6. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıştan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali ve tazminat talepli dava.
Özet: Davacı şirket, ticari bir alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazını iptal ettirerek takibin devamını ve icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, davalı şirket, söz konusu borcun tamamının ödendiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini ve davacının kötü niyetli olduğunu iddia ederek kendisinin tazminat ödemeye mahkum edilmesini savunmaktadır.

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/508 Esas - 2026/407
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2024/508 EsasKARAR NO : 2026/407HAKİM :....KATİP :...DAVACI : ...VEKİLLERİ : Av..... Av. ....DAVALI : ...VEKİLİ : Av....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 22/07/2024KARAR TARİHİ : 11/05/2026G.K .YAZILDIĞI TARİH : 09/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı .... Şirketi Vekili 22.07.2024 tarihli dava dilekçesinde;müvekkilin alacağının tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/18548 E. Sayılı sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu’nun 27.03.2024 tarihinde borca itirazı üzerine takibin durduğunu, ödeme emrine davacı müvekkil uhdesinde herhangi bir borcu bulunmadığından bahisle tamamen haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini davalı ile müvekkilin 01.01.2024 ile 23.03.2024 tarihleri arasında düzenlenen cari hesap ekstresi ile de görüleceği üzeri müvekkil ile davalının ticari iş ilişkisinin mevcut olduğu, müvekkilin hesap dönemi sonu bakiye alacağının 219.114,26 TL. olduğunun müvekkilin faturaları, ticari defter kayıtları incelendiğinde de açıkça görüleceği,davalı müvekkile haricen kısmi ödeme yaptığı, bakiye sonu alacağın 114.400,- TL. olduğu, davalı dönem sonunda müvekkile ödeme yapmaktan kaçındığını,takip başlatıldığını, davalının yine ödeme yapmaktan kaçınarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu,borçlu tarafından dosyaya sunulan itiraz dilekçesinin müvekkile tebliğ edilmediğini ve itirazın haricen öğrenildiğini, ara buluculuk yoluna başvurulduğunu ve bir anlaşma sağlanamadığını,davalı tarafça ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2024/18548 E. Sayılı dosyasına itiraz edilmiş olması davalının kötüniyetli hareket ettiğini açıkça ortaya koyduğu,davalı/borçlunun itirazının kötü niyetli ve haksız bir itiraz olup, müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 11.02.2004 tarih, 2004/6-67 E. Ve 2004/64 K. Sayılı ilamının bu yönde olduğu,malvarlığı üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı-borçlunun haksız itirazlarının reddi ile takibin devamına, %20’den az olmamak şartıyla icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve huzurdaki davanın reddi gerektiği,davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun mevcut olmadığını,zira davacı tarafa takibe konu yaptığı faturaların tamamının ödendiğini, müvekkil şirket kayıtlarından incelendiği üzere davacı tarafın müvekkil şirket nezdinde herhangi bir cari alacağı olmadığını, huzurdaki davada hukuki yararın varlığı kabul edilse bile kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıya yapılan ödemelerin dikkate alınarak mevcut borcun varlığı ve miktarının hesaplanarak hüküm kurulması gerektiği,itirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davası olduğu, huzurdaki itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre incelenmeli borcun varlığı ve miktarı sayın mahkemece araştırılmalı,bu davanın, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğu (İİK. m. 67/1),dava, özünde tahsil istemini de barındırdığından taraflarınca takip sonrası yapılan ödemelerin de nazara alınması gerektiği, Sayın mahkemenizce, borcun sonradan ödendiği itirazının araştırılarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi hâlinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı ve dava tarihinden sonra ödenen alacak miktarı üzerinden hüküm kurması talebi olduğunu,henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesinin mümkün olduğunu, müvekkil şirket tarafından icra takibine konu faturaların tamamının alacaklıya ödendiğini, bu nedenle alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, emsal kararlar haklılıklarını ortaya koyduğunu, Hukuk Genel Kurulunun 09.02.2011 tarih ve 2011/13-29 E., 2011/56 K., 23.05.2018 tarih ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K. sayılı kararları, Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarih ve 2011/19-532 E., 2011/640 K., 23.05.2018 tarih ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K. sayılı kararları,haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini, kötü niyeti aşikar olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER:Bilirkişi Raporu... 1.Genel İcra Dairesi 2024/18548 Esas Sayılı dosyasıAra buluculuk Son Anlaşamama TutanağıTaraflara ait Ticari Defter Kayıtları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; cari hesap alacağına dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap alacağına istinaden ... 1.Genel İcra Dairesi 2024/18548 Esas Sayılı dosyası üzerinden 333.771,67 TL asıl alacak ve 16.185,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 349.957,31 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafça borca itiraz ediliği ve takibin durduğu, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açıldığı,Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfetinin satıcıya ait olduğu, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamayacağı gibi faturanın tebliğ edilmiş olmasının da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmayacağı, dosya kapsamında tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 46.642,41 TL bakiye alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre ise davacı tarafa borcunun bulunmadığı, davacı taraf kayıtlarında yer alan 31.03. 2023 tarihli ve .... nolu 66.642,41 TL' lik faturanın ve 23.01.2024 tarihli ve 921 yevmiye ile hesaba alacak olan olarak kaydedilen kredi kartı tahsilatı 20.000 TL 'nin davalı tarafın kayıtlarında yer almadığı, 31.03. 2023 tarihli ve .... nolu 66.642,41TL' lik faturaya davalı tarafından itiraz edilmiş olduğu da dikkate alındığında davacı tarafça bakiye alacağın bulunduğu hususunun ispat edilemediği ,Anlaşılmış olup; en nihayetinde davanın reddine karar verilmiş davacının kötü niyetli takip başlattığı ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davanın REDDİNE,-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca . ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 114.400,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/05/2026Katip .... Hakim ... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR