Okuma yazma bilen kişinin resmi senetle kurulan intifa hakkını kira sandığı iddiasıyla aldatma ve şekle aykırılık nedenleriyle intifa hakkının terkini, süre sınırlandırılması ve ecrimisil taleplerinin temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, kendi maliki olduğu taşınmaz üzerinde davalı lehine resmi senetle bedelsiz ve 35 yıl süreli kurulan intifa hakkının aldatma ve şekil eksikliği gerekçesiyle terkinini, ayrıca ecrimisil veya kira bedeli tahsilini talep etmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul kararları, Yargıtayın okuryazar bir kişinin resmi senetle intifa hakkı tesisini kira sözleşmesi sandığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bu bozmaya uyularak ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Davacı vekili, okuryazarlığın hatayı engellemediğini savunarak bozma kararının hatalı olduğunu belirtip yeniden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/111 E., 2025/314 K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 54 80... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 14 numaralı bağımsız bölümde aldatma yoluyla ve şekle aykırı olarak 03.07.2019 tarihli resmî senet ile davalı lehine bedelsiz olarak ve 35 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini belirterek; dava konusu taşınmazda davalı lehine tesis edilen intifa hakkının terkinine, dava tarihine kadar oluşmuş ecrimisil alacağının davalıdan faiziyle tahsiline, mümkün olmaması hâlinde intifa hakkının süre bakımından sınırlandırılarak taşınmazın kullanılma süresine tekabül eden kira bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; aldatma ve şekle aykırılığın söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kararıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 18.11.2024 tarihli kararıyla; okuma-yazma bilen bir kişinin, resmi şekle uyularak yapmış olduğu bir işlemin intifa hakkı tesisi değil de kira sözleşmesi yapıldığı inancıyla yapılmış olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu hususun göz ardı edilmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına oy çokluğuyla karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmında yazılı gerekçeyle ve kira sözleşmesinin resmî şekil şartına tabi olmadığı hususunun herkesçe bilinebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararının hatalı olduğunu, kişinin okuma-yazma bilmesinin hata-hileye maruz kalmayacağı anlamına gelmediğini, hata-hileye yönelik değerlendirmelerin yanılgılı olduğunu, intifa hakkı tesisi işleminin şeklen yasal şartları ihtiva etmediğini, geçersiz olduğunu ifade ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması isteğinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; intifa hakkının şekle aykırılık ve aldatma hukuksal nedenlerine dayalı terkini ile ecrimisil, ikinci kademede intifa hakkı süresinin sınırlandırılması ve alacak istemlerine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 795. Maddesinin birinci ve ikinci fıkrası şöyledir:"İntifa hakkı, taşınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur.Taşınır ve taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümler uygulanır."TMK'nin 997. maddesinin üçüncü fıkrası, "Sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı siciller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmünü içermektedir.Tapu Sicil Tüzüğü'nün 24. maddesinin ikinci fıkrasında,"İstem sahibinin, işitme, konuşma veya görme engelli olması hâlinde, işlemler isteğe bağlı olarak iki tanık huzurunda yapılır. Engellinin tanık istememesi hâlinde, bu husus istem belgesinde veya resmî senette belirtilir. İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, işaret dilinden anlayan yeminli bilirkişi bulundurulur." düzenlemesine yer verilmiştir. Tapu Müdürlüklerince Düzenlenen Resmî Senetlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesinde ise taraflardan biri veya birkaçı sağır, kör veya dilsiz ise iki tanık bulundurulacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kununu'nun 297/2 maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler doğrultusunda somut olaya gelince;Dosya içeriğinden; davacı tarafça dava dilekçesinde, dava konusu 54 80... parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 14 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalı lehine tesis edilen 03.07.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı intifa hakkının aldatma ve şekle aykırılık hukuksal nedenlerine dayalı olarak terkini ile ecrimisil, ikinci kademede intifa hakkının süresinin sınırlandırılması ve alacak istemlerinde bulunulduğu ve İlk Derece Mahkemesince, davaya konu intifa hakkının aldatma yoluyla tesis edildiğinin ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen 30.09.2022 tarihli kararın, Dairemizin 18.12.2024 tarihli kararıyla aldatma iddiasının ispatlanamadığı belirtilmek suretiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak aldatma iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın, davaya konu intifa hakkının şekle aykırı olarak tesis edildiğine ilişkin iddialarının ve diğer taleplerinin yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmemiş olması doğru görülmemiştir.Hâl böyle olunca; davacının tüm iddia ve talepleri doğrultusunda inceleme yapılarak HMK'nin 297. maddesine uygun olarak karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.