Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 654.976 TL değerindeki demirin hileli teslimatından kaynaklanan tazminat davasında ihtiyati tedbir ve bilirkişi incelemesi talepleri.
Özet: Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davacı, nakliyeci davalının Kırşehire teslim edilmesi gereken 27.520 kg demiri hileli şekilde başka bir yere indirerek 654.976,00 TL zarara yol açtığını iddia ederek bedelin faiziyle tahsilini ve davalı aracına ihtiyati tedbir konulmasını talep etmektedir; davalı ise savunmasında, dolandırıcı bir aracı tarafından yönlendirildiğini ve demirleri Antalyaya verilen talimatlar doğrultusunda teslim ettiğini, kendi kusurunun bulunmadığını belirtirken, bilirkişi raporu davalı şirket defterlerinde eksiklikler ve taşıma belgelerinde detaylar olduğunu ortaya koymuştur.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın Ilgın . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememiz ... esas sayılı defterine kayıt edildiği anlaşıldı.
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalı ... Kırşehir iline teslim edilmek üzere verilen 27.520 kg ağırlığında 654.976,00 TL bedelli demiri hileli bir şekilde başka bir yere indirip müvekkili zarara uğratmış olup fatura bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmekle, davalı ... Kırşehir iline teslim edilmek üzere verilen 27.520 kg ağırlığındaki demiri hileli bir şekilde başka bir yere indirerek müvekkili uğratmış olduğu 654.976,00 TL zararın fatura tarihi olan 26/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, müvekkilin ileride telafisi imkansız mağduriyeti söz konusu olabileceğinden dava sonucuna kadar müvekkiline ait demirin başka yere taşınmasında kullanılan ve davalıya ait ... plaka sayılı taşıt üzerine ihtiyati tedbir koyulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalının arkadaşı ... , nakliyecilerin ortak kullandığı Whatsapp grubundan, ... GSM numaralı telefondan paylaşılan, ''Aliağa'dan Antalya merkeze 13.60 uzunluğunda araç lazım'' yazan ilan üzerine yukarıda yazılı telefonu aradığını, telefonda görüştüğü kişi, isminin ... ve nakliyeci olduğunu, araç başı 25.000 TL + KDV ödeme yapılacağını ve kendisinin de araç başı 700 TL komisyon alacağını söylediğini, ... bu işten davalıya bahsettiğini, ehliyet ile ruhsat bilgilerini istediğini, davalı de bu bilgileri ...'ya gönderdiğini, işi ...'nun alması nedeni ile tüm iletişim ... tarafından sağlandığını, ...' nun, işi yönlendiren ve bu yönlendirme neticesinde işten komisyon alacak olan, kendisini ... olarak tanıtan ... GSM numaralı hat sahibine kendisine ve davalıya ait bilgileri 24 Mayıs Cuma günü tarihinde yolladığını, ...'in yönlendirmesi ve talimatları ile, müvekkil ile ... ... Demir Çelik Fabrikasına gitmiş ve demirlerin yüklemesi 24 Mayıs Cuma günü tarihinde yapıldığını, davalı ile ..., 25 Mayıs Cuma günü saat 12:00 sularında Antalya’ya doğru yola çıktığını, davalı ...'nun kullandığı olduğu aracı takip ettiğini, ..., yola çıktıktan sonra ...'den demirlerin sahibinin bilgilerini istediğini, ... de, demirlerim sahibinin ... olduğunu ve ...'in telefon numarasının da ... (davacının görüştüğünü iddia ettiği kişi) olduğunu söylediğini, ... tarafından ... nolu GSM hattı üzerinden ... olarak bilinen kişi arandığını, verilen talimatlar ve gönderilen konum neticesinde ... Mahallesi ... No:... /ANTALYA adresinde teslim edildiğini, (26 Mayıs Pazar gece 02:00 sularında depoya ulaşıldığını) teslimden sonra davalı, arkadaşı ... ile birlikte 26 Mayıs Pazar sabahı adresten ayrıldığını ve Antalya'da bulunan nakliyeciler sitesine gittiğini, davalının 27.05.2024 günü kendisini Mustafa olarak tanıtan ve demirlerin kendisine ait olduğunu iddia eden kişinin araması ile davacı şirketten haberdar olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile kolluktaki beyanları arasında ciddi çelişkiler mevcut olduğunu davacı, davalı ile ilk kez 27 Mayıs pazartesi günü görüştüğünü kabul ettiğini, davalıya teslim edilen demir için, Kırşehir'e ve davacı şirket adına irsaliye kesilmediği davacı tarafından da kabul edildiğini, davalıya husumet yöneltilebilmesi mümkün olmadığını, davalıya kusur atfedilebilmesi ise mümkün olmadığını, davalı hakkında takipsizlik kararı verildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın mali müşavir uzman bilirkişi ...' ye tevdii ile düzenlenen 09/03/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalı şirketin 2024 yılına ait ticari Defterlerinin açılış tasdiklerinin T.T.K.69, ile 213. Sayılı V.U.K. 220. ve 222. Maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, Yevmiye defteri kapanış tasdikinin olmadığı ve sahibi lehine delil olma özelliği taşımadığı kanaatinde olduğunu, Davalı ...'nun, Dava konusu 7.520 Kg inşaat demirini İzmir -Antalya arasında nakliyesini yaptığı, taşıma irsaliyesinin ... plakalı araç ile, 25.05.2024 tarihli ... şirketince ... Pazarlama şirketine teslim edilmek üzere düzenlendiği, Davacının, 27.520 Kg İnşaat demirini 26.05.2024 tarihli 600.394,67 TL bedelle Demaş Şirketinden satın alındığı, Faturada Araç Plakasının ... olduğu, şoför isminin davalı ... olduğu bilgisinin yer aldığı, Davalı ...'nun İzmir- Antalya nakliye bedeli olarak 25.000,00 TL * KDV olmak üzere toplam 29.000,00 TL e-arşiv Faturayı ... LTD.ŞTİ adına 26.05.2024 tarihli düzenlediği, Davalı ticari defterlerinde, Davacı adına cari hesaba rastlanmadığı, herhangi bir fatura ödeme belgesi vb. Bulunmadığı şeklinde bilirkişi raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir.
Dava; "Tazminat " davasıdır.
Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı vekili, davalılar aleyhine Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davası açmıştır.
"Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği,
Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği,
HMK 1901-İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
2-Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
TMK MADDE 6
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde düzenlenemeler yapıldığı,
Somut olayda; davacı yanın ticari defterlerinin ibraz etmediğinden incelenemediği ve bu nedenle davacının davasını ispat edemediği anlaşılmıştır."
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda;tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı ile Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... karar sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı ve mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının , davalı aleyhine açtığı tazminat davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının , davalı aleyhine açtığı tazminat davasının REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan dava başında yatırılan 5.392,26-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan bakiye 4.660,26-TL harcın davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 104.246,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 2.200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA
7-Tarafların depo edilip kullanılmayan gider avansının bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı ve davalının vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2026
Katip Hakim