Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, kısmen reddedilen marka başvurusunun karıştırılma ihtimali gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin gerekçeli kararı.
Özet: Davacının belirli mal ve hizmet sınıflarında tescilini talep ettiği markanın, davalı şirketin tescilli markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik taşıdığı gerekçesiyle kısmen reddedilmesi üzerine, bu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali için açılan davada, davacı kendi markasının özgün kompozisyonunu ve ayırt edici unsurlarını vurgulayarak karıştırılma ihtimali olmadığını savunurken, davalılar markalar arasında tüketicide karışıklık yaratacak düzeyde benzerlik bulunduğunu ve hatta davacının kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/104 Esas - 2025/402
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/104 KARAR NO : 2025/402....DAVA : Marka YİDK Kararının İptaliDAVA TARİHİ : 11/03/2025KARAR TARİHİ : 09/10/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, davacının 25 ve 35. Sınıflara giren emtialarda tescil ettirmek istediği .... sayılı markasına dayalı olarak dosyaladığı itirazlar neticesinde diğer davalı .... tarafından kısmen dahi olsa reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, davacının markasının kendine has bir kompozisyonu olduğunu ve davalının markasından farklı olarak şekil unsuru ve farklı ibareler ihtiva ettiğini, ayrıca davacı taraf markasını yoğun bir biçimde kullanmakta iken davalının marka kullanımına ilişkin marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamış olduğunu iddia ederek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, davacının marka başvurusunun reddedildiği emtialar açısından, taraf markalarının aynı veya ilişkili emtialarda kullanılacağını, tüketicilerin markaların aynı işletmeye ait olduğunu düşüneceklerini, aksi düşünülse dahi işletmeler arasında ekonomik/idari bağlantı olduğu kanısına kapılacaklarını, yani somut olayda karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenlerle davadaki taleplerin reddinin gerektiğini savunmuştur. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; davacının kurulduğu 1986 yılından günümüze kadar çorap üretimi ve satışıyla iştigal ettiğini, davalının ürünlerinin halihazırda yurt dışına da ihraç edildiğini, dünyaca ünlü markalar tarafından tercih edildiğini ve pek çok ödüle layık görüldüğünü, davalının “...” markasının sektörünün tanınmış markalarından biri olduğunu, “...” ibaresinin davalının onlarca tescilli markasının esas unsuru olduğunu, davalının “...”li seri markalar yaratmış olduğunu, davacının markasının esas unsurunun da “....” ibaresi olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer emtialarda kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimali olduğunun kabulünün gerektiğini, zaten de bu hususun.... İş sayılı dosyası kapsamında da tespit edilmiş olduğunu, ayrıca dava konusu edilen markayla ilgili olarak .... kararının iptali için de bir dava açılmış olduğunu, bu davanın .... Esas no.lu dosyası kapsamında derdest olduğunu, ayrıca davalının ticaret unvanının ayırıcı unsurun da “....” ibaresi olduğunu, dava konusu edilen markanın bu nedenle de tescil edilmemesi gerektiğini, davacının kendisine marka olarak davalının markalarıyla bu derecede benzer bir ibareyi seçmiş olmasının davacının kötü niyetinin ve davalı ile haksız rekabet yapma saikinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, davadaki taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacı firmanın 18.05.2023 tarihinde 25 ve 35. Sınıflara giren emtialarda kullanılmak üzere dosyaladığı marka başvurusunun tescil edilmek üzere 12.06.2023 tarihli ve 422 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine davalı firmanın .... sayılı kararı ile, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında ve davalının .... sayılı markası mesnet gösterilerek kısmen kabul edilerek davacının marka başvurusunun kapsamından 25. Sınıfa giren emtiaların ve bunların 35. Sınıf altında satışı hizmetlerinin çıkartılmış olduğu, davacının bu karara itiraz ettiği, ancak bu itirazın da .... sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi "Tescil için başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesinde düzenlenen nispi ret nedeni, “ortalama tüketiciler” nezdinde bir karıştırma ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususuna dayalıdır. Karıştırma ihtimali “ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması” olarak tanımlanabilir. Öğretide karıştırma ihtimali, “bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim, vs sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için, önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesi” ya da “bir mal veya hizmetin alıcısının, yani genel anlamda halkın algılamayı tasarladığı, bildiği, veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer bir malını veya hizmetini alma ihtimali(tehlikesi)” biçiminde tanımlanmaktadır. Öte yandan bir mal ve/veya hizmetin potansiyel alıcıları, tüketicileri arasında iki ayrı işletmeye ait mal veya hizmetin aynı işletmeden kaynaklandığı ya da bu mal veya hizmetlerin farklı işletmelere ait olduğu fark edilse bile, markalar ya da işletmeler arasında bir bağlantının bulunduğu yönünde bir algının ortaya çıkması ihtimali halinde de karıştırma