Sigorta şirketinin, teknenin marinada elektrik pedastalına çarpması sonucu sigortalısına ödediği hasar bedelini tekne sahibinden rücuen tahsil amacıyla başlattığı itirazın iptali davası.
Özet: Sigorta şirketi, sigortalısı olan marina işletmesinin elektrik pedastalına davalının teknesinin çarparak zarar vermesi sonucunda sigortalısına ödediği hasar tazminatını rücuen tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı ise zararın kendi kusurundan değil, şiddetli fırtına sırasında marina personelinin tekneyi hatalı bağlaması nedeniyle ve marina ile arasındaki emanet sözleşmesi uyarınca marinanın kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklandığını savunarak icra takibine itirazını sürdürmektedir.

T.C.
İSTANBUL23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/2006 EsasKARAR NO : 2026/71DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 27/02/2026KARAR TARİHİ : 14/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı ... A.Ş.'ye ait makineler in ... numaralı ...kapsamında 30.04.2024 - 30.04.2025 tarihleri arası dönem için sigortalandığını, 21.11.2024 tarihinde davalının maliki ve işleteni olduğu ... isimli teknenin arka kısmında bulunan pasarellenin gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin açık konumda bırakılması sebebiyle, marina pontonu üzerinde bulunan sigortalıya ait elektrik pedastalına çarpıldığını, Söz konusu çarpma neticesinde elektrik pedastalının yerinden koparak denize düştüğünü ve tamamen kullanılamaz hale geldiğini, Meydana gelen zararın teknenin sevk ve idaresi ile donanım ekipmanlarının güvenli şekilde muhafazası ve kontrolüne ilişkin yükümlülüklerin ihlali sonucunda ortaya çıktığını, olayın doğrudan davalının kusurlu davranışından kaynaklandığını, Bu haliyle zarar ile davalının eylemi arasında uygun illiyet bağının açık olduğunu, meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğunu, Meydana gelen hadise sonucu, müvekkili şirket nezdinde sigortalanmış pedastalda toplamda 4.537,06-EUR hasar meydana geldiğini, Müvekkili şirket tarafından sigortalı pedastal için 10.12.2025 tarihinde poliçe limitleri dahilinde %20'lik payına uygun olarak 907,41-EUR hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, Davalı şirketin meydana gelen hasara %100 kusuru ile sebebiyet vermesinden dolayı müvekkili şirketin ödemiş olduğu 907,41-EUR hasar tazminatının davalı taraftan rücuen tahsil ve talep etme hakkına haiz olduğunu, 6102 sayılı TTK md. 1472 uyarınca müvekkili şirketin, sigortalıya halef olarak sorumlulardan bu bedeli rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, Meydana gelen dava konusu olay sebebiyle yapılan tazminat ödemesinden davalı .... Şti. ... isimli teknenin maliki ve işleteni sıfatıyla sorumlu olduğunu, Bu sebeple, sigortalı ... A.Ş.'ye ait ... için ödenen hasar tazminatının rücu edilmesi amacıyla öncelikle ... 22. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Takibin davalının haksız itirazları nedeni ile durduğunu, Konuya ilişkin başvurulan zorunlu arabuluculuk sürecinden de bir sonuç elde edilemediğini, Tüm bu nedenlerle davalının takibe haksız itirazının iptali ve en az alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini, Yargılama giderleri, vekalet ücreti ve sair giderlerin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirkete ait catamaran tipi ...adlı tekne için davacının sigortalısı ... A.ş ile 16.08.2024 tarihli tekne bağlama sözleşmesi yapıldığını, Taraflarlar arasındaki bu sözleşmenin TBK md. 561'e göre ücretli bir emanet sözleşmesi olduğunu, Bu tip sözleşmelerin amacının Tekne sahibi teknesinin hava ve deniz koşullarından, hırsızlıktan, yangından v.b sebeplerden zarar görmemesi için ve güvenli bir alanda muhafaza etme saiki ile marina işletmecisi ile bir tekne bağlama sözleşmesi olduğunu, Sözleşmede edim borçlusunun tekneyi saklayan, koruyan ve sonunda geri vermekle yükümlü olan marina işletmecisi olduğunu, Tekne sahibinin ise bu hizmetler karşılığında marina işletmecisine belirli bir ücret ödediğini, Müvekkili şirket ile ... A.ş arasında akdedilen 16.08.2024 tarihli emanet sözleşmesi ve ek maddeleri gereği ; Teknelerin marina çekek yerine, rıhtıma, iskeleye, çekek havuzuna giriş ve çıkış yapmadan önce palamar botunun yardımını almak zorundadır. İskeleye yaklaşan teknenin bu durumda bağlamasını da , tekne giriş yaptığı andan itibaren gerek palamar botu desteği gerekse iskeledeki marina personeli tarafından yapılmaktadır. Olayın gerçekleştiği 21.11.2024 tarihinden önce müvekkili şirkete ait ... adlı ... tekne , marinanın palamar botu yardımı ile iskeleye yanaştığını ve iskelede bekleyen marina personeli tarafından halatlarla iskeleye bağlandığını, Ancak, 21. 11.2024 tarihinde çok şiddetli bir fırtına sonrası marina personelinin tekneyi hatalı bağlaması sebebi ile elektrik pedastalının zarar gördüğünü, Olay olduğu sırada müvekkili şirket yetkililerinin teknede olmadıkları gibi teknenin güvenliğinden sorumlu olan marina da, emanet sözleşmesi gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden kendi uhdesindeki mala zarar gelmesine sebep olduğunu, Her ne kadar bu durum tekneleri korumak adına gibi düzenlenmişse de işletme müdürünün bu madde dolayısı ile kendi uhdesindeki techizatı korumak adına da bu şekilde davranması gerekeceğini düşünmenin hayatın doğal akışına uygun olacağını, Şiddetli fırtınanın yaşandığı sırada oluşan bu olayın yönetmelik 20. Maddesinde düzenlenen olağanüstü hal durumu tanımına girdiğini, Müvekkili şirketin ve müvekkili şirkete ait Simay 2 adlı teknenin kaptanlarının olayın oluşunda hiçbir kusurlarının bulunmadığını, Sigorta şirketi tarafından dayanak alınan eksper Raporunun kendilerine hiçbir şekilde tebliğ edilmediğini teknenin bir parçası olan pasarellanın, ponton üzerindeki elektrik pedastalını bu şekilde yerinden koparıp denize düşürebilmesi için defalarca ve uzun süreli bir çarpma olması gerektiğini, tebliğ edilmeyen eksper raporunda, pedastalın gördüğü zarar nedeni ile 5.041,18 Euro değerinde yeni bir pedastal ile değiştirilebileceğinin belirlendiğini ve sigorta şirketi tarafından ödenebilir tazminatın 4.537,06 Euro olacağının raporlandığını, bu ve diğer tüm nedenlerle... 22.İcra Dairesi ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kabulüne , İcra inkar tazminatı talebinin ve haksız ve mesnedsiz açılan davanın reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davalının maliki ve donatanı olduğu ... isimli teknenin 21/11/2024 tarihinde arka kısmında bulunan pasarellenin açık konumda bırakılması sebebiyle, marina pontonu üzerinde bulunan dava dışı sigortalı ... AŞ'ye ait elektrik pedastalına çarpması sonucu elektrik pedastalının yerinden koparak denize düşmesi nedeniyle zarara uğramasından kaynaklı olarak sigortalısına 10/12/2025 tarihinde 907,41 Euro sigorta tazminatı ödeyen davacının bu bedeli davalıdan rücuen tazmin talebine dair başlattığı ... 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.... 22. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 18/11/2025 tarihinde "21.11.2024 tarihinde cat. simay 2 teknesinin arka pasarellası açık konumda kalmasından dolayı ponton üzerinde bulunan elektrik pedastalına çarpması ve pestalın denize düşmesi sonucu sigortalı pendik turizm marina yat ve çekek işletmeciğine ödenen tazminatın , rücuen tazmini talebidir. 931,29 eur" alacak sebebine dayalı olarak 907,41 Euro asıl alacak ve 23,88 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 931,29 Euro alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, borçlunun 02/12/2025 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davalı tarafça olayın gerçekleştiği 21.11.2024 tarihinden önce davalı şirkete ait ... adlı catamaran teknenin...botu yardımı ile iskeleye yanaşmış ve iskelede bekleyen marina personeli tarafından halatlarla iskeleye bağlandığı ancak 21.11.2024 tarihinde (meteroloji tarafından da yapılan uyarılarla sabit olan) çok şiddetli bir fırtına sonrası marina personelinin tekneyi hatalı bağlaması sebebi ile elektrik pedastalının zarar gördüğü savunulmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/2 maddesi uyarınca "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir."Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararının 18. maddesi ile İstanbulda kurulup faaliyete geçirilen Deniz İhtisas Mahkemeleri'nin yargı alanı, ... il ... hudutları olarak belirlendiğinden, İstanbul ili mülki hudutları içerisinde bulunan İstanbul Anadolu Mahkemeleri bakımından da Deniz Ticaret ve Deniz Sigortaları'ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda HSYK tarafından görevlendirilen Ticaret Mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak görevlidir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1061. Maddesi uyarınca "(1) Donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi malikine denir. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1062. Maddesi uyarınca "(1) Donatan, gemi adamlarının, zorunlu danışman kılavuzun veya isteğe bağlı kılavuzun görevlerini yerine getirirken işledikleri kusur sonucunda üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumludur. Ancak, donatan, yolculara ve yükle ilgili kişilere karşı, taşıyanın gemi adamlarının kusurundan doğan sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca "mahkemenin görevli olması" dava şartlarındandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/1 ve 2 maddesi uyarınca "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, öninceleme tutanağında da tespit edildiği üzere uyuşmazlığın kökeninin davalı donatanın yukarıda atıf yapılan TTK 1062 maddesinde düzenlenen kusursuz sorumluluğuna dayandığı, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davalının işleten değil -gemi sahibi olmakla- donatan olduğu, somut olayda tartışılması gereken hususun davalı donatanın gemi adamlarının zararın gerçekleşmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, yine davacının sigortalısının denizcilik ve liman hizmetleri anlamında kusurunun bulunup bulunmadığı hususu olduğu, bu anlamda -dava rücuen tazminat alacağına ilişkin itirazın iptali davası olsa da- uyuşmazlığın TTK 1062 deniz ticareti hükümlerinden kaynaklandığı, bu sebeple uyuşmazlığın deniz ticaretine ilişkin olduğu, yukarıda yapılan açıklamalar ve yasa hükümleri dikkate alındığında deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıkların deniz ihtisas mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği, deniz ihtisas mahkemesi ile mahkememiz arasında görev ilişkisi olduğu, görev hususunun dava şartı olduğu ve taraflarca ileri sürülmese de resen değerlendirilebileceği, anılan sebeplerle mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) görevli olduğunun TESPİTİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine,3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/09/2026Katip ¸e-imzalı Hakim ¸e-imzalı