3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, güneş enerjisi elektrik üretim tesisi kurulumuna dair eser sözleşmesinden kaynaklanan gecikme ve avans ödemesi ihtilafına ilişkin menfi tespit davası.
Özet: Davacı, bir güneş enerjisi elektrik üretim tesisi kurulumu için davalı ile yaptığı eser sözleşmesi kapsamında davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, 45 günlük süreyi aştığını, 10.000 dolarlık peşin ödemeye rağmen işi tamamlamadığını, bu nedenle kendisine açılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitini ve uğradığı zararların karşılanmasını talep ederken, davalı ise bu peşin ödemeyi almadığını ve yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasını reddetmektedir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/868 Esas - 2026/109

T.C.
...
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/868
KARAR NO : 2026/109
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
K.YAZIM TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... .... .... ilçesinde dokuma işiyle uğraştığını, dokuma işi yaptığı atölyesinin çatısına güneş enerjisi elektrik üretim tesisi yaptırmayı planlamış ve gerekli araştırmaları yapmaya başladığını, sonrasında davacı şirket ile görüşmeler sağlanmış olup bu işlemleri ...Enerji San. Tic. Ltd. Şti. ile yürütme kararı aldığını, sonrasında davalı şirket ile görüşmelere başlanmış olup yapılacak olan iş ve işlemler konusunda anlaşma sağlandığını, nakit avans konusunda yüklenici firma nakit avansı almadan imza atmayacağını beyan ettiğini ve nakit avansı aldıktan sonra sözleşme imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı gün sözleşmenin 3 maddesinde yazılı olduğu gibi 10.000 dolar peşin olarak ödendiğini, bu husus davalının ticari defterleri incelendiğinde ve olay yerindeki tanıkların anlatımları ayrıca sosyal medya yazışmaları ile sabit olacağını, süreç bu şekilde başlanmış olup en başta iki taraf içinde olumlu seyir etmekte olduğunu, ancak devamında davalı şirket üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemeye başladığını, bahse sözleşmenin 4 maddesinde açıkça belirtildiği üzere ''sözleşme tarihinden itibaren en geç 45 gün içerisinde anahtar teslim olarak tüm montaj işlemlerinin tamamlanacağı ve sistemin elektrik enerjisi üreteceğini ve kabul süreçleri için gerekli başvuruları yapmış olacağını kabul beyan ve taahhüt eder. Aksi taktirde geciken her gün için Madde 7' de belirtilen gecikme cezası uygulanacaktır.'' şeklinde açık hüküm bulunduğunu, davalı şirket bu süre sınırını çoktan aştığını, bu sebeple müvekkili davalı şirkete 17/10/2022 tarihinde sözleşmeden üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi aksi taktirde cezai şartları uygulayacağını ve hatta sözleşmeyi dahi fesih edebileceğini bildirir ihtarnameyi ... 5. Noterliği aracılığıyla göndermiş olup karşı taraftan herhangi bir cevap alamadığını, sonrasında gene şirket yetkilileri ile sosyal medya üzerinden görüşülmüş olup şirket yetkilileri sözleşmede yazılan marka invertörün sağlanamadığı bu sebeple gecikme yaşandığını belirtmiş olsa dahi müvekkili sözleşme hükümlerini olduğu gibi yerine getirilmesini ısrarla talep ettiğini, kaldi ki şirket yetkilisi ile olan sosyal medya görüşmelerinde açıkça görüleceği üzere kendileri bu durumdan ötürü olan mahcubiyetleri ile müvekkilinden özür dahi dilediğini, müvekkili davalı şirketin işlemleri tamamlamasını belirli bir süre daha beklemiş ancak halen bir gelişme olmayınca 28/12/2022 tarihinde ... 5. Noterliği aracılığıyla davalı şirkete ikinci kez ihtarname gönderildiğini, sonrasında müvekkili anahtar teslim şeklinde bir sözleşme yapmış olmasına karşın müvekkilinden bazı bölümleri kendisi tamamlanması istendiğini, müvekkili bunları süreç uzamaması adına istemeyerek de olsa kendi cebinden yaptırdığını, karşı tarafa bunları rücu edeceğini açıkça bildirdiğini, sonuç olarak müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm zararlarının bilirkişi marifetiyle tespitini gerekmektedir ve ... 12. İcra Dairesi 2023/82755 Es.. Sayılı dosyası kapsamında alacaklı olarak görünen ...Enerji San. Tic. Ltd. Şti'ye hiçbir borcu olmadığını, iş bu sebeplerle bütün bu izah edilen nedenlerden dolayı haksız ve kötüniyetle işleme konulmuş icra takibi ile alakalı olarak borçlu olmadıklarının tespiti hususunda iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, izaha çalışan nedenlerden dolayı; İvedilikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile icra veznesine yatacak paranın dava neticelenip karar kesinleşinceye kadar alacaklıya ödenmemesine karar verilmesine, ve icra dosyası üzerinde koyulan haciz ve yakalamaların kaldırılmasına, davanın ve istirdat talebinin kabulü ve borçlu olmadıklarının tespiti, sözleşmeden doğan zararlarının bilirkişi marifetiyle tespiti ile icra takibinin iptaline ve haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine %20’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine, yargılama masraflarının ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Her ne kadar davacı tarafın, 'sözleşmenin imzalandığı gün sözleşmenin 3 maddesinde yazılı olduğu gibi 10.000 dolar peşin olarak ödenmiştir' şeklinde bir iddiası olsa dahi, müvekkili şirkete böyle bir ödeme yapılmadığını, bir ödemenin yapılmadığı pek tabii ki ispatlanamayacağından, yapıldığı yönünde bir iddia var ise bunun varlığının, iddia eden tarafça kanıtlanması gerektiğini, devamla, davacı yan, müvekkil şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, taahhüt edilen işlerin geciktirildiğini ifade ettiğini, ancak gerçek durum bunun aksine olduğunu, davacı yan tarafından sözleşme konusu işin başlangıcında ödeme yapılması gerekmekte iken, bu ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket buna rağmen, karşılıklı güven ilişkisi nedeniyle işin çok büyük bir kısmını tamamladığını, günümüz itibariyle, müvekkil sözleşme konusu edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş durumdadır ve halen davacı yandan herhangi bir ödeme alamadığını, ülkenin bulunduğu ekonomik şartlar yeterince zorlu iken, yapılan işin karşılığının alınamaması ve yapılacak olan ödeme tutarının da zaman içerisinde değer kaybetmesi nedeniyle, bu ticari ilişkinin mağduru olan taraf, asıl olarak müvekkili olduğunu, davacı yan, dava dilekçesindeki iddiaların dayanağı olarak Buldan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/6 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunu öne sürdüğünü, söz konusu rapora taraflarınca itiraz dilekçesi sunulmuş olup, bu itiraz dilekçemizde de bahsedildiği üzere, bilirkişi raporunda, uyuşmazlık konusu olan hiçbir husus detaylıca değerlendirilerek tespit edilememiş, genel geçer ifadelerle Habib Başişçi'nin "Kesinlikle Zarar Gördüğü" belirtildiğini, bahsettikleri genel geçer ifadelerin çoğu Habib Başişçi'nin beyanları baz alınarak sarf edildiğini, örneğin, eğer ki invertörün istenilenden farklı marka kullanıldığı tespiti yapılıyorsa, bunun birtakım bilgi ve belgelerle, gerekli ise çekilmiş olan görüntülerle dosyaya sunulması gerektiğini, bilirkişilerce ise bu yapılmadığını, detaylı bir değerlendirme yapılmadığı gibi, yapılmış olan değerlendirmeler de somut belgelerle desteklenmediğini, halbuki, bilirkişinin mahkemece seçilme nedeni, bilimsel bilgi ve deneyimi ile hâkimin çok karışık maddi vakıa konusundaki eksik bilgisinin giderilmesine yardımcı olduğunu, bu yönüyle, bahse konu bilirkişi raporu, yetersiz ve somut verilerle desteklenmemiş türden bir rapor olduğunu, bu nedenle de, davacı yanın iddialarını destekleyebilecek nitelikte bir rapor olmaması nedeniyle, mahkemece dikkate alınmamasını, hiçbir şekilde davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, eğer ki davacı tarafından yukarıda bahsi geçen iddialar öne sürülüyorsa, buna ilişkin itirazın, kendilerine ödeme emri tebliğ edildiğinde yapılması gerektiğini, ancak, somut olayda, tarafımızca başlatılan icra takibine hiçbir itirazda bulunulmadığını, ortada kesinleşmiş bir icra takibi var iken, birtakım Whatsapp konuşmaları ve genel geçer bir bilirkişi raporu öne sürülerek dava konusu taleplerde bulunulmasının mesnetsiz olduğunu, açıklamış oldukları nedenlerden dolayı işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece resen dikkate alınacak sair hususlar doğrultusunda, sabit olacak iddiaları gereği; Hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat davası olduğu anlaşıldı.
Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 10.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda:Makina Mühendisliği Yönünden: Yükleyici ESM Solar Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından; Tablo:1 / Madde-1-7-8-9-10-11-12-13-14’ de bildirilen uygunsuzluklar ve eksiklikler giderilmediğinden, Sözleşme şartına göre Growatt30 - 30 kW’ lık invertör montajı yapılması gerekirken, Solis S5-GC30K 30KW’ lık invertör montajı yapıldığından, devreye alma ve test işlemleri yapılmadığından, ADM EDAŞ 117 No’ lu tutanakta tespit edilen 9 adet uygunsuzluk giderilmediğinden, tüm bu uygunsuzluklar giderilmediği ve sistem montajı yapıldıktan sonra hiç çalıştırılmadığından, dolayı sözleşme şartlarına göre yükleyici ESM Solar Enerji San. ve Tic. Ltd. Şti. yükümlülüklerini yerine getirmediğini, Mali Yönden: Davalı firmanın, ticari defter kayıtlarında icra takip tarihi olan, 17.03.2023 tarihine göre; 24.000,00, USD ve Türk Lirası cinsinden, 625.35,60 TL tutarından davacıdan alacaklı olduğunu, davalı firmanın, dava tarihi olan, 28.12.2023 tarihine göre; 16.505,02 USD davacıdan alacaklı olduğunu, davalı firmanın, dava tarihi olan 28.12.2023 tarihine göre; Türk Lirası cinsinden, 422.413,33 TL tutarında, davacıdan alacaklı olduğunu, Gecikme Cezası Yönünden: Sözleşmeye göre dava tarihi itibariyle 518 gün gecikme olduğu ve gecikme tazminatı / ceza koşulunun 25.900,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 14.10.2025 tarihli raporda:Taraflar arasında 25.07.2022 tarihinde akdedilen KDV hariç 20.000 USD tutarlı sözleşmenin götürü bedelli anahtar teslimi eser sözleşmesi olduğu, Sözleşme hükümlerine göre davalı yüklenicinin işi zamanında tamamlamadığı ve tesisin 2025 yılı başı itibariyle dahi enerji üretemediğini, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında eksik bıraktığı iş kalemlerinin piyasa rayiçlerine göre sözleşme bedelinin % 13’ü olduğu, Buna göre davalı yüklenicinin yaptığı iş bedelinin 17.400USD +KDV = 20.880 USD olacağı, bu tutarın icra takip tarihi itibariyle TCMB. USD efektif satış kuru karşılığının 547.703,28 TL olduğunu, bu durumda davacının davalıya 3.129,00 USD (takip tarihi itibariyle 81.840,72TL) borcunun bulunmadığını, sözleşme kapsamında davacının davalıya sözleşme imza aşamasında avans- peşinat olarak 10.000 USD avansı ödemediğinin davacı tarafından teklif edilen ve davalı yanca eda edilen yeminle kesin olarak belirlenmiş olduğunu, TBK 97 maddesinde “ Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde ulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Yönündeki hüküm gereği, başlangıçta iş sahibi tarafından peşin- avans – olarak ödenmesi gereken 10.000USD nin ödenmemiş olması nedeniyle davacı iş sahibinin TBK. 106. Maddesi uyarınca (alacaklının) temerrüdüne düştüğünün mahkemenin takdirinde olduğunu, bu durumda alacaklının temerrüdüne uğrayan davacının, yerleşik içtihatlarda da ifade edildiği üzere TBK 97 uyarınca davalı yükleniciden işin süresinde tamamlanması istenemeyeceği gibi, işin gecikmesi halinde ifaya ekli cezai şartın tediyesi ve cezai şart alacağının iş bedelinden indirilmesi talep edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi bilirkişi heyetinden alınan 23.04.2025 tarihli ek raporda:Davalı Firmanın, ticari defter kayıtlarında icra takip tarihi olan, 17.03.2023 tarihine göre; 24.000,00 USD / Türk Lirası cinsinden, 625.35,60 TL, Davalı firmanın, davacıdan, alacaklı, olduğunu, dava tarihi olan, 28.12.2023 tarihine göre; 16.505,02 USD, Davalı firmanın, davacı'dan alacaklı olduğunu, Ayrıca; Davacının taraflar arasında imzalanan sözleşme şartlarından 10.000,00 USD avansı davacı şirkete ödemediğinden kusurlu olduğunu, davalı şirketin sözleşme uyarınca avans ödenmediğinden işe başlamama hakkı olduğu halde başlayıp tamamına yakın kısmını tamamladığını, ancak sözleşme uyarınca anahtar teslimi hizmet ve devreye alma esasına göre tesis edilecek olan Güneş Enerjisinden Elektrik Üretim tesisinin montajının yapılması, sistemin test edilerek devreye alınmasını tam olarak yerine getirmediğini, sistemde yukarda belirtilen eksiklikler olduğunu, Elektrik Dağıtım Şirketinin ( Aydem ) kabulü ile üretime geçebileceğinden sistemin montajının yapılmasının ifanın kabulü için yeterli olmadığını, iki tarafın da sözleşmede belirtilen yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmediklerini, iki tarafın da mütemerrit durumda olduğunu, davalının sözleşmede belirtilen tutar kadar yaptığı icra takibinin kesin leşmiş olduğunu, davalının icra dosyasına bir kısım ödemelerde bulunduğunu, icra takibi sonucunda dosya alacağı tahsil edilip infaz edildiğinde davacının alacağının tamamını tahsil etmiş olacağını bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 01.12.2025 tarihli ek raporda: Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin korunduğunu, taraflar arasında 25.07.2022 tarihinde akdedilen KDV hariç 20.000 USD tutarlı sözleşmenin götürü bedelli anahtar teslimi eser sözleşmesi olduğunu, Sözleşme hükümlerine göre davalı yüklenicinin işi zamanında tamamlamadığı ve tesisin 2025 yılı başı itibariyle dahi enerji üretemediğini, davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında eksik bıraktığı iş kalemlerinin piyasa rayiçlerine göre sözleşme bedelinin %13’ü olduğunu, buna göre davalı yüklenicinin yaptığı iş bedelinin 17.400USD +KDV = 20.880 USD olacağını, bu tutarın icra takip tarihi itibariyle TCMB. USD efektif satış kuru karşılığının 547.703,28 TL olduğunu, bu durumda davacının davalıya 3.129,00 USD (takip tarihi itibariyle 81.840,72TL) borcunun bulunmadığını, sözleşme kapsamında davacının davalıya sözleşme imza aşamasında avans- peşinat olarak 10.000 USD avansı ödemediğinin davacı tarafından teklif edilen ve davalı yanca eda edilen yeminle kesin olarak belirlenmiş olduğunu, TBK 97 maddesinde “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde ulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” Yönündeki hüküm gereği, başlangıçta iş sahibi tarafından peşin- avans – olarak ödenmesi gereken 10.000USD nin ödenmemiş olması nedeniyle davacı iş sahibinin TBK. 106. Maddesi uyarınca (alacaklının) temerrüdüne düştüğünün mahkemenin takdirinde olduğunu, bu durumda alacaklının temerrüdüne uğrayan davacının, yerleşik içtihatlarda da ifade edildiği üzere TBK 97 uyarınca davalı yükleniciden işin süresinde tamamlanması istenemeyeceği gibi, işin gecikmesi halinde ifaya ekli cezai şartın tediyesi ve cezai şart alacağının iş bedelinden indirilmesi talep edemeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Dava, davalı yanca davacı aleyhine girişilen icra kovuşturmasından sonra açılmış İİK 72
maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat istemlidir.
