Kargo dağıtım elemanının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yetersiz delil ile mahkumiyet kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesince bozulması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanarak mahkum edilen sanık hakkında, kargoların içeriğini bilmediği, birden fazla elden geçtiği ve müştekinin kıymetli evrak taşıma uyarılarına uymadığı yönündeki savunmaları, tanık ifadeleri ve kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına hükmeden Yargıtay, ilk derece mahkemesinin sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar vermesini hukuka aykırı bularak hükmü bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/42115 E.  ,  2026/4155 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/1318 E. 2021/278 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
Sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
... Şirketi ... Şubesinde dağıtım elemanı olarak çalışan sanığın, 21.08.2007 tarihinde katılanın yetkilisi olduğu ... firması adına 10 adet kargo poşeti gelmesine rağmen ... firması çalışanı ...'e 9 adet kargo poşeti teslim ettiği, teslim edilmeyen kargo poşeti içerisinde 11 adet çekle 5.150,00 TL nakit paranın bulunduğu, sanığın 03.10.2007 tarihinde ... firması çalışanı ...'a teslim ettiği kargo poşeti içerisinden ise 4 adet zarf yerine 3 adet zarf çıktığı, teslim edilmeyen zarfın içerisinde toplam bedeli 73.370 TL olan 13 adet çek ve 800,00 TL nakit paranın olduğu, ...Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.09.2010 tarihli raporunda; 03.10.2007 tarihinde teslim edilen ambalaj poşeti üzerindeki barkodun arka yüzünde farklı ambalaj parçaları ve farklı yapıştırıcı kalıntılarının bulunması nedeniyle bahse konu barkodun yerine başka bir ambalajdan sökülerek yapıştırıldığı kanaatine varıldığının belirtildiği, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; sanığın teslim ettiği kargoların içerisinde ne bulunduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, kargo poşetlerinin sırasıyla Bursa'daki şubeye, ... dağıtım merkezine, ...'taki ana merkeze geldikten sonra çalıştığı şubeye teslim edildiğini, yani 4-5 farklı elden geçtiğini, kendisinin katılanın yetkilisi olduğu şirkete imza ve kaşe karşılığı teslim ettiğini, ayrıca katılanın ... kargo poşetinde önemli uyarı olarak belirtilen nakit para, çek, kıymetli evrak, altın ve mücevherat taşımayacağı uyarısına da uymadığı yönündeki savunması, tanık beyanları, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair, mahkûmiyetine yeterli, kesin delil olmadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.