11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan mahkumiyetin onanması, 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçunda ise zamanaşımından düşme kararı vermiştir.
Özet: Yüksek mahkeme, bilişim sistemleri veya banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararını, yargılama sürecindeki usul ve esaslara uygunluk, delillerin yeterliliği ve suç vasfının doğru tespiti nedeniyle onarken, aynı sanık hakkında 5809 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, hükmün verildiği tarih ile temyiz inceleme tarihi arasında olağan dava zamanaşımının dolması nedeniyle bozmuş ve bu suça ilişkin kamu davasının yeniden yargılama gerektirmeksizin düşmesine karar vermiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/32461 E.  ,  2026/4150 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/36 E. 2016/80 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 5809 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
1)Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2)5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen “5809 sayılı Kanuna Muhalefet” suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan mahkumiyet kararının verildiği 19.04.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
16.04.2026 tarihinde karar verildi.