Kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında, bağımsız bölüm satışı sonrası ortaklık şartını kaybettiği iddiasıyla yapılan ihraç işleminin hukuka uygunluğunun Antalya Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, mülkiyetindeki bağımsız bölümün satışı nedeniyle kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine ilişkin kararın ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu, üyelik şartını kaybetmediğini ve usule uygun hareket edilmediğini iddia ederek kararın iptalini talep ederken; davalı kooperatif ise ihraç kararının, davacının ortaklık şartını kaybetmesi, üyelik devrinin gerçekleşmemesi, ilgili yasal düzenlemeler ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine uygun olarak alındığını, süreçte gerekli uyarıların yapıldığını ve mevzuata aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:26/12/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:08/02/2023DAVANIN KONUSU:Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptaliGEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 1992 yılında konut yapı kooperatifi olarak kurulduğunu, 2004 yılında işletme kooperatifine dönüştürüldüğünü, 1993 yılında kooperatif üyesi olan davacının Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 28/04/2021 gün ve ... sayılı kararı ile kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, çıkarma kararı davacının sahibi bulunduğu bağımsız bölümün mülkiyetinin 11/02/2020 günü satılması ve site işletmecisi içerisinde başkaca gayrimenkulün bulunmaması kooperatif ana sözleşmesinin 10 ve 14. Maddeleri kapsamında ortaklık şartını kaybetme sebebi olarak belirtildiğini, davacının çıkma payı alacağının 1.119,73-TL olarak hesaplandığını ve hesap numarası bildirmesi halinde ödeneceğinin belirtildiğini, çıkarma kararının ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olduğunu, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 10/2 maddesinde; "site dahilinde konut maliki, oturma hakkı sahibi, genel hizmet tesislerinden birinin maliki veya kiracısı olması gerekir" düzenlemesine yer verildiğini, 14/1 maddesinde ise, 10. maddede yazılı şartları kaybedenlerin yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılacağının hüküm altına alındığını, ancak davalı kooperatifin işletme kooperatifi olduğunu, davacının da ödediği aidatlarla edindiği üç adet ticari bağımsız bölümünün sahibi olduğunu, yine 13 blok olarak inşa edilen sitede bulunan 13 adet kapıcı dairesinden 8 adedini kiraya vermek suretiyle gelir elde eden konumda olduğunu, davacının tam mülkiyet sahibi bulunduğu bağımsız bölüm icra marifetiyle satıldığını ve kooperatif ortaklık payı dahil edilmediği gibi bağımsız bölümün tek başına satışı kooperatif üyeliğinden de alıcıya geçeceği sonucunu doğurmadığını, bu sebeple de davacının ortak olma şartını kaybettiğinden bahsetmenin mümkün olmayacağını, davalı kooperatifin, çıkarma kararı öncesinde hiçbir şekilde davacıya uyarma gereği duymadığını ve makul bir süre tanımadığın bildirerek ... Kooperatifi Yönetim Kurulu'nun 24/08/2021 gün ve ... sayılı çıkarma kararının iptaline, iptal talebinin reddi halinde çıkma payı alacağı tutarının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkillinin, kooperatif üyelikten çıkarma işlemini Kooperatifler Kanunu ve Kooperatif Sözleşmesinin ilgili maddeleri gereğince gerçekleştirdiğini, karar alınması öncesinde Mart 2020 yılında davacı ve taşınmazı satın alan ... üyelik devri için davet edildiğini ve anlaşma sağlanamadığından üyelik devrinin gerçekleşmediğini, anlaşma sağlanamaması üzerine üyelikten çıkarma süreci başladığını, üyelikten çıkarma işlemi için Cimer kanalı ile Ticaret Sanayi Bakanlığı Esnaf Sanatkarlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğünden görüş sormak için 23/04/2020 tarih ... sayılı başvuru yaptığını, gelen görüşler doğrultusunda ana sözleşme ve yasal düzenleme gereği işlem yapılarak kooperatif üyeliği devam ettirme imkanı bulunmamasının yanında malik olmayan kişinin üyeliğinin devam ettirilmesinin düzenlemeye aykırı olduğunu, müvekkil kooperatifin 2021/23 sayı ve 07/09/2021 tarihli yazısı davacı adına ...'e tebliğ edildiğini, üyelikten çıkarma