8. Hukuk Dairesinin bozma kararı sonrası Aydındaki kadastro parsellerinin orman, 2/b ve mera vasıflarının tespiti ve tesciline ilişkin uyuşmazlığın incelenmesi.
Özet: Kadastro mahkemesinde görülen ve Aydın ilindeki 1059, 1063 ile 1418 parsel sayılı taşınmazların orman, mera veya zilyetlikle kazanılan şahıs mülkü olarak tescili taleplerini içeren davada, ilk derece mahkemesinin bu parsellerin orman sınırları, 2/b uygulaması ve mera vasfı hakkındaki kararı, tarafların temyizi üzerine, 1063 parselin bir kısmının orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmemesi, 1418 parselin 2/b uygulamasının iptalinin hatalı olması ve her iki parselin mera kısımlarının özel sicile kaydedilmesi gerektiği gerekçeleriyle Yüksek Mahkemece bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/58 Esas, 2025/4 Kararİlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1059 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş; 10 63... parsel sayılı taşınmazlar ise, mera vasfıyla köy orta malı olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 10 63... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 1063 parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacıya ait olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir. 4. Davacı ... dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 1418 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. 5. Davacı ... dava dilekçesinde; Aydın ili ... ilçesi ... Mahallesi 1059 parsel sayılı taşınmazı davacı ...'dan satın aldığını ve kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 15.10.2018 tarihli ve 2015/41 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu alanda, 1968 yılında orman tahdidinin yapıldığı ve 1971 yılında kesinleştiği, açılan davalar devam etmekte iken 1997 yılında 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması yapıldığı, taşınmazların kısmen orman dışına çıkarıldığı, davacılardan ... 'ın davasının Mahkemenin 2012/12 Esas ve 2013/1 Karar sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve kesinleştiği, gerçek kişi davacıların iddialarının sübut bulmadığı" gerekçesiyle, davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabul üne ve kısmen reddine, 1418 parsel parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 702,60 m²lik kısmının orman sınırlaması içerisinde kaldığının ve davalı olduğu süreçte 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uygulaması yapıldığının tespiti ile kadastro tespiti ve 2/B uygulamasının iptaline, taşınmazın bilirkişi rapuronda (C) harfi ile gösterilen 4.897,40 m²lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile tespitteki vasıfla tapuya tesciline, 1063 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.320,00 m²lik ve (B) harfi ile gösterilen 360 m²lik kısmının orman sınırlaması içerisinde kaldığının yine (B) harfi ile gösterilen kısımda yargılama sürecinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması yapıldığının tespiti ile kadastro tespiti ve 2/B madde uygulamasının iptaline, 1063 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.720,00 m²lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile tespitteki vasfıyla tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 15.10.2018 tarihli ve 2015/41 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararına karşı, davacılar ..., ... vekili, ... vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 19.01.2023 tarihli ve 2021/9786 Esas, 2023/181 Karar sayılı ilamıyla, "tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, doğru ve infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği, bu kapsamda 1063 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 4320 m²lik kısmının sadece kadastro tespitinin iptaliyle yetinilmeyip orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği, 14 18... parsel sayılı taşınmazların (B) harfi ile gösterilen kısımlarının 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu bölümlerin eski incirlik ve meyve bahçesine dönüştüğü, bu nedenle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı, 14 18... parsel sayılı taşınmazların (C) harfi ile gösterilen kısımlarının mera olduğu konusunda bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, her iki parselin (C) harfi ile gösterilen kısımlarının mera olarak sınırlandırılarak mera özel siciline kaydına karar verilmesi gerekirken "tespitteki vasfıyla tapuya tesciline" şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının davaya konu 1063 parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 1063 parselin 20.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 4.320,00 m²lik kısmının tespitinin iptali ile, aynı ada da en son parsel numarasından sonra yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 1063 parselin bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.720,00 m²lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile mera olarak özel sicile kaydına, 1063 parselin bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 360,00 m²lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile 102 no.lu orman kadastro komisyonunun kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırlaması dışına çıkarıldığının tespiti ile bu şekilde bırakılmasına, 1418 parselin bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 4.897,40 m²lik kısmının mera olarak aynı ada ve parsel numarası ile özel sicile kaydına, 1418 parselin bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 702,60 m²lik kısmının kadastro tespitinin iptali ile102 no.lu orman kadastro komisyonunun kararı ile 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırlaması dışına çıkarıldığının tespiti ile bu şekilde bırakılmasına karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 1063 parsel sayılı taşınmazın orman ya da mera vasfında olmadığını, müvekkillerine ait tarım arazisi olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazların orman, mera yada 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması ile orman rejimi dışarısına çıkartılan yerlerden olup olmadığı ve böyle yerlerden değillerse davacı lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru ve infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak biçimde, açık, anlaşılır ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorunda olup, bu kapsamda, dava konusu 10 63... parsel sayılı taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımlarının "incirlik ve meyve bahçesi" vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, sadece kadastro tespitlerinin iptaliyle yetinilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. KARARYukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2-A-b) ve (2-B-b) bentlerindeki "... Kadastro tespitinin iptali ile ..." kelimelerinden sonra gelmek üzere, "... incirlik ve meyve bahçesi vasfıyla Hazine adına tesciline, ..." kelimelerinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.