6. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari banka kredi sözleşmesinden doğan, konkordato sürecindeki asıl borçluya bağlı müteselsil kefile karşı itirazın iptali davasını inceledi.
Özet: Bir banka, kredi borcunu ödemeyen asıl borçlu şirketin müteselsil kefili hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile tazminat talebinde bulunurken, davalı kefil, asıl borçlu şirket hakkında verilen konkordato kesin mühlet kararı nedeniyle takibin durması gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu gereği asıl borçlunun savunmalarından yararlanma hakkına sahip olduğunu, bankanın konkordato sürecini ve kendisini bilgilendirmediğini, dolayısıyla doğrudan kendisine karşı takibe geçmenin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu savunmaktadır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/886 Esas - 2026/288
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/886 KARAR NO : 2026/288BAŞKAN : ....ÜYE :....ÜYE : ...KATİP :...DAVACI :....VEKİLLERİ : Av..... Av. ...DAVALI : ....VEKİLİ : Av....DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : 20/12/2024KARAR TARİHİ : 09/04/2026G.K.YAZILDIĞI TARİH : 03/05/2026Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA :Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Bankanın .../Öveçler Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... ve davalı .... .... müteselsil kefaleti ile genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca krediler kullandırıldığını, dava dışı kredi borçlusunun, kredi borçlarını ödememesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek, asıl borçlu ile müteselsil kefil borçlulara ... 54. Noterliği 'nin 03.10.2024 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek, borcun ödenmesinin ihtar edilmiş ise de müspet bir netice alınamadığını, bunun üzerine davalı müteselsil kefil ... ... aleyhine, ... Banka Alacaklıları İcra Dairesi'nin 2024/128171 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı/borçlunun itirazının zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetle yapıldığını belirterek, itirazın iptaline ve haksız itiraz sebebi ile davalı borçlunun İİK. 67/2.maddesinde belirtilen oranda tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. SAVUNMA :Davalı vekili savunmasında özetle; Dava konusu Ticari Kredi Sözleşmesinin asıl borçlusu olan ... Şti. hakkında 17.10.2024 tarihinde ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından konkordato kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato talep eden davacıların konkordato kesin mühlet kararı verilmesi talebinin kabulü ile; İİK'nin 289/3.maddesine göre geçici mühletin sona ereceği 23/10/2024 gününden geçerli olmak üzere bir yıl süreyle kesin mühlet verilmesine, İİK'nun 294. maddesi gereğince; Kesin mühlet içinde; Konkordato talep eden borçlular aleyhine, rehinle temin edilmiş alacaklar dışında, 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere tedbiren hiç bir takip yapılamamasına, evvelce başlatılan takiplerin tedbiren durdurulmasına, borçlu aleyhine ihtiyati tedbir ve 2004 Sayılı Kanunun 206. maddesinin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar hariç ihtiyati haciz kararı uygulanmamasına, 294. ve 295. maddede öngörülen diğer yasal koşullara uyulmasına, Dolayısıyla dava konusu Ticari Kredi Sözleşmesinin asıl borçlusu şirket konkordato kesin mühlet süresinde bulunması dolayısıyla şirkete karşı herhangi bir takip ve dava yolu başlatılamayacağı gibi müteselsil kefil olarak bulunan müvekkilin de asıl borçlunun savunma hakkından yararlanabileceğini, asıl borçluya kesin mühlet süresi içerisinde gidilemeyeceği gibi kefile de gidilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Türk Borçlar Kanununun 585. Maddesinde Müteselsil kefalet durumunda kefilinde asıl borçlunun savunmalarına katılabileceğinin belirtildiğini, davacı bankanın konkordato kesin mühlet süreci ve yargılama hususunda bilgileri olduğunu, karar duruşmasına katıldığını, dava konusu ticari kredi sözleşmesindeki bakiye borcun konkordato yapılandırılması kapsamına alındığını, bu duruma karşın doğrudan kefile karşı icra yoluna gitmenin ve huzurdaki dava sürecini başlatmanın ve icra inkar tazminatı istemenin iyi niyet kurallarına ve hayatın olağan akışına aykırı düşeceğini, asıl borçlu şirket ile müvekkili arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, ev hanımı olan müvekkilinin asıl borçlu şirketin yaptığı işler hususunda bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, borçlu şirketin temerrüde düştüğünden ve konkordato sürecinde olduğundan müvekkilinin ancak kendisine icra takibi başlatıldığında haberi olduğunu, asıl borçlu şirketin müvekkiline, bakiye borcu ödeyemeyeceğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, nitekim Türk Borçlar Kanunu 586. maddesinden yola çıkılacak olursa asıl borçlunun temerrüt bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müteselsil kefili olan müvekkilin sorumluluğu doğmamasının mümkün olduğunu, davacı tarafın kefile asıl borçlu şirketin konkordato durumuna düştüğünü bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, nitekim Türk Borçlar Kanununun 594. Maddesine göre; iflasta ve konkordatoda kefile bilgi vermek zorunda olduğunu, asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklının, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorunda olduğunu, alacaklının, borçlunun iflas ettiğini veya borçluya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda, durumu kefile bildirmesi gerektiğini, davacı bankanın asıl borçlu şirketin konkordato haline düştüğünü Müvekkiline bildirmeden, doğrudan takip ve huzurdaki dava sürecini başlatmış olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı yana en üst hadden kötü niyet tazminatı yükletilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak alacaklı bankanın başlattığı icra takibine, davalı/borçlu kefilin yaptığı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyası, takip dayanağı kredi sözleşmeleri, banka kayıtları getirtilmiş, bankacı bilirkişinin, banka kayıtlarını inceleyerek düzenlediği bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Somut olayda, iddia, savunma, tüm deliller ve dosya kapsamına uygun, denetlenebilir mahiyette olan bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu Aypek Hırdavat İç Ve Dış Ticaret Limited Şirket arasında; 23.08.2019 tarihinde 300.000,00 TL, 26.07.2019 tarihinde 200.000,00 TL, 02.10.2019 tarihinde 1.000.000,00 TL, 14.05.2020 tarihinde 2.000.000,00 TL, 04.03.2022 tarihinde 3.000.000,00 TL, 27.06.2022 tarihinde 20.000.000,00 TL, 02.10.2023 tarihinde 50.000.000,00 TL tutarlarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, davalının 02.10.2023 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı sözleşme dışında kalan diğer sözleşmelerde sözleşme limitleri kadar müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi sebebi ile hesabın davacı bankaca kat edildiği, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibinin yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi incelemesindeki tespitlere göre davalı kefilin kefaletinin usulüne uygun ve Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde yazılı yasal şartları taşıdığı, bilirkişi raporundaki temerrüt tarihinin ve akdi ve temerrüt faiz oranı tespitinin sözleşme ve yasal şartlar ile Yargıtay kararlarına uygun olduğu, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, açılan davada, takip miktarına göre kabul edilen miktar aynı olmakla birlikte, talep edilen faiz oranı gözetilerek, dava kısmen kabul edilerek, davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/48836 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/128171 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 3.926.454,29 TL asıl alacak, 183.705,68 TL işlemiş faiz, 9.185,28 TL BSMV ve 26.796,95 ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.146.142,20 TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3.647.019,37 TL.'lik kısmına % 84.24, 1.928,85 TL'lik kısmına % 63.60, 277.506,07 TL.'lik kısmına % 60.60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, takibe konu alacağın kredi sözleşmesinden kaynaklanması sebebi ile likid olduğu kabul edilerek, hükmolunan 4.146.142,20 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 829.228,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.HÜKÜM : Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;Davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2024/128171 Esas sayılı dosyasında yapılan takibe yönelik itirazlarının kısmen iptali ile takibin; 3.926.454,29 TL asıl alacak, 183.705,68 TL işlemiş faiz, 9.185,28 TL BSMV ve 26.796,95 ihtarname masrafı olmak üzere toplam 4.146.142,20 TL üzerinden devamına,Takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3.647.019,37 TL.'lik kısmına % 84.24, 1.928,85 TL'lik kısmına % 63.60, 277.506,07 TL.'lik kısmına % 60.60 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, 2-Hükmolunan 4.146.142,20 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 829.228,44 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,3-Davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine,4-Kabul edilen 4.146.142,20 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 283.222,97 TL karar ve ilam harcından 50.075,04 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 233.147,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yatırılan 60,80 TL başvuru harcı, 50.075,04 TL peşin harç olmak üzere toplam 50.135,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının karşıladığı 300,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.300,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 4.146.142,20 TL üzerinden takdir edilen 570.075,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Başkan ... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırÜye ... E-imzalıdırKatip .... E-imzalıdır