ihtimalinin varlığından söz edilmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi kapsamında bir iltibasın varlığının tespitinde doktrin ve yargı kararlarında esas olarak şu ilkeler ortaya konmaktadır: Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, Çağrıştırma, Bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi gereğince iltibas koşullarının oluşması madde metninde belirtilen unsurların kümülatif olarak gerçekleşmesine bağlıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi anlamında tescili istenen marka ile tescilli markalar arasında “karıştırma ihtimaline yol açacak ölçüde benzerlikten” bahsedebilmek için üç ayrı ihtimalin varlığı söz konusu olmalıdır. Markalar arasında ayniyet, ürünler arasında benzerlik bulunması, Markaların benzer, ürünlerin aynı olması, Markaların benzer ve ürünler arasında da benzerlik bulunması, biçiminde üç ayrı ihtimalin varlığı(Karan/Kılıç,556 sayılı KHK şerhi s.197) söz konusudur. Görüldüğü üzere karıştırma ihtimalinin varlığı için “çifte benzerlik şartının” gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani markalar arasında, markayı teşkil eden esas unsurlar yönünden ayniyet veya benzerliğin yanında, marka tescil kapsamındaki ürün türleri arasında da ayniyet veya benzerlik gerekmektedir. İnceleme konusu markaların görsel, işitsel veya anlamsal benzerliğinin bütün olarak değerlendirilmesi, markaların baskın ve ayırt edici nitelikte olan unsurlarının dikkate alınarak oluşturulan genel izlenim esas alınarak yapılmalıdır.(....) Marka birden fazla unsuru içeriyorsa asıl unsurun ne olduğu saptanmalıdır. “Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırt ediciliğini vurgulayan imajda aramak lazımdır.” İkinci olarak tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin başvurusunda mevcut eklenti varsa, bu eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının” olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Buna göre dava konusu markaların asli unsurlarının belirlenerek değerlendirme yapılması gerekmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu Nice anlaşmasının 2/1 maddesi; “sınıflandırma tescil edilen herhangi bir marka için temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesi konusunda özellikle bağlayıcı olmayacaktır.” hükmünü amirdir. Bu hüküm uyarınca; markalara ait mal ve hizmet listelerinde yer alan emtiaların “benzer” olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle; inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin “aynı veya benzer” mal ve hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Bu hususta doktrin ve uygulamada benimsendiği üzere; benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin tespitinde, mal ve hizmetlerin, Benzer alıcı çevresine hitap edip etmedikleri Benzer ihtiyaçları giderip gidermedikleri Son kullanıcıları ve tüketici profilleri Birbirleri yerine ikame edilip edilmeyecekleri Birinin diğerini tamamlama imkânının bulunup bulunmadığı Rekabet etme olanakları Kullanım amaçları Dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, kullanım yöntemleri, Hedeflenen tüketici kesimi dikkate alınmalı ve bu şekilde mal ve hizmetlerin benzer olup olmadığı tespit edilmelidir. Yerleşik içtihatlarda; halk tarafından teşebbüsler arasında ekonomik bir bağlantının var olduğuna düşünme riski olması durumunda, karşılaştırmaya konu mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten geldiğini ya da ekonomik bağlantılı teşebbüslerin malları olduğu kararına varabileceği, dolayısıyla teşebbüslerin karıştırılma olasılığının bulunduğu kabul edilmektedir. Aynı içtihatla; karıştırılma olasılığının küresel olarak değerlendirilmesi gerekliliğine işaret edilmekte ve davanın koşulları ile ilgili tüm faktörlerin dikkate alınarak, özellikle işaretler arasındaki benzerliğin, tetkike konu mal ve hizmetlerin değerlendirmesinde de dikkate alınması gerektiğini vurgulanmaktadır. Ayrıca, marka işaretlerin başlangıç kısmının önemine binaen işaretlerin başlangıçlarının aynı olması işaretlerin benzer olarak değerlendirilmesine katkı sağlıyorken, karşılaştırma konusu kelime markalarında işaretlerin başlangıç kısımlarının farklı olması ise işaretlerin benzer olmaması/farklılaşması yönünde katkıda bulunur.(....) Davaya konu marka başvurusu ve itiraza mesnet gösterilen markalar incelendiğinde, davacının markasının “x casabony kids to new gen kids” ibarelerinden oluştuğu, davalının markası ise “... kids shoes” ibarelerinden oluştuğu, her iki markada da .... ibarelerinin yer aldığı, markalarda yer alan diğer unsurların her iki markayı birbirinden farklı sahiplere aitmiş izlenimini yaratmaya yetmediği, markalar arasında görsel ve işitsel yönlerden benzerlik bulunduğu, Markaların, kapsadıkları mal ve hizmetler açısından incelendiğinde de, aynı/benzer mal/hizmetleri kapsadıkları, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde izlenim oluşabileceği gibi davacı işaretini gören ve duyan tüketicilerin daha önce tanıdığı davalı markasının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da davalının vermiş olduğu bir lisans gereği ürünler üzerinde kullanıldığı yönünde bir yanılsamaya yol açabileceği, bu yönde olan kurumun kararının hukuka uygun olduğu sonuçlarına ulaşılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.09.10.2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır