Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetin onanması kararına, eksik soruşturma ve cezanın bireyselleştirilmesindeki hatalar nedeniyle karşı oy yazısı.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunda, Yargıtay heyeti, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olduğu, tüm delillerin hukuka uygun elde edildiği ve vicdani kanının tutarlı verilere dayandığı gerekçeleriyle hükmün onanmasına oy çokluğuyla karar vermiştir. Karşı oy kullanan üye ise, sanığın örgütle organik bağını gösteren delillerin çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk açısından yetersiz olduğunu, sadece sohbetlere katılmanın suçun sübutu için yeterli olmadığını, ayrıca operasyonel iletişim ve UYAP araştırması gibi eksik soruşturma ve temel cezanın belirlenmesindeki hatalar nedeniyle mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğini ifade etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/956 E., 2022/333 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 21. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI: 2019/374 E., 2021/128 K.SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYSayın çoğunluğun sanık hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen neticeten 6 yıl 10... gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair hükmün onanmasına ilişkin görüşüne iştirak edilmemiştir. 1- Tanıklar ..., ..., ...'ün beyanları doğrultusunda sanığın 2007-2008 yıllarından itibaren sohbetlere katıldığını ve mütevelli heyeti içerisinde yer aldığını söylemeleri ve tanık ...'ın sanık hakkında 2014-2016 yılları olarak tahmin ettiği dönemde sadece sohbetlere katıldığını söylemesi, suçun sübutu açısından yeterli olmayıp Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sadece sohbet toplantılarına katılmaktan ibaret eylemleri karşısında, sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında yeterli olmadığı gözetilmekle, herhangi bir örgütsel kod adı ve iletişim ağı kullandığı saptanamayan sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespitine de yönelik olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) beyan ettiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak herhangi bir örgütsel iletişim ağı kullanıp kullanmadığının belirlenmesi, yine sanığa atılı suçun vasfının her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilmesi, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmesi ile tüm delillerin birlikte duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunduktan sonra sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Kabul ve uygulamaya göre de;Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması, bozmayı gerektirdiği halde mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.