işlemi yapılmadan önce davacının yükümlülükleri gereği doğan ve ödenmeyen borçları Kooperatif üyeliği nedeni ile hak ettiği alacaklarından mahsup edilerek kendisine ödendiğini, ticari bağımsız bölümlerden 13 adet kapıcı dairesinden gelir elde edildiği ve taşınmazın icra kanalı ile satılması nedeniyle kooperatif üyeliğinin devrinin mümkün olmadığı, davacının kooperatif üyeliği nedeniyle kooperatif bünyesinde taşınmazlara malik olduğunun belirtildiğini, kooperatif bünyesindeki taşınmazların malikinin kooperatif olduğunu, üyelik maliklik hakkı ve sıfatı kazandırmadığını, müvekkilin icra satışı sonucu üyeliğin devrolduğu gibi bir iddiasının bulunmadığını, satış nedeni ile üyelik devri yapılamadığı ve davacı üyeliğini devretmediğini, kapıca daireleri kiraya verilmediğini, site görevlilerinin barınması için kullanıldığını, davalının üyelikten çıkarma öncesi uyarılmadığının iddia edildiğini, müvekkili üyelik devri için tarafları davet ettiğini ancak anlaşamamaları nedeniyle devir işleminin yapılamadığını, sürecin devamında ise üyelikten çıkarma işlemi yapıldığını bildirerek haksız ve hukuki yarardan yoksun davanın reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... Dosya kapsamına ve hükme esas alınan ... tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; Kooperatif ortağı olan kişilerin tapuda kayıtlı gayrimenkullerini satarak tapu devirlerini yapmış olmaları kooperatif ortaklığını devir ettikleri anlamına gelmediği, konutunu satan bir ortağın, ortaklığını devretmediği veya herhangi bir nedenle ortaklıktan çıkmadığı ya da ortaklıktan çıkarılmadığı sürece ortaklığının devam ettiği, devir işleminin ise devreden ve devralan kişilerin bu yöndeki ifade beyanlarını yazılı olarak kooperatife bildirmeleri ve yönetim kurulunun karar alması ile mümkün olduğu, üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam ettiği, davaya konu yönetim kurulunun almış olduğu 24.8.2021 tarih ve ... sayılı ihraç kararında; davalı kooperatif ortağı, davacı ... adına kayıtlı taşınmazın icra yoluyla satıldığından ve davacı adına kayıtlı herhangi bir gayrimenkulün bulunmaması nedeniyle ortaklıktan ihraç edildiği, davacının ihraç kararının, davacının aidat, ödeme veya benzer bir mali yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmadığı, kooperatif adına kayıtlı olan dört adet iş yerinin davacının da içinde bulunduğu ortakların kooperatife ödemiş oldukları aidatlar ile alındığı, dolayısı ile kooperatif adına kayıtlı bulunan bu iş yerlerinin mülkiyeti ve elde gelirinde bütün ortaklarla birlikte davacının da ortaklık hakkı bulunduğu anlaşılmakla; davaya konu davalı S.S Başaran İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulunun, davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 24/08/2021 gün ve ... sayılı çıkarma kararının iptaline ilişkin davanın kabulüne dair, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporun çelişkili ve soyut beyanlar içerdiğini, ana sözleşmede, ortaklıktan çıkma ve çıkarılma ayrıntılı olarak düzenlendiği için davacının ortaklıktan çıkarılma işleminin ana sözleşme uyarınca ve ana sözleşmeye uygun yapılmış olması sebebi ile iptali talep edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, kooperatif üyeliğinin taşınmaz mülkiyetine bağlı olarak devam ettiğini, kooperatif üyeliği ve hissesinin devamı ve varlığının, bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmaz mülkiyetine bağlı olduğunu, müvekkilinin, üyelikten çıkarma işlemlerini CİMER üzerinden ve Ticaret odasından görüş alarak gerçekleştirdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlık konusu kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemli dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları kapsamında olmadığından, zorunlu arabuluculuk başvurusu kapsamında olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hükme ve denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına, üyelikten çıkarma işlemlerini CİMER üzerinden ve Ticaret odasından görüş alarak gerçekleştirilmesi iddiasının yargı denetimine engel olmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığında vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi....