672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan, ceza mahkemesinden beraat almış davacının göreve iade başvurusunun OHAL Komisyonu tarafından reddi sonrası Danıştayca onanması.
Özet: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan bir personelin, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetme kararına karşı açtığı iptal davasının reddine dair idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi kararlarının temyizi üzerine, Danıştay, ilgili kararı hukuka uygun bularak temyiz istemini reddedip onamıştır; ancak, bir üye, davacının silahlı terör örgütüne yardım suçundan ceza mahkemesince beraat etmesi ve Bank Asya hesap hareketlerinin rutin olduğunun tespit edilmesi karşısında, bankaya para yatırmanın tek başına aleyhe delil olarak kabul edilemeyeceğini belirterek çoğunluk kararına gerekçe yönünden karşı oy kullanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/7077 E.  ,  2025/9744 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/7077
Karar No : 2025/9744
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekilleri : Av. ..., Av....
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan yasal haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen.... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında beraat kararı verildiği, suçsuz olduğunun ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, buna rağmen suçlu gibi değerlendirilerek ve ceza dosyasında bulunan bir tanık beyanına dayanılarak davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, yürürlükteki yasalar gereği öncelikle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği ancak bu kurala uyulmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, öte yandan davacı hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği iddiasıyla açılan ceza davası neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dava Dairesinin ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve bu kararın temyiz kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştiği görülmüştür.
Yukarıda anılan ceza mahkemesi kararında davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Bilirkişi R.Ü. tarafından düzenlenen rapor içeriğinde bakiye miktarlarında artış veya terör örgütünün talimatı ile hareket edildiğine dair herhangi bir bulguya rastlanmadığının, işlemlerin rutin bankacılık işlemi olduğunun belirtildiği, .... alınan bilirkişi raporu karşısında sanığın örgütsel talimat ile örgütün finans kuruluşu olan Bankaya para yatırdığının ispatlanamadığı,..." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüş olup, ayrıca dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden de davacının Bank Asya hesabını 17/01/2003 tarihinde açtığı, Bank Asya'da 2003-2016 yılları arasında toplam 22 hesabının bulunduğu, Bank Asya hesap bakiyesinin 31/12/2013 tarihinde 2596,74-TL olduğu, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da söz konusu hesabın kullanılmaya devam edildiği, talimat öncesi, talimat dönemi ve talimat sonrası hesap hareketlerinin benzer nitelikte olduğu ve örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlem yapıldığına dair şüpheli bir hesap hareketinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının Bank Asya'ya para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.