İİK m.89/3 uyarınca açılan menfi tespit davasının, taraflar arasında ticari ilişki olmadığı gerekçesiyle asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmediği kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir icra takibinde İcra ve İflas Kanununun 89/3 maddesi uyarınca kendisine zimmetli sayılan 31.190,61 TLlik alacak borcu bulunmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasına ilişkindir; mahkeme, taraflar arasında doğrudan ticari ilişki olmaması ve 89/3 maddesi kaynaklı uyuşmazlıklarda Türk Ticaret Kanununda açıkça görevli kılınan bir hüküm bulunmaması nedeniyle bu tür davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin değil, genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini gerekçelendirerek, davanın ticari nitelikte olmadığına karar vermiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye YetkiliANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2026/761 EsasKARAR NO : 2026/655DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/09/2026KARAR TARİHİ : 15/09/2026YAZIM TARİHİ : 15/09/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında .... Esas sayılı takip dosyasından gönderilen .... nedeniyle, takip borçlusu ...’nin müvekkili nezdinde bulunduğu ileri sürülen 31.190,61 TL tutarındaki alacağın zimmette sayıldığı bildirildiğini, müvekkilinin takip borçlusuna karşı herhangi bir borcu, iş ilişkisi veya ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, takip borçlusunun müvekkilini yalnızca tanıyor olması, müvekkili ile takip borçlusu arasında bir borç ilişkisinin kurulduğunu veya müvekkilinin takip borçlusuna ait para ya da malı elinde bulundurduğunu göstermediğini, müvekkilinin, .... Esas sayılı takip dosyasında takip borçlusu ...’ye borçlu olmadığının ve İİK m.89/3 uyarınca zimmette sayılan 31.190,61 TL borcun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Dava dilekçesi davalılara tebliğe çıkarılmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:Dava, İİK m 89/3 uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir.Hukuk mahkemelerinin hangileri olduğu ve bunların kuruluşu 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 4 ve 5 inci maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2 nci maddesiyle de teyit edilmiştir. Anılan maddenin ikinci bendi Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğunu vurgulamıştır.Asliye Ticaret Mahkemeleri de 5235 sayılı Kanunun üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 1 numaralı bendi uyarınca bu mahkemeler, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. .... Dairesinin 12.04.2016 tarih ve..., sayılı ilamları da bu yöndedir.Somut olayda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde, davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle çıkarılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle yedinde sayılan borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. 01.10.2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (....)Bu durumda, İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca mahkememizin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;HMK m.114/1-c, 115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine,.... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduklarının tespitine,Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olduğnda dava dosyasının görevli .... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,Süresi içerisinde görevli mahkemeye dava dosyasının gönderilmesi için başvuru yapılmaz ise dosyanın re'sen ele alınıp Mahkememiz tarafından açılmamış sayılması kararı verilmesine,Yargılama harç ve giderleri hakkında görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemede davaya devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK 331/2 maddesi gereğince bir karar verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ...¸e-imzalıdır.