Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi ve savunma kısıtlaması nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, kilit tanığın sanık ve müdafilerinin huzurunda veya yasal usullere uygun olarak dinlenmeyip, dinleme tarihinin taraflara bildirilmemesi ve sadece talimat mahkemesindeki beyanlarının okunmasıyla yetinilerek savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmuş, bu durumun Ceza Muhakemesi Kanununun emredici hükümlerine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Anayasada güvence altına alınan haklara aykırılık teşkil ettiği belirtilerek dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/544 E., 2021/620 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/451 E., 2020/5 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delillerden olan tanık ... G.'nin doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanıklar ve müdafilerine bildirilmeden, sanıkların tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek tanığın talimat mahkemesince alınan beyanlarının okunulması ile yetinilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Antalya 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.