Danıştay, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı tanık ifadesi ile ardışık HTS kayıtlarıyla sabit görülen kamu görevlisinin ihraç kararını onadı.
Özet: Kamu görevinden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile "iltisak" ve "irtibat"ı bulunduğu gerekçesiyle çıkarılan davacının, bu işleme karşı yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesi sonucunda, tanık ifadesiyle örgütün mahrem yapılanması içerisindeki faaliyetlerin ve örgüt üyeleri tarafından askeri mahrem yapı mensuplarıyla irtibat kurmada kullanılan sabit hatlardan davacının telefonunun aranması şeklindeki HTS kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde örgütsel bağlantının tespit edildiği ve kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/8432 E.  ,  2025/9718 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8432
Karar No : 2025/9718
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlâl edildiği, olağanüstü hâlin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hâl Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği, "iltisak" ve "irtibat" kavramları ile ne kastedildiğinin belli olmadığı, bu kavramların soyut ve muğlak kavramlar olduğu, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı hareket edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurunun sakat olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, HTS kayıtlarının tek başına yeterli delil niteliğini haiz olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hâkimi:...
Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, UYAP kayıtlarının incelenmesinden davacının hali hazırda ceza infaz kurumunda bulunmadığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 471. maddesi uyarınca kısıtlılık hâlinin ortadan kalktığı anlaşıldığından davaya davacı ile devam edilerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacı hakkında... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı karara ilişkin ceza dava dosyasının incelenmesinden tanık H.D.'nin müdafii eşliğinde verdiği ifadesinin "Yukarıda isimlerini vermiş olduğum ve jandarma birim yapılanması içerisinde faaliyet gösteren müdür yardımcıları ve öğretmenler olarak ayda bir kez bir araya geliyor ve bu toptlantıda öğrencilerin yani askerlerin ne kadar kitap okudukları, toplantılarak gelip gitmedikleri, himmet parası verip vermedikleri gibi konuları görüşüyor ve toplamış olduğumuz himmet paralarını müdür yardımcısına veriyorduk. O dönemde tanığın jandarma askerler; ...(giresunlu hemşerim olduğu için ismini hatırlıyorum, o dönem bekardı daha sonradan kendisinin JÖH'e geçtiğini biliyorum bu şahıs ile kendi evimde zaman zaman buluşuyor yukarıda söylemiş olduğum gibi görüşmelerimizde namaz kılar, Fetullah Gülen kitapları okur, vaaz videoları izler ve dini sohbet yapardık. Kendisinin maddi durumu iyi olmadığından himmet parası vermiyordu." şeklinde olduğu görülmektedir.
Öte yandan anılan ceza mahkemesi kararında FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü asker mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan davacının adına kayıtlı ve kullanımında olan GSM hattının (...) Erzincan'dan (6/1/2012, 6/4/2012, 18/6/2012, 25/6/2012, 27/7/2012, 8/9/2012, 19/1/2013, 13/12/2013, 12/2/2014, 8/3/2014) ve Ankara'dan (12/10/2014, 15/11/2014, 6/12/2014, 23/4/2015, 16/8/2015, 19/8/2015, 7/9/2015) arandığı, aramaların en kısa cevapsız çağrı ve 1 saniyelik görüşme şeklinde en uzunun ise 68 saniyelik görüşme şeklinde vuku bulduğu, davacı gibi askeri personel olan kişilerin davacıyla birlikte ardışık olarak arandığı (8/9/2012-S.Ö., 19/1/2013-O.A., 8/3/2014-M.Ö., 12/2/2014-F. Ş., 7/9/2015-F. M.) tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda; anılan hususlar, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın belirtilen gerekçeyle birlikte ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.