Sözleşmenin ''D- “Gecikme Cezası” başlıklı 7. maddesinde; “Sözleşme konusu malzemeleri veya
sistemin montajını, testlerini, devreye almasını 4. maddede belirtilen sürelerde sözleşme
şartlarına göre bitirip teslim edemediği taktirde İşverenin zarar ve ziyan talep hakları saklı
kalmak kaydıyla İşverene gecikilen her gün için 50 USD günlük gecikme cezası
ödeyecektir. İşveren günlük gecikme cezasını da alarak iş, devam ettirmekle ya da
sözleşmeyi fesih edip Yüklenicinin teminatını gelir kayıt etme-tahsil hususlarında
serbesttir……. Yüklenici bu cezai şart miktarının tacirler arasında kararlaştırılmış makul bir
cezai şart olduğunu ve basiretli bir tacir olarak bu cezai şart miktarının butlanını veya
tenkisini ” talep edemeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.”
şeklindedir.ı yanın Buldan Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı 2023/6 D.iş sayılı dosyası uyarınca
olay mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen Bilirkişi heyeti raporunda; “yüklenici Esm
Solar Enerji San. Tic. Ltd. Şti. sözleşme hükümleri ve teknik şartnameye uygun olarak taahhüdünü yerine getirememesi sonucu Davacı Habib Başişçiin mağdur olduğu ,Çatı Ges için yapılan ve projede gözükenlere göre çatıdaki paneller yerine konulmuş sayı ve
kullanılacak markaların doğru olduğu, Ancak invertörün istenilenin kullanılmadığı başka
marka kullanıldığı, Projeye göre kullanılması gereken kablo kesitinden daha düşük 3x25+16
kablo kullanıldığı, Projeye göre GES panosunun uygun olmadığı eksiklerinin olduğu, ayrıca
GES panolarının olduğu yerin ön tarafının yönetmeliğe göre güvenlik için çit yapılmadığı
Ayrıca ADM EDAŞ (Adm elektrik dağıtım A.Ş.) şirketi tarafından geçici kabule gelen heyet
tarafından da eksiklerin tespit edildiği ve bu eksikler yapılmadan sistemin çalışmasına izin
verilmediği görülmüştür. Bu eksiklerin giderilmesi sonucu sistemin devreye alınarak Çatı
GES in çalışmaya başlayabileceği…”tespitleri yapıldığı, davacı yan tarafından davalı yana ... 5. Noterliğinin 17 Ekim 2022 tarihli
32081 yevmiye nolu İhtarnamesi keşide edildiği, İhtarnamede özetle, Sözleşmenin 4.
maddesinde yer alan iş süresi 45 gün içinde işin bitirilip teslim edilmediği, Sözleşmenin 7.
maddesinde yazıldığı üzere gecikilen gün sayısında cezai şartın uygulanacağının ve
sözleşmenin vaktinde yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararların tazmin edileceğinin,
Ayrıca makul süre içerisinde proje sonuçlandırılmaz ise sözleşmenin fesih edileceğinin, ihtar
edildiği,
davacı yan tarafından davalı yana ... 5. Noterliğinin 28 Aralık 2022 tarihli
41876 yevmiye numarası ile keşide edilen İhtarnamede özetle, Sözleşmenin 4. maddesinde
yer alan iş süresi 45 gün içinde işin bitirilip teslim edilmediği, Sözleşmenin 7. maddesinde
yazıldığı üzere gecikilen gün sayısında cezai şartın uygulanacağının ve sözleşmenin vaktinde
yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararların tazmin edileceğinin, Son olarak iş bu
ihtarname elinize ulaştıktan itibaren 2 haftalık süre içinde sözleşmedeki hususların yerine
getirilmez ve iş tamamlanmaz ise sözleşmenin fesih edileceğinin, ihtar edildiği,
davalı yan tarafından 17.07.2023 tarihinde ... 5. Genel İcra Dairesinin
2023/82755 E nolu dosyası ile davacı borçlu hakkında girişilen ilamsız takiplere ilişkin İcra
takibinde takip talepnamesi ve buna uygun düzenlenen ödeme emrinde;
24.000 USD fiili ödeme günündeki TL karşılığının Bankalarca mevduata fiilen uygulanan azami faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. 14.07.2023 tarihinde USD kuru
26.1665 TL olarak gösterilerek 627.996,00TL üzerinden harcın ödendiği anlaşılmıştır.
Borcun sebebi olarak 11.07.2023 tarihli faturadan doğan C/H alacağı olarak yer
almıştır.
Tüm dosya kapsamında taraflar arasında 25.08.2022 tarihinde GES yapım sözleşmesi akdedildiği,
taraflar arasında asıl ilişki 25.07.2022 tarihli eser sözleşmesi olup, sözleşme hükümleri
ile tarafların hak ve yükümlülükleri belirlenmiştir. IV. bölümde ilgili hükümlerine yer verilen
sözleşmenin 2., 3., 4. maddelerine göre; davalı davacıya ait işyerinin çatısına GES tesisi
kurmayı, her türlü malzeme ve işçilik dahil anahtar teslim test ve devreye alma işlemlerini
tamamlayarak davacıya teslim etmeyi üstlenmiş olup, sözleşme bedeli 20.000 USD + KDV
olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasındaki eser sözleşmesi anahtar teslim götürü
bedelli sözleşme niteliğinde olup, Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine
teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini sözleşme şartlarında
ödemektir.
Sözleşmenin 3. maddesinde; “sözleşme ile birlikte, 10.000 USD nakit avans
alınacaktır. Kalan ödeme iş devamında hak ediş olarak yapılacaktır.” hükmü yer almakta olup, sözleşmenin söz konusu hükmünün teknik olarak okunması sözleşme imzası aşamasında
avans ödemesinin yapılmış olması şeklindedir. Zira, avans ödemesinin “sözleşme ile birlikte”
yapılması öngörülmüştür.
Davacı tarafından davalıya 10.000 USD avans ödemesi yapıldığına dair dosyada bir
belge bulunmadığı gibi, Davacı tarafından bu ödemenin yapıldığına ilişkin yemin teklifi
davalı yanca kabul edilmiş ve yemin davalı yetkilisince 01.12.2024 tarihli duruşmada yerine
getirilmiş olup, davalı yetkilisi kendilerine 10.000 USD avansın verilmediği ve davacının
hiçbir bedel ödemediği konusunda yemin etmiştir. Bu nedenle avansın- peşinatın ödenmediği
kesin olarak belirlenmiştir. Davalı yan sözleşme kapsamında kendisine başlangıçta ödenmesi
gereken 10.000 USD avansın- peşinatın- ödenmesine karşın işe başlamış ve devam etmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesine göre GES tesisinin devreye alınarak davacı iş sahibine sözleşme tarihinden itibaren 45 gün içerisinde teslim edilmesi
öngörülmüş olmakla birlikte, sözleşmedeki süre 8 Eylül 2022 tarihinde dolmuş olmasına
karşılık davalı yüklenicinin edimlerini tamamlayarak GES tesisini davacıya zamanında ve tam
olarak teslim etmediği sabittir. Davacı yan tarafından davalı yükleniciye 17 Ekim 2022 ve 28
