tarihli trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/4. maddesinde, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda; davacılar desteğinin kazaya karışan davalıya sigortalı otobüste muavin olduğu ve fiilen görev başında iken kazanın meydana geldiği ve davacılar desteğinin vefat ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetince bu hususta yeterince araştırma yapılmamıştır.Bu durumda, davaya konu kazada davacılar desteğinin ölümü nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkındaki düzenleme, adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup, tarafların yargılama süreçlerine etkin bir şekilde katılımı ise yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir.Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyeti yargılaması sırasında davacının sunduğu talep artırım dilekçesinin, davalı vekiline tebliğ edildiğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği, davacı tarafın talep artırım dilekçesinin davalı ... şirketine tebliğ edilmesi gerekirken usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.VI. KARAR1- Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2-Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.