Kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve hazine adına tescil davasında, taşınmazın orman vasfının tespiti için bilirkişi raporları ve kadastral verilerin incelenmesi sonucu Yargıtay bozmasından sonraki istinaf mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresi tarafından, Ankaradaki 196 numaralı parselin kesinleşen orman sınırları içinde olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve hazine adına orman vasfıyla tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin taşınmazın belirli kısımlarını orman olarak tespit edip tesciline hükmettiği, ancak Yargıtayın orman sınır noktalarının tespiti ve hava fotoğraflarıyla karşılaştırılmasındaki eksiklikler nedeniyle kararı bozduğu, bozma sonrası istinaf mahkemesinin yeniden taşınmazın belirli bölümlerinin tapusunu iptal edip hazine adına tesciline karar verdiği, davacı Orman İdaresinin ise taşınmazın tamamının orman olduğunu ileri sürerek bu kararı temyiz ettiği ve taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplandığı bir hukuki süreci özetlemektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/375 E., 2023/913 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... köyü 1 96... parsel sayılı taşınmazın, kesinleşen orman sınırları içerisinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2015/89 Esas, 2017/82 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (A1) harfi ile gösterilen 2.660,96 m²sinin, bilirkişi raporunda (A2) harfi ile gösterilen 1.428,64 m²sinin, bilirkişi raporunda (A3) harfi ile gösterilen 199,34 m²sinin orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.06.2018 tarihli ve 2018/938 Esas, 2018/800 Karar sayılı kararı ile, istinaf talebinin kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2017 tarihli ve 2015/89 Esas, 2017/82 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 22.11.2016 havale tarihli teknik bilirkişilerin raporunda (A1) harfi ile gösterilen 2.660,96 m², (A2) harfi ile gösterilen 1.428,64 m², (A3) harfi ile gösterilen 199,34 m² yüzölçümündeki bölümlerinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.02.2017 tarihli ve 2015/89 Esas, 2017/82 Karar sayılı kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.12.2021 tarihli ve 2021/10295 Esas, 2021/12273 Karar sayılı ilamıyla, "orman kadastrosuna ait çalışma tutanaklarında, orman sınır noktalarının davalıya ait tarlanın köşelerine yerleştirildiği ve orman sınırının sağ tarafı orman sol tarafı davalıya ait tarla olmak üzere ilerlediği belirtildiği halde, orman kadastrosunun yapıldığı tarihe ait hava fotoğraflarında söz konusu tarlanın sınırının ne şekilde göründüğü ve bilirkişilerce kabul edilen orman sınır noktalarının gerçekten de tutanakta tarif edildiği yerlerde bulunup bulunmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, yine çekişmeli taşınmazın kuzeyinde yer alan Baltalı köyüne ait orman kadstrosuna ilişkin tutanak ve haritalar getirtilerek taşınmazın sınırında yer alan 43... OS numaralı orman sınır noktalarının bilirkişilerce doğru yerde belirlenip belirlenmediğinin araştırılmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "taşınmazın kısmen orman sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 96... parsel sayılı taşınmazın orman bilirkişiler ve fen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 19.06.2023 tarihli ek rapor ekinde bulunan Ek 2 nolu krokide (A1) harfi ile gösterilen 2.660,50 m², (A3) harfi ile gösterilen 199,50 m² yüzölçümlü bölümleri ile orman bilirkişi ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenen 15.11.2016 tarihli rapor ve ekindeki krokide (A2) ile işaretlenen 1.428,64 m² yüzölçümlü kesiminin tapu kaydının iptal edilip aynı adanın takip eden parsel numaraları verilerek ayrı parsel numaralarıyla orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebeplerDavacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamının orman sınırları içine kaldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davaya etkisinin ve uyuşmazlığı sona erdirecek nihai karar şeklinin belirlenmesi bakımından, karar tarihinden sonra 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7585 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek 22. madddenin değerlendirilmesi gerekmektedir.6831 sayılı Orman Kanunu'na eklenen Ek 22. maddede; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen Devlet ormanı olarak sınırlandırılan taşınmazlardan;a) Hazine adına kayıtlı olmayan, tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulup halen gerçek veya tüzel kişiler adına tapuda tescilli olanlar için malikleri, kadastro tespitleri davalı olanlar için ise davaya taraf olan gerçek veya tüzel kişiler tarafından idareye başvurulması ve söz konusu başvurunun Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmesi,b) ... tarafından resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda gerçek veya tüzel kişiler adına var olan tapu kayıtlarının doğruluğunun tespit edilmesi, hallerinde mevcut tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki varsa orman şerhleri terkin edilerek söz konusu taşınmazlar hakkında bu Kanun hükümleri uyarınca işlem yapılır.Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen ancak tapuda henüz infaz edilmeyen kararlara konu taşınmazlar hakkında taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmamış olması veya taşınmaz bedeli karşılığı olarak mahkeme kararları gereğince ödeme yapılmışsa yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi hallerinde bu madde uyarınca işlem yapılır. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.Açılan davalar sonucunda tapularının iptaline karar verilerek kesinleşen kararlardan infaz edilerek/rızaen terk edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde önceki malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulması, taşınmaz bedeli karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmamış olması veya ödeme yapılmış olması halinde yapılan toplam ödemenin Hazineye geri ödenmesi halinde ilgilisine iade edilir. Ancak Hazineye geri ödenecek bedel taşınmazın güncel rayiç bedelinden az olamaz.İkinci ve üçüncü fıkralar kapsamında kalan taşınmazlardan Orman İdaresince bildirilen, malikleri veya akdi ve kanuni halefleri tarafından idareye başvurulmayan veya mahkeme kararları gereği yapılan toplam ödemesi Hazineye geri ödenmeyen üç hektardan küçük taşınmazlar ve alan büyüklüğüne bakılmaksızın taşınmazlar arasındaki tescilli/tescilsiz yol, boşluk ve benzeri alanlar, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilebilir.Bu madde kapsamındaki taşınmazlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır.a) Yapılacak işlemler sonuçlanıncaya kadar ... veya Hazine tarafından açılması gereken davalar açılmaz, devam eden davalar yönünden bu maddedeki işlemler bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır, bu taşınmazların aynına yönelik dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süreler işlemez. Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmez.b) Yapılacak giderler tapu maliklerince Orman Genel Müdürlüğünün hesaplarına hizmet gideri olarak yatırılır.c) Mevcut orman izinleri ve yapılan kiralamalar iptal edilmiş sayılır.ç) Ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılmış her nevi bina ve tesis bulunan yerler bu madde kapsamında değerlendirilmez.d) Rayiç bedeller, 6292 sayılı Kanun kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce hesaplanır.e) İade işleminin gerçekleşmesi halinde idarelerden, hiçbir şekilde tazminat ve ecrimisil talep edilemez.Bu madde hükümleri;a) Sonradan imar uygulaması yapılmış olsa bile, 26.01.1939 tarihli ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun, mülga 11.06.1945 tarihli ve 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu kapsamında tapuya bağlanmış fakat temlik şartları yerine getirilmemiş, 09.07.1945 tarihli ve 4785 sayılı Kanun kapsamında bedeli ödenerek devletleştirilmiş, mülga 08.02.1937 tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanunu'nda mülga 24/3/1950 tarihli ve 5653 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemeler kapsamında tevzi edilmiş fakat tapuya bağlanmamış, tapu ve kadastro veya imar mevzuatı kapsamında yapılan çalışmalarda uygulama görememiş eski kayıtlı taşınmazlar ile 25.02.1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamındaki taşınmazlarda,b) 2634 sayılı Kanun kapsamında sınırları tespit ve ilan edilen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri, turizm merkezleri, turizm bölgeleri ve turizm alanlarında kalan, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ve mübadele anlaşmaları kapsamında olan yerler ile bu Kanuna göre belirlenmiş özel statülü orman alanları ile orman rejimine alınan yerlerde bulunan, izin ve irtifak hakkı tesis edildiğinden ifraz edilerek oluşturulan, yanan orman sahalarında bulunan, geometrisi ve arz üzerindeki yeri belli olmayan taşınmazlarda, uygulanmaz.Bu madde kapsamında yapılan işlemler sonrasında orman kadastro kayıtları güncellenir.Bu maddenin uygulanması sonucunda; tapu kayıtları geçerli kabul edilen, ilgililerine iade edilen ve dördüncü fıkra kapsamında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce değerlendirilecek taşınmazların alanından az olmamak üzere Devletin hüküm ve tasarrufu altında veya Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek veya orman olarak kullanılmak üzere tahsis edilir.Bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür.Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından görüş alınarak ... tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.Eldeki davada; dava konusu taşınmazın 1960 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında davalılar adına tespit ve tescil edilerek tapu kaydının oluştuğu ve davacı ... İdaresi tarafından, bölgede 1997 yılında yapılan orman kadastrosunda taşınmazın orman sınırları içine alındığı ve orman sınırlarının itirazsız kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tescilini talep ettiği anlaşılmaktadır.Bu itibarla; dava konusu taşınmazların niteliklerine ve hukuki durumlarına göre, söz konusu yasal düzenlemenin, görülmekte olan bu davaya etkisinin değerlendirilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, bozma nedenine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan nedenlerle;Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.