Bozma sonrası Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetini, savunma talebini reddedip, hukuka uygun delillerle esastan onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebi reddedilmiş; gerekçede gizli tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağının belirtilmesine rağmen değerlendirmeye tabi tutulmasının gerekçe bütünlüğü açısından tam bir açıklık sağlamasa da mevcut diğer deliller karşısında hükmün esasına etkili görülmediği, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun ve delillerin hukuka uygun elde edildiği, vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığı tespit edilerek, sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilip yerel mahkeme kararı onanmıştır.
3. Ceza Dairesi         2025/2136 E.  ,  2026/9039 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/340 E., 2024/445 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle,
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ilk derece mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE, temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Gerekçede, gizli tanıklar "..., ... ve ..."in beyanlarının hükme esas alınamayacağı ifade edilmekle birlikte, devamında anılan beyanların değerlendirmeye tabi tutulduğunun belirtilmiş olması, gerekçe bütünlüğü bakımından tam bir açıklık sağlamamakta ise de, mevcut diğer deliller karşısında hükmün esasına etkili görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/1 maddesi uyarınca dosyanın Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.