İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak elektrik tespit tutanağının yaklaşık ispat niteliğinde olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi kararına yönelik istinaf incelemesi.
Özet: Davacı şirketin kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan borcun tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve ihtiyati haciz talebinin, ilk derece mahkemesince sunulan belgelerin alacağın yaklaşık ispatına yeterli olmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunda, Bölge Adliye Mahkemesi, kaçak elektrik tespit tutanağının özel hukuk tüzel kişisi çalışanlarınca düzenlenmesi nedeniyle HMK 204/2 kapsamında aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden sayılmadığını ve bu durumun ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararının değerlendirilmesinde esas alınması gerektiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO:2026/2181 KARAR NO :2026/2329T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :23/07/2026NUMARASI :2026/1480 E DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:15/09/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine Müvekkili şirketin davalı aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik tüketimi yaptığı ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, kaçak tespit tutanağına istinaden 07-07-2025 son ödeme tarihli 1.027.667,26 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu,itirazın iptaline ve davaya konu icra dosyası üzerinden davalı/borçlunun hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;Tüm dosya kapsamına göre; somut olayda ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgeler alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmayıp, yargılamayı gerektirmektedir. İhtiyati haciz ve tedbir şartları oluşmadığından davacı vekilinin İhtiyati Haciz Talebinin Reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Kanunun öngördüğü şekilde alacak ve haciz sebepleri hakkında deliller sunulmuş olmasına rağmen İlk derece mahkemesince talebin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiği, 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, kaçak tutanaklarının aksi sabit olana kadar geçerli belgelerden olduğu, İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyadaki belge ve bilgilere göre ; davalı hakkında işyeri ile ilgili olarak kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, kaçak ve kaçak ek faturalar düzenlendiği,tutanakta abone/kullanan kısmında davalı isim ve imzasının bulunmadığı görülmektedir.Takip dosyasındaki borca itiraz dilekçesinde ,davalı vekilince müvekkilinin borcunun bulunmadığından bahisle itiraz edildiği görülmüştür.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Talep eden-davacı tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı, fotoğraflar, tahakkuk belgeleri, fatura delil olarak sunulmuştur.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi, belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre ,somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediği anlaşılmakla ,davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/09/2026