Ankara 4. FSHHMde görülen, taraflar arası marka kullanım protokolü kapsamında eğitim dışı tescil reddi kararının iptali davası.
Özet: Davacı, davalı kurum tarafından verilen marka tescil ret kararının iptalini talep ederek, davalı şirket ile aralarında imzalanan protokolde, davacının belirli eğitim faaliyetleri dışında kalan alanlardaki "..." ibareli marka başvurularına itiraz etme hakkından peşinen feragat edildiğini, bu hususun önceki yargı kararlarıyla da sabit olduğunu, davalı kurumun mutabakatı reddederek hatalı bir karar verdiğini ve taraflara ait markaların şekil unsurları, yazı karakteri ve renklerindeki farklılıklar nedeniyle aralarında benzerlik bulunmadığını ileri sürmüştür.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/189 Esas - 2026/356
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2025/189 KARAR NO : 2026/356DAVA : Marka .... Kararı iptali DAVA TARİHİ : 06/05/2025KARAR TARİHİ: 09/09/2026 Yazıldığı Tarih :23/09/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacının, başta ağır .... olmak üzere, gayrimenkul, girişim ve bilişim sektörlerinde faaliyet gösterdiği; eğitim alanında köklü iştiraklerinin bulunduğu; ticaret ünvanında “...” ibaresini kullandığı, .... kurumsal internet sitesinden görüntülerin sunulduğunu; Davacının “...” markasını ilk kez kullanan olduğu; uzun yıllardır maliki olduğunu “...” esas unsurlu seri markalarına yoğun ve ciddi surette kullanımla ayırtedicilik kazandırdığı ve tanınmış marka haline getirdiği; ..., ... ve ... sayılı “...” ibareli markalar Davacı adına tescilli olduğundan müktesep hak sahibi olduğu; Davacı ile Davalı ... A.Ş. arasında 10.05.2016 tarihli .... ve Ek Protokol imzalandığı; Davacının devrettiği markalar arasında “...” ibareli markanın bulunmadığı; belirtilen Sözleşme ve Protokol kapsamında ... A.Ş'nin Davacının .... faaliyetleri (09., 16., 25., 35., 41., 43.Sınıflar ve bu sınıflar dışında olmakla birlikte ... faaliyetleri ile ilgili diğer alanlar) ile ilgili marka sınıfları dışında kalmak kaydıyla, “...” ibaresini içeren marka başvurularına itiraz etme hakkından peşinen feragat etmesine rağmen, kötü niyetle Davacı markalarına itiraz ettiği, Davalı kurumun mutabık kalınan bu hususu muvafakat olarak değerlendirilmesi gerekirken tescilin reddine karar verdiği; Davacının .... faaliyetleri dışında “...” ibareli markaları tescil ettirmesine davalı ... AŞ'nin rıza gösterme yükümlülüğünün daha önceki Yargı kararlarıyla sabit olduğu; Davalı ... A.Ş tarafından Davacıya karşı açılan “...” ... sayılı markaya ilişkin olarak ... FSHHM nezdinde açılan ....Esas sayılı davada ... A.Ş.'nin ... markası üzerindeki önceye dayalı üstün hak, bu marka üzerinde uzun yıllardır kullanmış olduğu ticari unvan nedeni ile ... markası üzerinde hak sahibi olduğu anlaşıldığından davacının davaya konu markanın hükümsüzlüğünü talep edemeyeceği anlaşıldığından hükümsüzlük yönünden de davanın reddine” karar verildiği; .... Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... sayılı kararıyla ... A.Ş'nin istinaf taleplerinin “Taraflar arasında görülen iki ayrı davayla ilgili ... HD.nin 11/07/2024 tarihli, .... sayılı ve 04/10/2022 tarihli, .... sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, taraflar arasında imzalanan 10/05/2016 tarihli Ek Protokol incelendiğinde; davacının devraldığı markaları ... faaliyetleri dışında kullanmayacağını, devreden davalının da ... faaliyetleri dışında kalmak kaydıyla marka kullanımına itiraz etmeyeceğini açıkça kabul ettiği, ... faaliyetlerinin ise lise öğretimi sonuna kadar olan ilk ve orta dereceli ve ...'na bağlı veya özel eğitim kurumlarını ifade ettiği, dolayısıyla somut uyuşmazlık yönünden davacının, anılan protokolle ilk ve orta öğretimi dışında anılan markaları kullanamayacağını taahhüt etmesine rağmen, davalının ... faaliyetleri dışında kaldığı kelime anlamı ile anlaşılan "..." markası üzerinde hak iddia edemeyeceği ve hı üzlüğünü talep edemeyeceği, kaldı ki davacı şirket tarafından davalı adına eğitim ve öğretim hizmetlerinde tescilli tüm markaların devralınması amaçlanmışsa, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacı tarafından marka devir sözleşmesinden önce davalı adına bu sınıflarda tescilli tüm markaların ...'dan araştırılarak