Aralık 2022 tarihinde 2 ayrı noter kanalıyla ihtarname keşide edildiği , ihtarnamelerde özetle;
iş süresi olan 45 gün içinde işin bitirilip teslim edilmediği, Sözleşmenin 7. maddesinde
yazıldığı üzere gecikilen gün sayısında cezai şartın uygulanacağı ve sözleşmenin vaktinde
yerine getirilmemesinden kaynaklanan zararların tazmin edileceği, Ayrıca makul süre
içerisinde proje sonuçlandırılmaz ise sözleşmenin fesih edileceği, ihtar edildiği,
görülmektedir. Davacı yan; davalı edimlerinin belirtilen sürede yerine getirilmemesi halinde
sözleşmenin fesih edileceği yönünde ihtar gönderilmiş olmakla birlikte, davacı fesih iradesini
kullanmamış ve sözleşme ayakta kalmıştır. Olayımızda akdedilen sözleşme uyarına – sözleşme tarihinde- ödeneceği belirtilen
10.000 USD avans- peşinatın ödenmediği davacı tarafından teklif edilen ve davalı yanca eda
edilen yeminle kesin olarak belirlenmiştir. TBK 97 maddesinde “ Karşılıklı borç yükleyen
bir sözleşmenin ifası isteminde ulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine
göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş
olması gerekir.” Yönündeki hüküm gereği, başlangıçta iş sahibi tarafından peşin- avans –
olarak ödenmesi gereken 10.000USD nin ödenmemiş olması nedeniyle, davalı yükleniciden
işin süresinde tamamlanması istenemeyeceği gibi, işin gecikmesi halinde ifaya ekli cezai
şartın tediyesinin de istenemeyeceği anlaşılmıştır.
Bilirkişilerce 27 Mart 2024 tarihinde bizzat
yerinde yapılan incelemeler sonucunda;
- 1 adet İnvertörün sözleşmede yer alan ... marka yerine Solis marka olarak
tesis edildiği, Teknik özellikler aynı olmakla birlikte kalite ve performans farkı nedeniyle
sözleşmeye uygun olmadığı,
- Kablo tava sisteminde 3 yerde açıklık olduğu,
- Paneller topraklama hattının uygunluk testi bulunmadığı,
İnvertör pano odası ve kapsısında topraklama tesisatı olmadığı,
İnvertör pano odası sol yanında bulunan hava kompresörünün yerinin uygun
olmadığı,
- Çatıdan invertöre gelen kablo kanalının çatıdan geçtiği açıklığın su geçirmeyecek
şekilde kapatılmadığı, Bu uygunsuzluk giderilmeden sistemin kullanılmasının can ve mal
güvenliği açısından kesinlikle uygun olmadığı,
- Modemin pano içine montaj edilmediği, gelişi güzel bırakıldığı, uygun olmadığı,
- Modem kablosunun sıva üstü kablo kanalından geçirilmediği, gelişi güzel
bırakıldığı, uygun olmadığı,
Panel topraklama bağlantı cıvatalarının üç tanesinin paslandığı, uygun olmadığı,
ADM EDAŞ’ça 117 nolu tutanakla tespit edilen 9 adet uygunsuzluğun giderilmediği
tespitleri yapılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda İnvertör demontajı ile sözleşmedeki
invertörün montajı, Kablo tava sistemindeki açıklıkların kapatılması, invertör pano odası ve
panellere ait topraklama sisteminin tamamlanarak test işlemlerinin yapılması, invertör pano
odasındaki hava kompresörünün demontajı ile uygun yere montajı, kablo geçişlerindeki
açıklıkların kapatılması, gelişi güzel bırakılan modemin ve kablolarının teknik gerekliliklere
uygun şekilde montajı, bölge dağıtım şirketince belirlenen eksikliklerin tamamlanması,
sözleşme kapsamındaki davalı yüklenici tarafından eksik bırakılan iş kalemlerini
oluşturmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu dikkate
alınarak, işin yapım ve teslimi tarihine göre söz konusu eksikliklerin götürü bedeldeki nispeti
dikkate alınarak eksik işlerin değerlendirilmesi gerekecektir. İş sahibince yapılan eksik işler
dahil eksik işlerin Piyasa rayiç değerlerine göre KDV hariç 20.000 USD olan götürü sözleşme
bedeline nispeten eksik işlerin tüm işin % 13’ü nispetinde olacağı taktir ve tespit edilmiş olup,
buna göre davalının sözleşme kapsamında yaptığı iş karşılığı hakettiği bedel 20.000 * 0,87 =
17.400,00 USD + KDV olacaktır.
