Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütü üyeliğinde ankesörlü sabit hat HTS kayıtları analizi, bilirkişi incelemesi ve tanık beyanlarının eksikliği nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını bozarak, sanığın ankesörlü/sabit hat görüşmeleri ile GSM kayıtlarının; arama sayıları, süreleri, ardışıklığı, farklı telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aranan şahısların kimlikleri, onlarla HTS irtibatları ve aynı baz istasyonu kullanımları gibi kritik detayların uzman bilirkişi tarafından kapsamlı bir şekilde incelenmediği, ayrıca ardışık aranan kişilerin beyanlarının alınmadığı veya haklarındaki soruşturmaların araştırılmadığı gerekçesiyle eksik araştırma yapıldığına hükmetmiş ve tüm delillerin birlikte, detaylı bir incelemeye tabi tutularak hukuki durumun yeniden takdir edilmesini zaruri kılmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/4487 E.  ,  2026/3209 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/475 E., 2021/1811 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/519 E., 2020/136 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyethükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi,
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere; asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, "her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı" hususu gözetilerek;
Ülke genelinde ankesörlü/kontörlü sabit hatlarla yapılan görüşmelerle ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2017/164168 soruşturma sayılı dosyasında oluşturulan ankesörlü/sabit büfe HTS veri havuzunun 81 ildeki Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüklerince sorgulama yapılabilecek şekilde ankesör/büfe raporlama modülü ... programı üzerinden kullanıma açıldığının belirtilmesi karşısında, sanık ile ilgili ... programı üzerinden sorgulama yapılarak, görev yaptığı yerlerde varsa ardışık ve tekil arama kayıtlarının yeniden talep edilerek getirtilmesi sonrasında sanığın HTS kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda "gerçekleştirilen arama sayısı, aramaların ardışık ya da periyodik olup olmadığı, aramaların gerçekleştirildiği saatler, konuşma süreleri, sanığın farklı ankesörlü telefonlardan aranıp aranmadığı, ardışık aramaya dahil olan şahısların aynı kuvvete mensup ve aynı rütbede olup olmadıkları, aramaları gizlemek için herhangi bir şifreleme yönteminin kullanılıp kullanılmadığı" hususlarını gösterir bir analiz inceleme ve tespit raporunun düzenlettirilmesi, ayrıca, sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ardışık arama kayıtlarında geçen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, sanık ile birlikte ardışık arandığı tespit edilen kişiler hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa bu kişilerin tüm aşama ifadeleri getirtilip mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Dosyada kapsamında sanık ile ardışık olarak aranan ..., ... ve ...'in yargılandıkları dosyada alınan beyanlarında sanığı tanımadığını beyan ettikleri, aynı şekilde sanığın da savunmasında kendisi ile ardışık olarak aranan ..., ... ve ... ile hakkında yakalama kararı bulunan ve beyanları alınamayan ... ve ... isimli şahısları tanımadığı şeklinde beyanda bulunduğu, savunmanın denetlenebilirliği açısından sanığın sabit/ankesörlü telefonlardan arandığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ilk arama tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ..., ..., ..., ... ve ...'un bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması,
3. İlgili birimlere yazı yazılmak suretiyle tanık beyanlarını içerir güncel veri bankasında ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulup ve varsa beyan sahiplerinin tanık olarak dinlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.