marka devir sözleşmesine konu edilmesi gerektiği, davacı şirketin hataya düşürülerek marka devir sözleşmesini ya da sözleşmeye ek protokolü imzaladığına dair dosyaya bir delil sunmadığı, davalının "..." markasının esas unsuru itibariyle davacıya devredilen markalarla karıştırılma ihtimali mevcutsa da, tarafların aralarında yaptıkları anlaşmalarla bu markanın davalının uhdesinde kalması ve .... dışında kalan eğitim faaliyetleriyle ilgili davalının marka kullanımlarına davacının itiraz etmeyeceği konusunda anlaşmış olduğu” gerekçeleriyle reddedildiği ve kararın kesinleştiği; Davalı markalarında şekil unsurunun baskın unsur olduğu, taraf markalarında farklı yazı karakteri, renk ve figürlerin kullanıldığından aralarında benzerlik bulunmadığı; ve başvuru markasının .... sayılı" markalar ile karıştırılma ihtimali ile ret kararı verilmişse de söz konusu markaların halihazırda kullanılmadığı” ileri sürülerek 06.03.2025 tarihli ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı “...” marka Müracaatının tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ... Anonim Şirketi Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: “Davalının 2002 yılında kurulduğu ve ... Kolejlerinin sahibi olduğu; çok sayıda “...” esas unsurlu markaları tescil ettirdiği ... ibaresinin ... sayı ile tanınmış marka olarak kayda alındığı; davaya konu marka başvurusuna SMK 6/1, 6/5 ve 6/9 uyarınca itiraz edildiği, ... tarafından itirazın sadece 6/1 kapsamında kabul edildiği ve Davacının karara itirazının da ... tarafından reddedildiği; Marka devir sözleşmesi ve Protokolün konu ile bir ilgisinin olmadığı, bir an ilgisinin olduğu düşünülse dahi Protokole aykırı bir davranışın olmadığı; başvuru markasının ... kararına gerekçe davalı markalarıyla iltibas teşkil ettiği, bazı kolejlerin üniversiteleri olduğu düşünüldüğünde “... üniversitesinin de ... kolejlerinin üniversitesi olarak düşünülebileceği” ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.Davalı ... Şirketi Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Davalının, 2002'den bu yana Türkiye'nin en önce gelen eğitim kurumlarından biri olarak toplamda 100 kampüsü ile eğitim faaliyetlerine devam ettiği, “... ..."nın sahibi ve işleteni olduğunu; “...” ibaresini içeren, 16. ve 41. sınıflarda tescilli pek çok markasının olduğunu ... ibareli markaların tanınmışlığının kendisinden kaynaklandığını, başvuru markasının da esas unsurunun “...” ibaresi olduğu ve markadaki üniversite anlamına gelen “...” ibaresinin 41. Sınıfta yeralan hizmetin adı olduğundan davalının seri markası olarak düşünülübileceği ve iltibasa neden olacağı; Davacı ile diğer davalı ... A.Ş. arasında Marka Devir Sözleşmesi ve Ek protokol akdedildiği, bu protokolün tarafların “Beyan ve Taahhütleri” başlıklı 3/1. fıkrasında Davacı markalarını Devralan ... ... A.Ş.'nin Devreden Davacının 16.05.2016'den sonra yapacağı .... faaliyetleri ile ilgili marka sınıflarında (09, 16, 25, 35, 41, 43. Sınıflar ve bu sınıflar dışında olmakla birlikte .... faaliyetleri ile ilgili diğer alanlarda) yapacağı ... ibareli marka başvurularına itiraz edebileceğinin açıkça düzenlendiğini, daha sonra ise davalı ... A.Ş. ile kendisi arasında 06.10.2020 tarihli “İşletme Devri Sözleşmesi"nin akdedildiğini, bu sözleşmede devreden ... A.Ş.'nin mal varlığı değerleri, işletmekte olduğu kampüsler/okullar, sahibi olduğu fikri ve sinai haklar ile alacakların tamamını ... A.Ş.'e devir ve temlik edildiği ve Davacı ile ... A.Ş arasındaki sözleşmeye konu markaların devralındığı; SMK 148/4 uyarinca marka devir sözleşmelerinin yazılı ve ve noter onaylı olmasının geçerlilik şartı olduğu ve tarafların sözleşme ile bağlı olmasına rağmen davacının sözleşmeye riayet etmediğini, marka devir sözleşmesinde yeralmayan ve eki olduğu iddia edilen noter onaylı olmadığı için şekil şartini sağlamayan protokolün geçerli olmadığı; doğmamış haktan feragat edilemeyeceği; davacının devretttiği markalar üzerinden veya ... AŞ. adına tescilli markalardan sonraki tarihli markalar üzerinden müktesep hak iddiasında bulunamayacağı; Davalı adına tescilli .... numaralı “...” ibareli markanın başvuru tarihinin 07.03.2005, ve ....aşvuru numaralı markanın başvuru tarihi 17.12.2002 ve .... başvuru numaralı markanın başvuru tarihinin 24.12.2014 olduğu; müktesep hak iddia edilen markanın tescilli olması, yeni başvuruda önceki markanın asli unsurunun korunması, her iki markanın mal ve hizmet sınıflarının aynı olması, yeni markanın 3. Kişinin önceki tescil tarihli markasıyla karıştırılma ihtimalinin bulunmaması, taraflar arasında husumetin olmaması gerektiği” ileri sürülerek davanın reddi talep edilmistir.