Davalı yan 11.07.2023 tarihinde toplam sözleşme bedeli üzerinden davacı adına fatura
kesmiş ve fatura tarihinden sonra icra takibine girişmiş icra takibinde USD Dolar kuru
14.07.2023 tarihli kura göre hesaplanmıştır. Dava tarihi ise 28.12.2023’tür.
İcra takip tarihi itibariyle gerçekleştirilen işe isabet eden tutar KDV dahil; (Katma
Değer Vergisi (KDV) Oranları 07.07.2023 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan ve 10
Temmuz'dan itibaren yürürlüğe giren değişiklikle KDV oranı %18 olan ürün ve hizmetlerdeki
vergi oranı %20'ye yükseltilmiş olduğundan)
17.400,00 USD + %20 KDV = 20.880,00 USD olup icra takip tarihi itibariyle TL
karşılığı Efektif Satış kuru 1 USD = 26.2310 TL olduğundan;
20.880,00 USD x 26.2310 = 547.703,28 TL olarak hesaplanmıştır.
Davacının icra takibinde talep ettiği tutar ise 24.000 USD = 627.996 TLdır.
Bu durumda davacının borçlu bulunmadığı tutar ; 24.000 USD – 20.880 USD= 3120,00
USD (81.840,72 TL) olduğu hesaplanmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında götürü bedelli anahtar teslimi eser sözleşmesi bulunduğu, davalı yanın işi eksik bıraktığının raporla belirlendiği, davacının sözleşmede belirlenen avans-peşinat olarak 10.000 USD avansı ödemediğinin davacı tarafından teklif edilen ve davalı yanca eda edilen yeminle kesin olarak belirlenmiş olduğunu, TBK 97 maddesinde “Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde ulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.” yönündeki hüküm gereği, avans ödemesinin yapılmamış olması nedeniyle davacı iş sahibinin TBK. 106. Maddesi uyarınca (alacaklının) temerrüdüne düştüğü, bu durumda alacaklının temerrüdüne uğrayan davacının, yerleşik içtihatlarda da ifade edildiği üzere TBK 97 uyarınca davalı yükleniciden işin süresinde tamamlanması istenemeyeceği gibi, işin gecikmesi halinde ifaya ekli cezai şartın tediyesi ve cezai şart alacağının iş bedelinden indirilmesi talep edemeyeceği, bu nedenle yalnızca eksik iş bedelinin talep edilebileceği, bu miktarın da bilirkişi raporunda belirlenen 3.129,00 USD yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının kabulü gerekeceği değerlendirilmekle davanın bu miktar yönünden sübut bulduğu, şartları oluşmadığından davacı aleyhine, kötüniyet sübut bulmadığından davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
... ...E. Sayılı dosyasında davacının davalıya 3.129,00TL USD borçlu olmadığının tespitine, bakiye kısma ilişkin talebin reddine,
İcra İnkar ve kötü niyet tazminatının şartlar oluşmadığından taraflar aleyhine hükmedilmesine yer olmadığına,
Alınması gereken 9.365,96TL harçtan peşin alınan 12.089,85TL (269,85TL+11.820,00TL) harcın mahsubu ile fazla alınan 2.723,89L harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 405,60TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 12.398,10TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 143.181,95TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 25.032,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 3.254,16TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 210,00TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 182,70TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazla kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/02/2026