Danıştay 4. Dairenin, İstanbuldaki hazineye ait tescilli kültür varlığı niteliğindeki taşınmazın tahsis amacına aykırı ticari kullanımla üniversite ve ofis olarak değerlendirilmesi nedeniyle kültür girişimi belgesi talebinin reddi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Hazineye ait, üzerinde tescilli kültür varlıkları bulunan bir taşınmazın, 5225 sayılı Kanun kapsamında "kültür merkezi" olarak tahsis edilmesine rağmen, davacı şirket tarafından önemli bir kısmının üniversiteye kiralanması, tescilli süvari köşkünün rektörlük binası olarak kullanılması, diğer blokların ticari ofis olarak işletilmesi, tarihi çinili köşkün toplantı salonu yapılması ve tarihi havuzun özgün yapısına aykırı tadilatlarla kamusal erişimi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliğini engellemesi gibi nedenlerle, tahsisin kültürel amacından saptığı tespit edilerek, şirketin "kültür girişimi belgesi" başvurusu reddedildiği ve bu ret kararının hukuka uygun olduğuna karar verildiği ilk derece mahkemesi kararının temyizen incelenmesi talep edilmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1799 E.  ,  2025/3747 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1799
Karar No : 2025/3747
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yönetim ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesinde bulunan... ada, ... parsel sayılı 66.460 m² yüzölçümlü mülkiyeti Hazineye ait, üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olan "... Kasrı, Çinili Köşk (Av Köşkü) ve Süvari Alayı Köşkü" bulunan ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında "Kültür Merkezi" gerçekleştirilmek üzere davacı şirket adına 12/06/2009 tarihinde kullandırma yoluyla tahsis edilerek yine şirket lehine 09/05/2011 tarihinde bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tesis edilerek tapuya tescil edilen taşınmaza yönelik olarak, kültür girişimi belgesi düzenlenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı kararın istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Hazineye ait, üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu tarafından korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiş olan "... Kasrı, Çinili Köşk (Av Köşkü) ve Süvari Alayı Köşkü" bulunan ve 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında "Kültür Merkezi" gerçekleştirilmek üzere kullandırma sözleşmesi ile davacı şirket adına tahsis edilen taşınmazda, A blokta bulunan giriş +5 katlı ve cam giydirmeli yapı ile güneyindeki yapının üç katı ile bağlantılı olan kısımların davacı tarafından MEF Üniversitesi'ne kiraya verildiği ve mevcut durumda anılan Üniversite tarafından kullanıldığı, üniversite kullanım alanın 15.500 m² olduğu, ayrıca MEF Üniversitesi olarak kullanılan A bloğun güneyinde ve arkasında kalan ve tescilli yapı olan Süvari Köşkü’nün de MEF Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılmakta olduğu, Süvari Köşkü’nün batısında iki parçalı olarak yer alan B1 ve B2 blokların bodrum katlarının otopark olarak kullanıldığı, üst katlarının ise çeşitli firmalar tarafından ticari ofis olarak kullanılmakta olduğu, yine D bloğun da özel bir şirket tarafından ticari ofis olarak kullanılmakta olduğu, taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli Çinili Köşk’ün önünde yaklaşık 106 metre uzunluğunda tarihi havuzun bir kısmının yakın zamana kadar toprakla doldurulmuş olduğu, diğer kısmının ise buz pateni pisti olarak kullanıldığı, bugün itibarı ile tarihi havuzdaki dolgunun kaldırılmış olduğu, buz pisti olarak kullanılmadığı ve 106 metre uzunluğunda tek parça olduğu görülmekle birlikte havuzun kenarlarının özgün yapısına uygun olmayan çimento bazlı betonla sıvandığının görüldüğü, bu nedenle