Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde siber güvenlik firması, tescilli markasına benzer unvan ve ticari kullanım nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti talebinde bulunuyor.
Özet: Siber güvenlik ve yazılım sektöründe faaliyet gösteren davacı şirket, 2003 yılından beri yerli sermaye ile geliştirdiği teknolojilerle birlikte kullandığı ve ilgili sınıflarda tescilli olan markasının, davalı şirket tarafından aynı faaliyet alanında, ticari unvan, faaliyetler, alan adı ve internet sitesi içeriğinde ayırt edilemeyecek derecede benzer ve taklit niteliğinde bir ibare kullanılarak marka hakkına tecavüz edildiğini ve haksız rekabet oluşturulduğunu iddia etmektedir; bu durumun tüketiciler nezdinde karışıklığa ve davacı ile bağlantı algısı oluşmasına neden olduğunu belirten davacı, tecavüzün tespiti, önlenmesi, engellenmesi ve ilanını talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/125 Esas - 2025/462

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARARTÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2025/125
Karar No : 2025/462
....
Dava : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Engellenmesi, İlan
Dava Tarihi : 23/03/2025
Karar Tarihi : 06/11/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 25/11/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Engellenmesi, İlan istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkili şirketin 2003 yılından beri tamamen yerli sermaye ile siber güvenlik ve yazılım ürünleri geliştiren bir firma olup Türk mühendisleri tarafından gerçekleştirilen araştırma ve geliştirme faaliyetleri neticesinde üretilmiş olan teknolojileri ve yazılımları, ülke çapında yüzlerce kamu kurumu, savunma sanayi ve özel sektör firmalarında başarı ile kullanıldığını, bu anlamda yaptığı çalışmalarla sektöründe uzun yıllardır adından söz ettirmeyi başarmış, bilişim teknolojileri ve yazılım alanında üst sıralara yükselmiş ve böylece sektördeki varlığını pekiştirmiş olduğunu, müvekkili şirketin "..." ibareli markasını .... sayı ile 09., 35. ve 42. sınıflarda kendi adına tescil ettirdiğini, bilişim teknolojileri ve yazılım alanında faaliyet gösteren müvekkil şirket ile aynı faaliyet alanında, müvekkili şirketin rızası hilafına, herhangi bir marka tescili bulunmaksızın, müvekkili şirket adına tescilli “...” markası ile biçimsel, işitsel, görsel ve umumi intiba itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer, müvekkili markasının taklidi mahiyetindeki “...” ibaresini ticaret unvanında, ticari faaliyetlerinde, alan adında ve internet sitesinin içeriğinde davalı şirket tarafından kullandığının tespit edildiğini, akabinde davalı şirkete ....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; her türlü talep, dava ve şikâyet hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin tescilli “...” markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer “...” ibaresinin kullanımının derhal durdurulması ile vaki tecavüze son verilmesi ihtaren bildirildiğini, davalı şirketin söz konusu ihtarnameyi tebliğ almaması üzerine, kendilerinin "...." adlı mail adresine ekinde söz konusu ihtarname olan 11.02.2025 tarihli mail gönderildiğini, mailin akabinde davalı tarafından ..... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi düzenlendiğini, bu cevabi ihtarname içeriğinden kendileri tarafından kullanılan ibarenin müvekkilinin tescilli markası ile aynı olmadığı, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında olmadıkları, her iki şirket tarafından kullanılan ibarelerin iltibasa sebebiyet vermediği ve haksız kazanç sağlamadıklarının ifade edildiğini, nihayetinde davalı tarafından "..." markasının kullanımının durdurulmadığını, ihtarnameleri ile aynı tarihte yani 25.02.2025 günü ....'te kötü niyetli bir şekilde başvuru yaptıklarını, davaya konu markaların