Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda yeminsiz tanık dinlenmesi ve eksik delil araştırmaları nedeniyle verilen mahkûmiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararı, suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanıkların kanuna aykırı olarak yeminsiz dinlenmesi, hükümden sonra gönderilen ve delil niteliğindeki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın incelenmemesi, ayrıca operasyonel telefon numaraları üzerinden sanıkla iletişim kurulduğuna dair tutanağın CMKnın 217. maddesi gereğince tartışılmaması sonucunda eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/43 E., 2021/1610 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 16. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2018/206 E., 2019/150 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53, 58/7-9, 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin karara dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: 1. Suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil niteliğinde olan tanıklar "... T.", "... Y." ve "... E."nin 5271 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yanlış anlam yüklenerek yemin verilmeyen tanıklardan olmamasına rağmen yeminsiz olarak dinlenilmeleri, 2. Hükümden sonra gönderildiği anlaşılan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2023 tarihli, 2023/194194 soruşturma ve 2023/105247 karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına ilişkin dosyanın getirtilip delillerinin incelenmesi; ayrıca T.C. Ankara Valiliği Emniyet Genel Müdürlüğünün 04.08.2022 tarihli üst yazısı ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Ön Bürosuna gönderilen, operasyonel telefon numaraları üzerinden sanıkla iletişim kurulduğuna dair 01.08.2022 tarihli tutanağın, 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi gereğince tartışılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.