havuzun ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları doğrultusunda projelendirilerek özgün haline dönüştürülmesi gerektiği, davacı şirkete yapılan tahsise esas kullandırma sözleşmesinde, gerçekleştirilecek tesisin ana kullanım amacının önüne geçmemek üzere kullanıcılara hizmet veren yeme-içme tesisleri ile tesiste yürütülen faaliyetler ile ilişkili satışın yapılabileceği satış birimleri, spor, eğlence ve dinlenme imkânı veren işletmelerin bulunabileceği ve bu mekanların büyüklüğünün toplam 15.000 m²’yi geçemeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen, kültürel amaçlı olmayan ünitelerin toplam yüzölçümünün MEF Üniversitesi kullanımı hariç olmak üzere (ticari ofisler de dahil olmak üzere) 27.524 m² olduğu, yine kültürel amaçlı olmayan ve MEF Üniversitesi olarak kullanılan alanın yüzölçümünün 15.500 m² olduğu, diğer tescilli yapı olan Çinili Köşkün davacı şirket tarafından toplantı salonu olarak kullanıldığı, Süvari Köşkü'nün MEF Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılması ve Çinili Köşk'ün de davacı şirket tarafından toplantı salonu olarak kullanılmasının, bu tescilli yapılarda kültürel mirasının sürdürülebilirliğini ve toplumun ulaşılabilirliğini engellediği, bunun sağlanmasını temin edecek gerekli düzenlemelerin de yapılmadığı, yukarıda tespit edilen hususlara yönelik kullanımların niteliği itibariyle 5225 sayılı Kültürel Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu, Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırması Hakkında Yönetmelik ve Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik hükümleri ile taşınmazın davacıya tahsis edilmesine ilişkin 12/06/2009 tarihli Kullandırma Sözleşmesi ve tapuya tescil edilen 09/05/2011 tarihli üst hakkının temel amacına aykırı olduğu, diğer taraftan 1/1000 ölçekli Maslak ve Çevresi Uygulama İmar Planında dava konusu olan 2 ada, 38 parsel numaralı taşınmazın ‘kültürel tesis alanı’ olarak belirlendiği ve bu alanlarda yer alabilecek tesisler dikkate alındığında, yukarıda ayrıntıları verilen üniversite kullanımı ve ticari ofis kullanımlarının yürürlükteki imar planı hükümlerine de aykırılık teşkil ettiği, söz konusu aykırılıkların davacı tarafından giderilmesi için verilen 6 aylık sürede de giderilmediği, dolayısıyla kültür merkezi gerçekleştirmek üzere davacı şirkete yapılan tahsisin amacına aykırı olarak kullanıldığı anlaşıldığından, söz konusu tesisin işletilebilmesi için kültür girişimi belgesi düzenlenmesi istemiyle vasıfları sağlanmadan yapılan başvurunun reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki ... tarih ve ... sayılı İstanbul III Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararının ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal edildiği, temyize konu kararın gerekçesiz olduğu, davalı idare tarafından önce kültür girişim belgesinin verilmesi talebinin reddedildiği ardından bunun da gerekçe olarak gösterilerek kullandırma sözleşmesinin feshedildiği, Mahkemece sonraki tarihli işlemin önceki tarihli işlemin gerekçesi olarak kabul edildiği, kültür girişimi belgesinin verilmesi isteminin reddine dair kararın hukuka uygun olup olmadığının incelenmediği, tahsis ilanında ticaret için alan ayrıldığının belirtilediği, kültürel alanlar yanında ticari alanlara da yer verildiği, bu tahsis ilanına güvenilerek projenin üstlenildiği, tahsis sözleşmesindeki 15.000 m2'lik sınırın izin verilen inşaat alanının %25'i üzerinden hesaplandığı, 2011 yılında idareye sunulan fikir projesi ile bu alanın 170.000 m2 ye çıkarıldığı dolayısıyla 15.000 m2'lik sınırın ortadan kalktığı, fikir projesinin kapasite yanında fonksiyon değişikliği de içerdiği, bu fikir projesine göre çizilen avan projenin hem davalı idare, hem Belediye hem de İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunduğu, fikir projesi ve avan projede yer alan ofis, satış alanı ve ticari mekanların davalı idarece uygun görüldüğü, yeni bir kültür yatırımı belgesinin düzenlendiği, 2011 projesine ilişkin yapı ruhsatının davalı idare personelince imzalandığı, davalı idare tarafından görevlendirilen denetçilerin inşaatın yapımına her gün nezaret ettikleri, idarenin inşaat aşamasından itibaren ticari ofis ve satış alanlarından haberdar olduğu, bu hususun idarece 2013 yılında yapılan denetimde tespit edildiği, 2014 yılında 2011 tarihli projede değişiklik ihtiyacının doğduğu, 2014 tarihli tadilat projesindeki tüm değişiklik önerilerinin İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarınca hazırlanan raporda uygun görüldüğü, anılan Kurulun hem 2014 tarihli değişiklik önerisini uygun gördüğü hem de iskan verilmesinde sakınca bulunmadığını Belediyeye bildirdiği, yapı kullanma izin belgesinin davalı idare tarafından imzalandığı, davalı idarece yapılan denetimde tesiste uygun görülen alanların uygun görülmeyen alanların iki katı olduğu, uygun görülen alanlar için kısmi kültür gelişim belgesi düzenlenmesinin idarenin bağlı yetkisinde olduğu, dava konusu işlemin davacıya tebliğ edilmediği, dosyaya sunulan uzman görüşlerinin Mahkemece dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin hukuken geri alma niteliğinde olduğu, Danıştay İçtihatlarına göre 60 gün içinde tesis edilmesi gerektiği, 2011 projesi ile kabul edilen ofis, satış alanları ve yeme içme alanları eklendiğinde aslında tesis kapasitesinin tamamı yönünden kültür girişimi belgesi düzenlenmesinin şartlarının mevcut olduğu, davalı idarece en azından kültür yatırım belgesinde de bulunan ve davalı idarece de uygun bulunan alanlar için kısmi kültür girişim belgesinin düzenlenmesi gerektiği, kültür girişimi belgesinde yer alan yapıların tamamının gerçekleştirildiği, üniversite ve ofis alanlarından davalı idarece haberdar olunduğu, üniversitenin kültür girişimi belgesi alınmasına engel bir yapı olmadığı, ortak dolaşım yerlerinde bulunan ve uygun görülmeyen satış ünitelerinin projede ve yatırım belgesinde yer aldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, İstanbul 16.Sulh Hukuk Mahkemesince yaptırılan bilirkişi raporundaki tespitin dikkate alınması gerektiği, 27.524 m2'lik kültürel olmayan alan hesabının da hatalı olduğu, bunun 15.779 m2'sinin tamamen kültürel alan olduğu, çinili köşkün toplantı salonu olarak kullanılmasının sözleşmenin ihlali olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacının verdiği taahhütnameye güvenilerek davacıya izin verildiği, ancak davacının taahhütlerini yerine getirmediği, davacının, aykırı uygulamaların Bakanlığın uygun görüşü ve izni ile yapıldığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığı, idarelerince alışveriş merkezi, ticaret merkezi ya da özel üniversite kullanımına izin ya da onayın hiçbir tarihte verilmediği, Üniversite ve ticari ofis kullanımlarının kendi içinde kültür merkezi fonksiyonundan bağımsız şekilde faaliyet gösterdiği, tesiste yürütülen faaliyetlerle ilişkilerinin bulunmadığı, kültür merkezi ile hizmet ve işletme birliği sağlamadıkları ve kullanım amaçlarının yapılan tahsis ve 5225 sayılı Kanunun amacıyla örtüşmediği, Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin (ı) bendinde belirtilen Kısmi Kültür Girişimi Belgesinin “Kanunda tanımlanan ve nitelikleri bu Yönetmelikte belirtilen faaliyeti gösteren, türünün gerektirdiği zorunlu üniteleri yapılmış tesis için, yapılacak olan diğer üniteleri yatırım kapsamında tutularak Bakanlıkça verilen belgeyi” ifade ettiği, kısmi kültür girişimi belgesinin, zorunlu ünitelerini tamamlayan ancak tamamlanmayan ve yatırımda tutulacak üniteleri bulunan işletmelere verilen bir belge olduğu, yapılan denetimlerde tesisin tümünün işletmede olduğunun ve yatırımda tutulacak bir ünitesinin bulunmadığının belirlenmiş olması nedeniyle anılan belgenin verilmesinin mümkün olmadığı, Bakanlığın bu belgeyi vermesinin zorunlu olduğu yönündeki iddianın hukukî dayanağının bulunmadığı, Kültür Yatırımlarının ve Girişimlerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik gereği, Kültür Girişimi Belgesi başvurusunda dilekçe ve ilgili kurum tarafından düzenlenmiş işyeri açma ve çalışma ruhsatının istenildiği, davacı tarafından, iskân izni (yapı kullanma izin belgesi) almış olmasını yeterli görerek belge talebinde bulunulduğu, tesisin tümüne ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatı idareye sunulmadığından anılan ruhsatın sunularak Kültür Girişimi Belgesinin alınması için davacıya ek süreler verildiği, İskân izninin alınmasının, Kültür Girişimi Belgesi alınması için aranılan bir husus olmadığı, 2014 yılında yeni kapasite belirlenmesi amacıyla Kültür Yatırımı Belgesinin revize edilmesi için Bakanlığa başvuruda bulunulmadığı, tesisin nihai Kültür Yatırımı Belgesinin 2012 yılında verildiği, bu belgedeki kapasitede ticari ofisler, üniversite vb. ünitelerin yer almadığı, Kanun ve Yönetmelikte tanımlanan satış birimleri ve eğitim yerleri yerine, tesis bünyesinde uygun görülmeyen ticari ofisler, dükkânlar ve üniversite yapılmış olduğunun, yerinde yapılan denetimlerde tespit edildiği, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin yürütülmesi amacıyla tahsis yapılmış olan taşınmaz üzerinde Alışveriş Merkezi konseptindeki ticari dükkânların (keza ofisler ve özel üniversitenin) bulunmasının Kanunun amacına aykırı uygulamalar olduğu, Süvari Alay Köşkü ve ... Kasrının, kanundaki/tahsisteki/belge kapasitesindeki amacına uygun olarak kullanılmadığı, belge kapasitesinde belirtilen amaç dışında ve 5225 sayılı Kanun ile tahsisin amacına aykırı olarak MEF Üniversitesi Rektörlük binası ve... Vakfı binası olarak kullanıldığı, halkın kültürel ve sanatsal amaçlarla bu binalara ulaşım imkânının bulunmadığı, tescilli yapıların, Kanunun amacına uygun olarak fonksiyonel şekilde kullanıma açılması gerekirken, sadece restorasyon yapılarak kültürel mirasın sürdürülebilirliğinin sağlandığı iddiasının, Kanunun/tahsisin amacı ile çeliştiği, tescilli binaların, 5225 sayılı Kanunda belirtilen amaçlar doğrultusunda kullanılmak üzere tahsis edildiği, söz konusu tescilli yerlerin kullanım amaçlarının kültür yatırımı belgesinde belirtildiği, İstanbul 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun... tarihli ve...sayılı kararının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında alınmış bir karar olduğu, dava konusu işlemin temelini teşkil etmediği, söz konusu kurul kararının davacının Bakanlığın başka görev alanlarındaki mevzuatı kapsamında da hukuka aykırı eylemlerinin bulunduğu yönünde bir tespitten ibaret olduğu, İstanbul 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun anılan kararının tarihinin 6/9/2019 olduğu, kullandırma sözleşmesinin iptal edileceğine dair davacıya son kez 14/2/2019 tarihinde uyarı tebliğ edildiği, kullandırma sözleşmesinin feshedilmesinin temelinin İstanbul 3 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun anılan kararının olmadığının sadece bu tarihlere bakılarak bile görülebileceği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E..., K... sayılı kararının Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; kültür merkezi gerçekleştirilmek üzere davacıya tahsis edilen taşınmazda, kullandırma sözleşmesinde, resmi senette ve kültür yatırım belgesinde yer almayan ve 5225 sayılı Kanun hükümleri ile Kültür Yatırım ve Girişimlerine Taşınmaz Kullandırılması Hakkında Yönetmelik uyarınca kültür merkezi yatırımı kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan kullanımların ve yapıların idarece yapılan denetimlerde tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, diğer taraftan söz konusu denetimler neticesinde hazırlanan raporlarda idarece uygun görülen ve uygun görülmeyen ünitelerin açıkça belirtildiği, kültür yatırımı belgesinde yer alan ünitelerin yapılmamış olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı ve anılan belge kapsamında yer alan ünitelerin uygun görüldüğü, uygun görülmeyen üniteler kapsamında ise üniversite kullanımının, Süvari Alayı Köşkünün, ... Kasrının, ticari ofis kullanımları ile 14 adet satış ünitesinin belirlendiği, tesiste 2014 yılından bu yana kültürel ve sanatsal faaliyetler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, idarece hazırlanan denetim raporlarında kültür yatırımı belgesine uygun olmadığı belirtilen üniversite, ticari ofis ve 14 adet satış ünitesinin 2012 tarihli avan projenin eki fikir projesinde yer aldığı, bu projenin gerek davalı idare tarafından gerek Belediye ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından uygun bulunduğu, 2014 tarihli tadilat projesinde de söz konusu ünitelerin yer aldığı, 2014 tarihli tadilat projesinin Belediye ve Koruma Kurulu tarafından uygun bulunduğu ve ayrıca Koruma Kurulu tarafından proje kapsamında tamamlanan yapıya iskan verilmesinde sakınca bulunmadığının Belediyeye bildirildiği, Belediye tarafından, yapının Koruma Kurulu tarafından onaylanan tadilat projesine uygun olarak yapıldığı belirlenerek yapı kullanma izninin düzenlendiği, proje kapsamında gerçekleştirilen ve davalı idare tarafından uygun olmadığı belirtilen ünitelerin esasında yetkili idarelerce uygun bulunan avan ve tadilat projesi kapsamında gerçekleştirildiği dolayısıyla projeye bir aykırılığın söz konusu olmadığı hususlarının davacı tarafından ileri sürüldüğü, Mahkemece 2 mimar ve 1 sanat tarihçisinden oluşan bilirkişi heyeti ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Dosya kapsamında, ihtilaf konusu hususlar göz önüne alındığında, Mahkemece seçilen bilirkişilerin uzmanlık alanına ilaveten İnşaat Mühendisi, Şehir Plancısı ve tescilli yapılar konusunda uzman bir bilirkişinin de katılımıyla yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanacak bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle verilecek Mahkeme kararının tereddüte yer vermeyecek şekilde sonuca ulaşılmasını sağlayacağı açıktır.
Diğer taraftan, esasen kültür yatırımı belgesindeki ünitelerin davacı tarafından yapılmış ve faaliyete geçirilmiş olduğu ve bu ünitelerin tesisin büyük kısmını oluşturduğu, tahsis konusu taşınmaz üzerindeki tescilli yapılara halkın kültürel ve sanatsal amaçlarla ulaşım imkânının sağlanmasının da mümkün olduğu ve tesisin 2014 yılınan bu yana faaliyette bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, kullandırma sözleşmesine, resmi senede ve kültür yatırımı belgesine aykırı ünitelerin varlığının yeninden oluşturulacak heyetteki bilirkişilerce de tespiti halinde tesisin davalı idarece uygun görülmeyen üniteler dışındaki kısmı için kültür girişim belgesi düzenlenerek tahsisin devam ettirilmesinin mevzuat ve kamu yararı açısından mümkün ve uygun olup olmadığının da Mahkemece değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, idarece uygun bulunmayan ünitelerin varlığından bahisle, ihtilaf konusu hususların gerektirdiği uzmanlık alanlarından bilirkişilerin bulunmadığı heyet tarafından hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki dairemiz kararına katılmıyoruz.