bir bütün halinde bıraktığı intiba incelendiğinde ise; aynı harflerin aynı sırayla yer aldığı markaların birbirlerinden ayrışmadığı, gerek telaffuz gerekse görünüş itibariyle itiraza konu markanın refleksif olarak müvekkili markasını çağrıştırdığını, davaya konu markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olup markalar arasında yakınlık bulunduğunu, taraf markalarının kullanıldığı ve .... nezdinde başvurulduğu sınıflar dikkate alındığında; markaların kullanıldığı ürünlere ve hizmetlere yönelen tüketicilerin, ilk bakışta yahut uzun bir inceleme ile markalar arasındaki farkı ayırt edemeyecekleri ve böylelikle markaları birbirleriyle karıştırabileceğini, davalı şirketin, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında "..." ibaresini kullanılmasının, marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı şirketin, müvekkili şirketin 7 yıldır ürün ve hizmetinde kullandığı tescilli markasını haksız bir şekilde ticari faaliyetine konu ederek sektörde bilinirliği yüksek müvekkili şirketle ticari bağlantısının bulunduğu intibaını yarattığı ve böylelikle de tüketiciler nezdinde müvekkili firma ile bağlantılı marka algısı oluşturduğunu, internet arama motorlarında müvekkili şirkete ait "..." markası aratıldığında, müvekkili şirkete ait internet sitesi ile birlikte davalı firmanın da internet sitesinin de aynı sayfada ve en başlarda göründüğünü, yargılama sırasında da davalı firmanın kullanımları iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu değerlendirilecek olup "..." markasının kullanımının her yönüyle müvekkili şirket ve müvekkili şirketin tescilli markasını çağrıştırdığının anlaşılacağını, davalı şirketin hukuka aykırı kullanımlarının aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, davalının, müvekkili marka hakkına tecavüz ettiği gibi markasını oluşturup tescil ettiren müvekkilinin çaba ve emeklerinden de haksız bir şekilde yaralandığını, müvekkili şirketin 8 yıldan fazla süredir ürün ve hizmetlerinde kullandığı "..." markası ile davalı şirketin ürünü/hizmeti ile piyasada birlikte yer almasının, tüketici nezdinde kafa karışıklığına neden olabileceği gibi, davalının piyasaya sunmuş olduğu ürünün/hizmetin kalitesindeki olası belirsizliğin müvekkili şirketin itibarını da zedeleyebileceğini, müvekkili şirket lehine verilebilecek kararın kesinleşmesi uzun süreler alabileceğinden davalının dava konusu kullanımlarının tedbiren durdurulması gerektiğini ifade ederek, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, müvekkili şirketin tescilli ...." markasına ilişkin; iltibas ve tecavüz yaratan tüm kullanımların önlenmesine, davalıya ait ..." adlı ürün/hizmete ilişkin ilan, reklam, broşür ve tanıtım faaliyetlerinin önlenmesine, .... alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine, ayrıca dava süresince tespit olunacak iltibas oluşturabilecek kullanımlar dahil olası tüm sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, davalı şirketin, müvekkili şirketin tescilli markası olan ....." ibaresini kullanımlarının tespiti için delil tespiti yapılmasına, davalı şirketin, müvekkili şirketin tescilli "..." markası aleyhine iltibas ve tecavüz yaratan tüm kullanımlarının önlenmesine, iltibas oluşturabilecek kullanımlar dahil olası tüm sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine, davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalıya ait olmak üzere, Türkiye çapında yayımlanan yüksek tirajlı gazetelerden herhangi birinde yayımlanmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevaplarında özetle; davacı tarafından eldeki davada hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet iddiasında bulunulduğunu, aynı konularda Yargıtayın, son dönemde vermiş olduğu kararlarda marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine dair eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verildiğini, Yargıtayın bahse konu kararında markaların kendi özel yasası niteliğindeki SMK ve mülga KHK hükümleriyle korunmakta olduğunu ve yeni TTK’de düzenlenen haksız rekabet hükümlerinde eskisinden farklı olarak “ad, unvan ve marka” kavramlarına yer verilmediğini bu nedenle de kümülatif korumaya gerek olmadığını ve bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığını belirttiğini, somut olayda, davacının sadece tescilli markasını ihlal eden bir kullanım iddiasının olduğunu, bunun haricinde müvekkiline yönelik davacıyı, davacının ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlerini kötülediği veya bunlar hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunduğu durumlara ilişkin herhangi bir iddiası olmadığını, zaten fiilen böyle bir durumun da olmadığı göz önüne alındığında iş bu dosyada davacının haksız rekabete ilişkin iddialarının ve taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle dosyada alınan bilirkişi raporunun haksız rekabete ilişkin kısımlarının da hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından Yüksek Mahkeme içtihatlarındaki görüş değişikliği takip edilmediğinden hatalı değerlendirme yapıldığını, sonuç olarak müvekkilinin davacının tescilli markası olan ''...'' isimli herhangi bir ürünü ve ya hizmeti, ilanı, broşürü reklam ve tanıtımı bulunmadığını, yine müvekkili tarafından kullanılan tescilli ticaret unvanı, alan adı, sosyal medya hesaplarındaki ibarelerin, davacı tarafından tescil edilmiş olan marka ile farklı olduğunu, ''...'' ifadesinin müvekkilinin ticari ünvanında yer almakta olup müvekkilince söz konusu ticari ünvan usulüne uygun olarak tescil edildiğini, marka; ticaret unvanı ve işletme adından farklı bir amaca hizmet eden tanıtıcı bir işaret olduğunu, ticaret unvanın kullanım amacı ise, ticari işletmenin diğer ticari işletmelerden ayırt edilmesini sağladığını, dolayısıyla ticaret unvanının, işletme adının ve markanın işlevlerinin birbirinden bütünüyle farklı olduğunu, Yüksek Mahkeme kararlarında da belirtildiği gibi ticaret unvanı kendi işlevine uygun olarak kullanıldığı takdirde, marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, somut olayda herhangi bir tecavüz ya da haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığını, sonraki tarihli bir ticaret unvanının, öncelik hakkına sahip bir markaya tecavüz oluşturmasının koşulu, unvanın markasal olarak kullanılması, yani kullanımının markasal işlevler de görmesi olduğunu, şayet unvanın kullanımı tamamen unvansal nitelikte ve hiçbir markasal etki doğurmuyorsa, markaya karşı bir iltibas tehlikesinin varlığından söz edilemeyeceğini, bir işaretin veya ismin markasal olarak kullanıldığının kabulü için, mal veya hizmetle doğrudan bağlantılı olarak; ilgili çevrenin ürün ile markayı ilişkilendirilmesini sağlayacak şekilde kullanılması gerektiğini, yani markasal kullanımın ispatı için hizmet ile marka arasında sıkı bağlılığın bulunduğunun tespit edilmesi gerektiğini, aksi takdirde ticaret unvanı kendi işlevine uygun olarak kullanıldığında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkili firma ile davacının faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin marka başvurusu için 42. Sınıf açısından bir talebi bulunduğunu, oysa davacının markasının 09 ve 35. Sınıflar açısından da tescilli olduğunu, müvekkili başvurusunun davacı ile kesişen sınıfının sadece 42. Sınıf olduğunu, müvekkili ile davacının ticaret sicil kayıtlarındaki faaliyet alanlarının da benzerlik göstermediğini, müvekkili marka tescil başvurusunda yer alan ibarenin beyaz zemin üzerine siyah renkle ''... Bilişim ve Yazılım Ticaret Anonim Şirketi'' olduğunu, oysa davacının tescilli markasının sadece ''...'' ibaresi olduğunu, bu açıdan da son tüketicide herhangi bir iltibasa sebebiyet vermesi durumu söz konusu olmadığını, taraf markalarına bakıldığında müvekkili markasının davacının markasına benzetme, taklit, özenme vs. gibi bir amacının olmadığını sadece kendine özgü bir görsellik içerisinde bulunduğunu açık ve net bir şekilde görebildiğini, web sitesi alan adı olarak ticari ünvan kullanımının önceki tescilli marka hakkını ihlal etmeyeceğinin yakın tarihli Yüksek Mahkeme kararlarında açık bir şekilde kabul edildiğini, marka sicilinden bağımsız olarak ilk gelen kazanır ilkesine göre ilk başvuran kişiye eğer o isim daha önce başka biri tarafından talep edilmemişse o domain tahsis edildiğini, müvekkili şirkete ait domain adı ''....com'' olup davacı tarafından kullanılan marka ve domain adı ile herhangi bir benzerlik göstermediğini, ayrıca, marka ile internet sayfasının içeriğinin aynı veya benzer nitelikte hizmetleri içermesine ilişkin Yargıtay’ın değerlendirmelerinde markanın internet alan adında kısmen ya da tamamen yer almasının tek başına tecavüzün varlığı için yeterli olmayacağına değinildiğini, yine müvekkili şirketin, davacının tescilli olarak kullanılan marka adında herhangi bir ürünü de bulunmadığını, tescilli bir markayla aynı veya benzer nitelikteki bir alan adının herhangi bir ticari amaç güdülmeden kullanılması halinde, SMK m. 7/3 düzenlemesi uyarınca, marka hakkı sahibi bu kullanımın engellenmesini talep etme hakkına sahip olmadığını, zira; marka hakkı sahibi, her ne kadar SMK m. 7/2 düzenlemesi uyarınca, sahip olduğu tescilli markasıyla aynı veya benzer işarete sahip olan kullanımları önleme hakkına sahipse de, SMK m. 7/3 uyarınca, domain adı kullanımı da dahil olmak üzere sayılan belli hallerde, SMK m. 7/2’de yer alan uygulanmanın tescilli işaretin ticaret alanında kullanılması şartına bağlandığını, ..... bir kararında; davalı taraf "...." olarak bir ..... adı almış̧ ve bu web sitesinde davacı ..... Kargo ile ilgili tüketicilerin yaşadığı mağduriyetlerle ilgili yazılar ve gerekli iletişim bilgileri paylaşıldığını, davacı şirketin, marka tesciliyle sahip olduğu haklarının ihlal edildiğini ve tescilli marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürmüşse de ...., domain adının içinde “yurtiçi” veya “yurtiçi kargo” şeklinde ibareler geçmiş olsa da, davacının markasının sahip olduğu tanınmışlıktan haksız olarak bir yararlanmanın bulunmadığı ve ticari bir amaç güdülmediği bu nedenle de davacının marka hakkına tecavüzün gerçekleşmediğine dair verilen yerel mahkeme kararını onadığını, bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmediğini ifade ederek, dosyanın bir başka bilirkişiye gönderilerek rapor aldırılmasına, 25.03.2025 tarihli ara karardan dönülerek marka dosyası üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı ticaret sicil kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından davacı marka hakkına tecavüz edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı adına tescilli ve uyuşmazlığa mesnet gösterilen markanın 11/05/2018 tarih ve .... sayı ile tescilli "..." markası olduğu, markanın kapsamında “SINIF KODU: 09 Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar. SINIF KODU: 35 Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) SINIF KODU: 42 Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri.”nin olduğu,
Davalı adına 26/02/2025 tarihinde başvurusu yapılıp işlemleri devam eden marka başvurusunun .... ibareli başvuru olduğu ve başvurunun kapsamında “SINIF KODU 42: Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme ile bu amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Kara taşıtları oto ekspertiz hizmetleri: Taşıtın kazası olup olmadığını kontrol; taşıtın dış kontrolleri, taşıtın iç kontrolleri, taşıtın alt kontrolleri, taşıtın motor bölümünün kontrolleri, varsa hataların tespiti ve raporlanması hizmetleri. Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım, ürün tasarımı hizmetleri (peyzaj tasarımı hariç). Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri”nin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalıya ait https://....com/ alan adlı web sitesine bakıldığında, alan adının web sitesinin en altında yer alan bilgilere göre ....ne ait olduğu, sitede satış ve stok verilerini temin, kontrol, entegre ve konsolide eden ve yapay zekadan da yararlanan “... for empowering insights” isimli veri toplama ve analiz programının reklam ve tanıtımı ile demo yayınının yapıldığı, sitenin hakkımızda kısmında “Tüm çözümlerinde teknolojinin ve yapay zekanın olağanüstü gücünü kullanarak insan hayatını kolaylaştıran ve dönüştüren bir gelecek hayal ediyor. Bu yolculukta, veri biliminin derinliklerine dalarak, en son teknolojik yeniliklerle harmoni içinde, endüstrinin sınırlarını zorlamanın peşindeyiz. Amacımız, hem işletmelerin hem de bireylerin yaşam kalitesini artıracak, onların günlük hayatlarını daha basit ve anlamlı hale getirecek çözümler sunmaktır.” şeklinde açıklama yapıldığı ve sitenin alan adı ve içeriğinde ..., ... veya "...... şeklinde kullanımlar olduğu anlaşılmıştır.
DAVACININ ... ÜRÜNÜ KULLANIMI:
Davacıya ait ... ürününün kullanımına ilişkin dava dilekçesi ekindeki belgeler neticesinde; davacının ... ürününün veri tabanı denetim ürünü olarak “... ürününün temel işlevi kritik veritabanı sistemlerine yapılan erişimlerin ve değişikliklerin beklenen, planlı ve istenen şekilde olduğundan emin olmaktır. Tüm bu işlemleri veritabanında denetim özelliğini açmadan yapabilirsiniz” şeklinde tanımlandığı anlaşılmıştır.
MARKA HAKKININ İHLALİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:
Bilindiği gibi marka hakkına tecavüz sayılan haller 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29. maddede düzenlenmektedir. Kanunun 29/1-a bendinde 7. maddeye atıf yapılarak, “marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmanın” marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden olduğu belirtilmekte, daha sonra marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. Bu durumda, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller incelenirken 7. maddeyle 29. maddenin birlikte dikkate alınması gerekir. SMK’nın 29/1-a maddesi marifetiyle 7/2-a maddesinde, “Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması”, 7/2-b maddesinde ise, “Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması” marka hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında sıralanmıştır. SMK’nın 7/2-c maddesine göre ise, “Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması” 29/1-a maddesi marifetiyle marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir. Diğer taraftan SMK markanın sadece mal veya hizmet üzerinde kullanılmasını değil internet ortamında alan adı veya yönlendirici kod veya diğer şekillerde kullanılmasını da yasaklamıştır. Nitekim söz konusu husus SMK’nın 7/3-d maddesinde “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda bir markanın internet üzerinde kullanılması ile mal veya hizmet üzerinde kullanılması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Öte yandan markaların ve mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı incelemesinde, markaların ilgili piyasadaki ortalama tüketici nezdinde bıraktıkları genel intiba ve global etki dikkate alınarak değerlendirme yapılmalı, markaların benzer olmaları halinde ise markanın tescil kapsamında yer alan mal ve hizmet ile ihlal iddiasında bulunulan markanın kapsadığı mal ve hizmetin benzer olup olmadığı ve ortaya çıkacak duruma göre markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. (Çolak, U. Türk Marka Hukuku, 2014.) Bu durumda, tescilli bir markanın aynısı ya da benzerinin aynı ya da benzer mal veya hizmetler için kullanımı halinde marka hakkına tecavüz söz konusu olacaktır.
Markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı incelenirken öncelikle aşağıda belirtilen faktörler dikkate alınır: İnceleme konusu markaların benzerlik derecesi. İnceleme konusu markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerlik derecesi. Önceki markanın ayırt edici gücünün ve tanınmışlığının derecesi. İnceleme konusu mal ve hizmetlerin tüketicilerinden oluşan ortalama tüketici kitlesinin bilinç ve dikkat düzeyi.
Karıştırılma ihtimali, incelenen vakıayla ilgili tüm faktörler dikkate alınarak, genel (bütünsel) olarak değerlendirilmelidir. Ortalama tüketici, markayı bütün olarak algılar ve markanın detaylarını değerlendirmeye girişmez. Bu bütünsel değerlendirmede, markaların ihtiva ettikleri ibare ve şekillerin anlam ve ayırt edicilik gücü, bu ibare ve şekillerin marka örneği üzerinde konumlandırılış şekli, boyutları, ön planda ya da geri planda kullanımları bu genel intiba ve global etkiyi belirleyen önemli hususlardır. Buna göre, ilgili mal ya da hizmetler için jenerik bir anlamı bulunmayan, özgün ve ayırt edicilik gücü yüksek ibare ve şekiller ile marka örneğinde diğer unsurlara göre ön plana çıkarılan işaretlerin markasal algıya etkisinin daha yüksek düzeyde olacağı, bu tür işaretlerin orta düzeydeki tüketiciler nezdinde doğrudan, ilk bakışta ve refleks olarak dikkati çekeceği ve hatırda kalacağı muhakkaktır.
Marka hakkının ihlali ve iltibas hakkında verilen bu genel izahat ışığında uyuşmazlık kapsamında ilk olarak davalının .... ibareli marka tescil başvurusunun uyuşmazlığa etkisi değerlendirilmiştir. Söz konusu markanın başvurusunun 2025 yılında yapılmasına karşın davacının ihtilafa gerekçe markası bu tarihten önce 2018 yılında başvuruya konu edilip tescil edilmiştir. Davacının markasının önceki tarihli olması ve SMK m.155’de ki "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." düzenlemesi uyarınca davalının.... sayılı marka tescil başvurusunun uyuşmazlığa herhangi bir etkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalıya ait web sitesi alan adı ve içeriğindeki kullanımlar ..., ... veya "... ...." şeklinde olup bu kullanımlarda bulunan Pro ibaresi bilgisayar programı özelinde programın niteliğini bildiren bir adlandırma olduğundan ve davalı kullanımında yer alan “for empowering insights” ibaresi çok küçük punto ile yer aldığından davalı kullanımlarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu,
Davalı kullanımlarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresi ile davacının “...” markası arasında sadece 6. Harf olan “C” ve “K” harfleri farklılığı bulunmakta olup bu kapsamda taraf markaları arasında çok yüksek bir benzerlik olduğu; bu nedenle davalıya ait web sitesi alan adı ve içeriğindeki ..., ... veya "... F...." şeklinde kullanımlar ile davacının.... sayı ile tescilli "..." markası arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olduğu kanaatine varılmıştır.
İki ibare arasındaki benzerliğin değerlendirilmesinden sonra iltibastan bahsedilebilmesi için iki ibarenin de kullanıldığı mal ve hizmet sınıflarının da aynı/benzer olması gerekmektedir. Davacı adına tescilli “....” markasının kapsamında “Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı hizmeti” bulunduğu gibi davalı taraf da...." şeklindeki ibareleri aynı bilgisayar hizmetleri üzerinde kullanmaktadır. Dolayısıyla taraf markalarının üzerinde kullanılacağı mallar/hizmetlerin de aynı veya aynı tür olduğu anlaşılmıştır.
Taraf marka ve kullanımlarının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerliği ve taraf markalarının üzerinde kullanılacağı hizmetlerin aynı veya aynı tür olması birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde: bilgisayar hizmetlerinin ortalama tüketicileri nezdinde davalının alan adı ve içeriğindeki .... sayı ile tescilli "..." markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kanaatine varılmıştır.