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı ... kurumları firmalarının mesnet markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğu gerekçesi ile davacı başvurusunun ve itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ... sayılı ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım ve dava dilekçesinde belirtilen önceki tescilli markalarının başvuru markası açısından müktesep hak oluşturup oluşturmayacağı, noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 07.03.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 06.05.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun .... sayılı "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Karıştırılma ihtimali incelemesi yukarıda belirtilen genel ilkeler esas alınarak yapılmıştır. Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi .... "...." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki mal/hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer mal/hizmetlerin ret gerekçesi markaların tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvuruya konu markanın tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, itiraz gerekçesi diğer markaların da başvuruyla olan benzerlik düzeyleri ve eşya kapsamları itibariyle ulaşılan sonucu değiştirmeyecekleri, bu anlamda kullanım ispatı talebi altındaki itiraz gerekçesi markaların da ulaşılan sonucu değiştirmeyeceği değerlendirilmiştir. Öte yandan başvuru sahibine ait müktesep hak iddiası da incelenmiştir. Başvuru sahibine ait ... "..." ibareli markaya ilişkin olarak marka hükümsüzlük davası açılmış olduğu görüldüğünden başvuru sahibi adına önceden tescilli bulunan ... sayılı markaya karşı açılmış olan bu dava, söz konusu markanın taraflar arasında çekişme konusu haline gelmiş olduğunu gösteren bir veri olduğundan ve bahsi geçen marka, dava sonucuna göre olası bir iptal/hükümsüzlük tehdidi altında olduğundan belirtilen markanın inceleme konusu başvuru bakımından başvuru sahibi lehine kazanılmış hak doğurması mümkün görülmemiştir. Zira, ... sayılı "..." kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre, öncelikle kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.Kazanılmış hak kavramı, .... daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır. Kazanılmış hak açısından ise Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde ifade edilmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ... (...)16.03.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle:"1) SMK 6/1 kapsamında, ... sayılı başvuru markasının tescili reddedilen “41.SINIF: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sa ğlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri”nin tamamının, davaya konu ... Ret Kararına mesnet gösterilen .... sayılı markaların kapsamındaki “16. SINIF: Basılı yayınlar, kitaplar, dergiler, kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler, kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları” mallarıyla da benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı; 2) SMK 6/1 kapsamında ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının, ... ret kararına mesnet .... markalarıyla bütünsel genel izlenimde görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı; başvuru markasının tescili reddedilen 41. sınıf birebir aynı hizmetler bakımından ilişkilendirilebileceği ve karıştırılabileceği;3) Davacının kazanılmış hakka mesnet gösterdiği ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu, 41. Sınıfta birebir aynı hizmetleri kapsamakla birlikte reddedilmiş/hiç tescil edilmemiş olduğundan, Yargıtay’ın herbiri kazanılmış hakka mesnet gösterilen önceki markanın tescilli olmasını öngören kriterlerinden hiçbirini karşılamadığı; 4) Davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 28.12.2022 itibarıyla, kazanılmış hakka mesnet gösterilen 05.10.2023 tescil tarihli ... sayılı “...” ibareli markasına karşı, kural olarak, tescil tarihinden itibaren 5 yıl olan dava açma süresi de dolmadığından, “Müktesep hakka dayanak markanın tescilinin çekişmesiz olması veya markaya karşı kural olarak 5 yıl olan dava açma süresinin dolmuş olması” kriterinin karşılanmadığı;5) ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının, kazanılmış hakka mesnet gösterilen 06.11.2015 tescil tarihli ... sayılı “...” markasının “tescil kapsamının genişletilmemesi, asli unsurların muhafaza edilmesi ve başkasına ait bir markaya yakınlaşma çabası içermemesi” kriterlerini karşıladığı; ancak, bu markaya karşı .... nezdinde .... sayılı 05/11/2020 tarihli hükümsüzlük davası açıldığı, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 28.12.2022 tarihi itibarıyla, “kazanılmış hakka mesnet gösterilen markanın tescilinin çekişmesi olması/hükümsüzlük tehdidi altında olmaması” ve “kazanılmış hakka mesnet “...” markasının 41. sınıfa konu herhangi bir hizmet bakımından piyasada ilgili alıcılar nezdinde gözlemlenebilen, sembolik olmayan fiilen markasal kullanımı” kriterlerinin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı;6) SMK 6/3 ve 6/6 kapsamındaki tarafların iddia ve savunmaları ile tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.GEREKÇE:Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalılara ait " ..." ve diğer ... asli ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden davacı başvurusunun kapsamında olan 41.nci sınıftaki hizmetlerin davalılara ait markaların kapsamında aynen yer aldığı rapor sayfa 6-7-8 deki tabloda sarı taralı kısım ile gösterildiğinden emtia benzerliği de oluştuğu ;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalıların rapor sayfa 6-7-8 deki tabloda gösterilen " ..." ve diğer ... asli ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; her iki taraf markalarında yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalıların davalıların rapor sayfa 6-7-8 deki tabloda gösterilen " ..." ve diğer ... asli ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiası anılan SMK 6/3 maddesindeki düzenleme kendi başvurusu için değil başkasının markasını engelleyen düzenleme olduğundan oluşan sonuca etkisi olmadığı;Davacının önceki markası nedeniyle müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de bilirkişi heyet raporunda özetlendiği şekilde "Davacının kazanılmış hakka mesnet gösterdiği ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu, 41. Sınıfta birebir aynı hizmetleri kapsamakla birlikte reddedilmiş/hiç tescil edilmemiş olduğundan, Yargıtay’ın herbiri kazanılmış hakka mesnet gösterilen önceki markanın tescilli olmasını öngören kriterlerinden hiçbirini karşılamadığı; Davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 28.12.2022 itibarıyla, kazanılmış hakka mesnet gösterilen 05.10.2023 tescil tarihli ... sayılı “...” ibareli markasına karşı, kural olarak, tescil tarihinden itibaren 5 yıl olan dava açma süresi de dolmadığından, “Müktesep hakka dayanak markanın tescilinin çekişmesiz olması veya markaya karşı kural olarak 5 yıl olan dava açma süresinin dolmuş olması” kriterinin karşılanmadığı; Davacının kazanılmış hakka mesnet gösterdiği ... sayılı markası, 06.11.2015’de tescil olup, Davalı ... A.Ş tarafından ... sayılı markaya ilişkin olarak .... nezdinde 05/11/2020 tarihli hükümsüzlük davasının açıldığı ve davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 28.12.2022 itibarıyla ... sayılı marka “Müktesep hakka dayanak markanın tescilinin çekişmesiz olması” kriterinin karşılanmadığı anlaşılmaktadır.41. sınıf herhangi bir hizmetin sunulduğuna dair tarih içeren herhangi bir fotoğraf, ekran görüntüsü, broşür, katalog vb. delile rastlanmadığı için, “...” markasının 41. sınıfa konu herhangi bir hizmet bakımından Türkiye’de piyasada ilgili alıcılar nezdinde gözlemlenebilen, sembolik olmayan fiili markasal kullanımının ve “Kazanılmış hakka mesnet gösterilen markanın çekişmesiz kullanımı” kriterinin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki görüş kısmına aynen iştirak edilerek müktesep hak oluşturmadığı;Nihayetinde bilirkişi raporu da benimsenerek davanın reddi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.09/09/2026 Katip .... E imza Hakim ....E imza