Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelikten verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunu esastan reddederek onadı.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun yapıldığını, delillerin hukuka uygun elde edildiğini, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiğini, vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığını, eylemlerin doğru nitelendirildiğini ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğunu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilerek uygulandığını belirterek; sanık müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını ve dolayısıyla ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmünü oy birliğiyle onamıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/9232 E.  ,  2026/9024 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/401 E., 2022/17 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/411 E., 2021/27 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53... maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.