HAKSIZ REKABET AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:
Bilindiği gibi haksız rekabet 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 6762 sayılı eski TTK'nin aksine yeni TTK'da haksız rekabetin tanımı yapılmamıştır. Yeni TTK m.54 f.2'de “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” biçiminde haksız rekabet oluşturan fiiller genel olarak belirtilmiştir. TTK m.55’de ise başlıca haksız rekabet halleri örnekseme metodu ile belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde belirtilen başlıca haksız rekabet halleri; dürüstlük kurallarına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar (kötüleme, avantaj sağlama, hakkı olmayan unvanları, meslek, derece ve sembolleri kullanma, karıştırılmaya neden olma, karşılaştırma ya da üçüncü kişiyi benzer yollarla öne geçirme, tedarik fiyatının altında fiyatla satışa sunma yoluyla aldatma, gerçek değer hakkında yanıltma, karar verme özgürlüğünü sınırlama, nicelik ve nitelikte yanıltma, hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanın açık olmaması, tüketici kredilerine ilişkin açık beyanda bulunmamak, yanıltıcı sözleşme formüllerini kullanmak), sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iş şartlarına uymamak, dürüstlük kurallarına aykırı işlem şartlarını kullanmak olarak belirtilmiştir. Uyuşmazlıkla ilgili hüküm ise, TTK m.55 f.1 (a) bendinin dördüncü alt bendi olup, düzenleme “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklindedir.
Somut uyuşmazlığa bakıldığında, davalının alan adı ve içeriğindeki ...." markası ve davacıya ait .... programı arasında iltibas veya karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğu anlaşılmış olup, netice itibariyle de, somut olayda haksız rekabet koşullarının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Davalıya ait ..../ alan adlı web sitesinin değerlendirilmesi neticesinde, alan adının web sitesinin en altında yer alan bilgilere göre ....” isimli veri toplama ve analiz programının reklam ve tanıtımı ile demo yayınının yapıldığı, sitenin hakkımızda kısmında “Tüm çözümlerinde teknolojinin ve yapay zekanın olağanüstü gücünü kullanarak insan hayatını kolaylaştıran ve dönüştüren bir gelecek hayal ediyor. Bu yolculukta, veri biliminin derinliklerine dalarak, en son teknolojik yeniliklerle harmoni içinde, endüstrinin sınırlarını zorlamanın peşindeyiz. Amacımız, hem işletmelerin hem de bireylerin yaşam kalitesini artıracak, onların günlük hayatlarını daha basit ve anlamlı hale getirecek çözümler sunmaktır.” şeklinde açıklama yapıldığı ve sitenin alan adı ve içeriğinde...." şeklinde kullanımları ile davacının .... sayı ile tescilli "..." markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu,
Davalının alan adı ve içeriğindeki .... programı arasında iltibas veya karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğu anlaşılmış, bu nedenle uyuşmazlıkta haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu değerlendirildiğinden, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Kabulüne,
İltibas ve tecavüz meydana getiren davalının tüm kullanımların önlenmesine,
Davalıya ait "...." adlı ürün ve zimmete ilişkin, ilan, reklam, broşür ve tanıtım faaliyetlerinin önlenmesine,
....alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesine,
Aynı ibareyi içeren sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine,
Kararın kesinleşmesini müteakip masrafı davalıdan alınmak kaydıyla, mahkeme karar özetinin yurt çapında yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 8.725,10.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalının yapmış olduğu bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.11.2025
Kâtip Hâkim....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 1.318,30.-TL
İhtiyati Tedbir Masrafı : 1.629,30.-TL
Bilirkişi Ücreti : 5.000,00.-TL
P.M. : 777,50.-TL
TOPLAM : 8.725,10.-TL