İnşaat taşeron sözleşmesinden doğan alacak davasında, PVC doğrama ve cephe imalatı yapan davacı şirketin tahsilat talebi ile davalının eksik/kusurlu iş iddialarına karşı açılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı ile akdedilen 28.07.2020 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamında İzmirdeki inşaat projesinde gerçekleştirdiği alüminyum doğrama, cephe ve korkuluk imalatları gibi işler karşılığında oluşan 162.301,67 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının eksik ve/veya kusurlu iş iddialarıyla haksız itiraz etmesi üzerine, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamayınca bu itirazın iptalini, davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle işlemiş ticari faiz ile haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı yasal icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/739 Esas - 2026/303

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/739 Esas
KARAR NO : 2026/303
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ...
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av.....
Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2024
KARAR TARİHİ : 13/04/2026
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasında akdedilen; 28.07.2020 tarihli Taşeron Sözleşmesi
ile İzmir ili Çiğli ilçesi 22170 ada 1 parsel üzerine yapılacak B Blok ve C Blok konut inşaatlarında bir
kısım işlerin, müvekkili şirket tarafından yapımının kararlaştırıldığını,
Sözleşmenin 4.maddesinde; PVC doğrama, elektrikli motorlu panjur, alüminyum kasetli
cephe, alüminyum separatör, camlı alüminyum balkon korkuluğu, camlı alüminyum apartman
holü korkuluğu, gizli kanat aksesuarı, fotosel kapı ve yan sabit doğramaları, bina girişi alüminyum
doğrama, alüminyum kompozit panel, alüminyum teras korkuluğu, alüminyum merdiven
korkuluğu imalatının müvekkili şirket tarafından yapılacağı hususlarında anlaşmaya varıldığını,
Taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme kapsamında yapılan işlerden dolayı;
dilekçesinde sunulan cari hareket raporundan da görüleceği üzere; müvekkili şirketin 162.301,67
TL alacağı bulunduğunu,
davalı tarafından ilk olarak 26.07.2022 tarihinde gönderilen bir ihtarname ile müvekkili
şirketin yaptığı işlerin eksik ve/veya kusurlu olduğunun ileri sürüldüğünü, fakat bunların hangi işler
olduğu, tutarının ne kadar olduğu gibi konularda hiçbir açıklama yapılmadığını,
daha sonra davalı tarafından 08.02.2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini ve müvekkili
şirketin yaptığı işlerin eksik ve/veya kusurlu olduğunun ileri sürüldüğünü, fakat bunların hangi işler
olduğu, tutarının ne kadar olduğu gibi konularda hiçbir açıklama yapılmadığını,
en son davalı tarafından 06.12.2023 tarihinde keşide edilen ihtarname ile 11.11.2023
tarihinde meydana gelen yağmurlar neticesinde özellikle B Blok alüminyum cephelerinden daire
içlerine su girdiğini ve daire içlerinde meydana gelen su alma sorunlarının acilen giderilmesinin
talep edildiğini,
davalı tarafından 06.12.2023 tarihinde keşide edilen ihtarnamede de de önceki
ihtarnamelerde olduğu gibi, genel ve soyut bir isnat yöneltildiğini, hangi dairelerin su aldığı, kaç
adet dairenin eksik veya kusurlu olduğu konusunda hiçbir açıklama yapılmadığını, isnadın
tamamen dayanaksız ve temelsiz olduğunu,
İnşaat sektöründe, müteahhit firmalardan bazılarının, alt yüklenicilerin hakedişlerini
ödememek veya geç ödemek için bu tür yöntemlere sık sık başvurduğunu ve asılsız bahanelerle,
işlerin eksik veya hatalı yapıldığını ileri sürerek ödemeleri yapmadığını,
müvekkili şirketin; sözleşme gereği, davalı/borçluya karşı yüklendiği inşaat işleri
karşılığında; kestiği faturalara ilişkin cari hesap tutulduğunu, sözleşme son döneminde,
dilekçesinde sunulan, cari hesap hareketinde davalının müvekkili şirkete 162.301,67 TL ödeme
yapılması gerektiğinin görüldüğünü, zaman zaman yapılan hesap mutabakatlarında da müvekkili
şirketin alacaklı olduğunun teyit edildiğini,
davalı tarafından icra takibine haksız olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının faize ve faiz oranına itiraz etmişse de; Sözleşmede en geç ödeme tarihi
belirlenmiş olup, bu tarihin gelmesi ile borçlunun BK m. 117 gereğince temerrüde düştüğünü,
dolayısıyla işlemiş faiz talep edilmesinin haklı ve yerinde olduğunu, keza, davalıya gönderilen
yukarıda da bahsedilen mail yazışmaları ile davalı/borçlu temerrüde düşürüldüğünden işlemiş faiz
talep edilmesinin haklı ve yerinde olduğunu,
davalının tacir olduğunu, borçlu aleyhinde yapılacak takipte ticari işlere uygulanacak faiz, kısa vadeli krediler için açıklanan avans faiz oranının uygulanmasının haklı ve
yerinde olduğunu,
borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olup, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı
olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesi gerektiğini,
borçluların haksız olarak takibe itiraz etmesi ve takibin durması nedeniyle, taraflarınca
Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açmak üzere, arabuluculuk yoluna
başvurulduğunu ve 01.03.2024 tarihinde arabuluculuk toplantısı yapıldığını, toplantıda tarafların
anlaşmaya varamadığını ve anlaşmama tutanağı düzenlendiğini,
borçlu tarafın kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere
icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya
yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu değerin hatalı olduğunu, icra inkar tazminatı talebi ara buluculuk son tutanağında yer almadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin defalarca davacı şirkete gönderdiği ihtarnameler ile kendisini taşeron sözleşmesine uymaya davet ettiklerini ancak kanuni borç ve yükümlülüklerini ihlal etmekte ısrarcı davrandığını, söz konusu davada davacının yapmış olduğu işlerin eksik ve ayıplı olduğunu, bu eksik ve ayıplı işler sebebiyle davacıya ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin iş bu dava konusu kapsamında temerrüde düşmediğini, dava konusu sözde alacağa faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddine, icra takibini kötü niyetli olarak başlatan davacıdan iş bu dava konusu talebin veya bu talebin reddedilen kısmının %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
Bilirkişi Raporu
Ara buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı
... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/5799 E. Sayılı dosyası
27/04/2020 ve 28.07.2020 tarihli Taşeron Sözleşmesi
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava eser sözleşmesi kapsamında hakediş alacağına ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 27/04/2020 tarihli ve 28/07/2020 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmelerde davacının taşeron, davalının işveren olarak yer aldığı, 27/04/2020 tarihli sözleşmenin İzmir İli Çiğli ilçesi 22170 ada 1 parsel üzerine yapılacak A Blok'a, 28/07/2020 tarihli sözleşmenin İzmir İli Çiğli ilçesi 22170 ada 1 parsel üzerine yapılacak B ve C Blok'a ilişkin olduğu ve pvc doğrama, elektrik motorlu panjur, kasetli alüminyum cephe, alüminyum korkuluk, alüminyum kompozit panel, alüminyum seperatör imalat ve montajı ilerinin malzemeli olarak yapılması işine ilişkin olduğu,
Davalı tarafından davacıya düzenlenen 26/01/2022 tarihli ihtarnamede özetle A, B ve C Blok alüminyum cephe imalatlarında özellikle yan cephelerde yağmurlu havada daire içlerine su girişi sorunu yaşandığı, su alma sorunlarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren en geç 10 gün içerisinde giderilmesini aksi halde dava ve talep haklarının saklı tutulduğunun, önceki ihtarnameye atıf ile gecikmelerin ivedilikle giderilmesi, aksi halde ceza işlemlerin yürütüleceğinin ihtar edildiği, ihtar ekine görseller eklendiği,08/02/2023 tarihli ihtarnamede özetle daire içlerinde meydana gelen su alma sorunlarının 10 gün içinde yerine getirilmesini,23/08/2022 tarih, 500.000,00 TL bedelli teminat mektubunun süresinin 02/05/2023 tarihinde sona erdiği, sorunların çözüldüğünden emin olunabilmesi adına teminat mektubunun süresinin 31/05/2024 tarihine kadar aynı bedelle uzatılmasını, hakediş bedellerinden kalan 161.696,89 TL'nın ihtarnamede belirtilen sorunların giderilmesi akabinde ödeneceğinin ihtar edildiği, 06/12/2023 tarihli ihtarnamede özetle; 26/01/2022, 08/02/2023 tarihli ihtarnamelere atıf ile A, B ve C Blok alüminyum cephe imalatlarında özellikle yan cephelerde yağmurlu havada daire içlerine su girişi sorunu yaşandığı, her ne kadar davacının sorunların giderilmesi için müdahaleler gerçekleştirilmiş olsa dahi bu kış döneminde de aynı sonuçların oluştuğunu, Özellikle 11/11/2023 tarihinde meydana gelen yağış neticesinde B blok alüminyum cephelerinde su alma sorunlarının meydana geldiğinin ihtar edildiği, Mailler ve whatsapp yazışmalarında davalının su girişine ilişkin görsellerle şikayetini bildirdiği, davacının gidermeye çalıştığı,
Tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı tarafından yapılan imalatların arasında ayıplı imalatların olduğu, yağmur yağınca meydana çıktığından, ilk etapta gözle görülemeyen gizli ayıp olduğu, davacı yanın ayıpları gidermek için çalışma yaptığı, ancak bir kısmının giderilemediği, davalı tarafça dosya kapsamındaki ihtarnameler ve watsapp yazışmaları dikkate alındığında ayıp ihbar yükümlüğünün yerine getirildiği,
Eser sözleşmelerinde kural olarak sözleşme konusu işin tamamlanıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye,iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibine ait olduğu, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için, eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun, iş sahibinin ondan beklediği amaca hizmet edecek şekilde tamamlayıp teslim etmesi gerektiği, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere whatsapp görüşmelerinden, ayıplı imalatların miktarının anlaşılamadığı, resim ve videoların nereye ait olduğunun belirlenemediği, bunun üzerine mahkememizin 29/12/2025 tarihli 4 nolu celsesinde ayıplı imalatların tespiti maksadıyla inşaat mühendisi eşliğinde keşif kararı verildiği, eseri ayıpsız olarak teslim yükümlülüğü kapsamında ispat yükü davacıya ait olduğundan keşif ve bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde delil avansının yatırılmadığı, hal böyle olunca davacı tarafça eseri ayıpsız teslim ettiği hususunun ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine ,kötü niyetli takip başlatıldığı ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 2.377,54 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.645,54 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... . bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 196.856,25 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/04/2026
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır