Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesinden kaynaklanan rekabet yasağı ve gizlilik yükümlülüğü ihlali nedeniyle talep edilen cezai şart tazminatı davasını, TBK 445 ve Anayasal çalışma hürriyeti ışığında istinaf incelemesine alıyor.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, istifa eden eski bölge satış yöneticisinin iş sözleşmesindeki rekabet yasağı ve gizlilik yükümlülüğünü ihlal ederek rakip firmada çalışmaya başladığı iddiasıyla cezai şart talebiyle açtığı tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunu ele almaktadır; davacı şirket, davalının belirli bölgelerde beş yıl süreyle rekabet etmeme yasağını çiğnediğini savunurken, davalı ise yasağın ekonomik geleceğini tehdit ettiği gerekçesiyle geçersizliğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve mobbing nedeniyle istifaya zorlandığını ileri sürmüştür; ilk derece mahkemesi, davanın asliye ticaret mahkemesi yetkisinde olduğunu belirterek, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürmeyecek, yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun sınırlar taşıması gerektiği prensibini değerlendirmeye almıştır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:26/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:31/01/2023
DAVANIN KONUSU:Tazminat
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:26/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı şirket bünyesinde Alanya'da 19/08/2021 tarihinde akdedilen belirsiz süreli sözleşme ile bölge satış yöneticisi olarak çalışmaya başladığını, sözleşme gereği davalının davacı şirketin sorumlu olduğu bölge sınırları içinde bulunan franchise'ler ile davacı şirket arasındaki bağlantıyı sağlamak, iş hacminin artırılması, şirket bütçesinin takibi görevlerinin bulunduğunu, davalının bu görevi ifa etmekteyken 24/05/2022 tarihinde gerekçe göstermeksizin istifa ettiğini, şirket merkezi ile davacının bölgesinde bulunan franchise'ler ile bağlantı kopukluğu yaşandığını, şirketin maddi ve manevi olarak kayba uğradığını, sözleşmenin 12.3 maddesinde davalının işten ayrılması durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve devamı maddeleri kapsamında rekabet etmeme yasağı hükmü gereğince davacının doğrudan faaliyette bulunduğu Akdeniz, Marmara ve Ege bölgesinde ve buna ek olarak Eskişehir, Ankara, Sivas, Konya, Hatay, Samsun, Trabzon, Gaziantep, Kayseri, Konya, Malatya ve Diyarbakır şehirlerinde iş sözleşmesi hangi sebeple sona ererse ersin aynı kolda faaliyet gösteren bir firmada sözleşme bitimi tarihinden itibaren 5 yıl müddet ile bir iş ilişkisi içinde olamayacağının belirtildiğini, aynı sözleşmenin 12.7 maddesinde ise Gizlilik ve Rekabet Yasakları yükümlülüklerinden herhangi birine aykırı hareket ettiği tespit edilen personelin işverenin uğramış olacağı tüm zararları tazmin edeceğine ilişkin madde bulunduğunu, ancak davalının sözleşmenin bitiminden çok kısa bir süre sonra Alanya ilçesinde aynı alanda iştigal eden rakip iş yeri olan ... Mahallesi ... Bulvarı ... Apartmanı No: ... Alanya adresinde faaliyet gösteren ... İnşaat Turizm Ve Ticaret Limited Şirketinde genel müdür pozisyonunda işe başladığını, bu durumun da ifade edilen sözleşmenin 12.3 maddesine aykırı olduğunu belirterek, sözleşme’nin m.12 rekabet yasağı hükmünün ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan 24.468,71TL'nin 24.05.2022 tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizinin davalıdan tahsil edilmesini, sözleşme’nin m.11 gizlilik yükümlülüklerinin ihlalinden doğan cezai şart alacağı olan 24.468,71 TL'nin 24.05.2022 tarihinden itibaren işleyen temerrüt faizinin davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, işçinin, iş sözleşmesinin devamı sırasında iş sözleşmesinde ayrıca bir düzenleme yahut anlaşma bulunmasına gerek olmaksızın sadakat borcu gereği rekabet etmeme yükümlülüğü bulunmakta iken iş sözleşmesinin sona ermesi akabinde işçinin böyle bir yükümlülüğü bulunmadığını, işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi ile sadakat borcu ve buna bağlı olarak da rekabet etmeme yükümlülüğü de sona erdiğini, davacı ile davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafında cezai şart alacağı talebine konu olan (11. ve 12. Maddeleri) rekabet yasağı için gerekli olan şartları TBK m.445 gereğince taşımamakta olup yapılan sözleşme geçerli olmadığını, tazminata hükmedilebilmesi için işverenin zararını ispat etmesi zorunlu olduğunu, her ne kadar kendi rızası ile istifa etmiş olarak gösterilse bile davacı şirket tarafından mobbing uygulanmış olup istifaya zorlandırıldığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "... davacı rekabet yasağından kaynaklanan cezai şartın tahsili istemiyle dava açmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 444 ila 447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1–c. maddesi gereğince aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan dava esastan incelenmiştir. Davalı davacının yanında "bölge satış yöneticisi" olarak 19/08/2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 24/05/2022 tarihine kadar çalışmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın "Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti" başlığı altında düzenlenen 48. ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 445. maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve konu bakımından hakkaniyete uygun sınırlamalar içermemesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Hizmet sözleşmesi içerisinde rekabet etmeme yasağına dair hüküm bulunduğu hallerde, sözleşmenin, hem hizmet ilişkisinin devamı sürecinde geçerli olan bir hizmet sözleşmesini, hem de hizmet sözleşmesi sona erdirdikten sonra da yükümlülükler öngören bir rekabet etmeme sözleşmesini ihtiva ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan cezai şart hükümlerin geçersiz olduğunu hüküm altına alan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 420. maddesinin taraflar arasında akdedilen rekabet etmeme sözleşmesine uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 19/08/2022 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin 11. maddesinde gizlilik hükümleri, 12. maddesinde rekabet yasakları ve cezai şart düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede rekabet yasağının geçerli olacağı ilçe sınırlarının belirtilmediği gibi, "işverenin merkezinin bulunduğu, yaptığı anlaşmalar neticesinde faaliyette doğrudan ve dolaylı faaliyette bulunduğu Akdeniz, Marmara ve Ege bölgesinde ve buna ek olarak Eskişehir, Ankara, Sivas, Konya, Hatay, Samsun, Trabzon, Gaziantep, Kayseri, Konya, Malatya ve Diyarbakır şehirleri" denilmek suretiyle coğrafi alan bakımından bir belirsizliğe yol açıldığı gibi bu derece geniş bir alanda rekabet yasağı öngörülmesinin ve rekabet yasağının 5 yıl olarak belirlenmesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınan çalışma hürriyeti ilkesine de aykırı olup tarafların aralarında imzalayacakları bir sözleşme hükmü ile bu özgürlüğü ihlal anlamına gelecek herhangi bir düzenleme yapmalarının mümkün olmaması nedenleri ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkil şirket'in merkez ofisi olan Alanya’da 19.08.2021 tarihinde akdedilen yazılı Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi (Bundan böyle “Sözleşme” olarak anılacaktır) ile Bölge Satış Yöneticisi olarak işe başladığını, taraflar arasında yapılan işbu Sözleşme gereği davalının, müvekkil şirket'in sorumlu olduğu bölge sınırları içerisinde bulunan Franchise'lar ile şirket merkezi arasındaki bağlantının yürütülmesinden, iş hacminin arttırılarak gerekli stratejilerin yönetilmesinden, şirket bütçelerinin takip edilmesinden ve görevi ile ilgili diğer sorumlulukların yerine getirilmesinden sorumlu olduğunu, davalının, işbu görev tanımında belirtilen hizmetleri ifa etmekteyken 24/05/2022 tarihinde hiçbir gerekçe göstermeksizin istifa ettiğini, bu etapta müvekkilinin çok zor bir durumda bırakıldığını, zarar gördüğünü, şirket merkezi olan Alanya ile davalı’nın sorumlu olduğu bölgedeki bağlantıların koptuğunu, buna ek olarak Franshise’lar ile merkez arasında bütçe takibi ve ödemeler konusunda sıkıntılar yaşanmaya başlandığını ve bunun neticesinde müvekkilinin uzun süren maddi kayıplar yaşamaya başladığını, İş Sözleşmesi’nin "Kişisel Verilerin Korunması ve Gizlilik" başlıklı 11.Maddesinde "Gizlilik" "Rekabet Etmeme" Başlıklı 12.Maddesinde ise Rekabet Yasağı hükümlerinin düzenlendiğini, sözleşmenin 12.7 maddesinde ise “Yukarıda belirtilen Gizlilik ve Rekabet Yasakları yükümlülüklerinden herhangi birine aykırı hareket ettiği tespit edilen Personel, İşveren ’in bu sebeple uğrayacağı tüm zarar ve ziyanlarını tazmin etmeyi ve ayrıca herhangi bir zarar oluşması koşuluna bağlı olmaksızın her bir ihlal için yıllık brüt ücretine denk meblağ cezai şartı ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." ibaresinin hüküm altına alındığını, davalının sözleşme’nin sona ermesinden çok kısa bir süre sonra il ve ilçe sınırları içinde, Alanya’da, aynı alanda iştigal eden Rakip İşyeri Olan ... Mahallesi ... Blv. ... Apt. Apt. No: ... Alanya/Antalya Adresli, ... Vergi Numaralı, ... İnşaat Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi'nde Genel Müdür pozisyonunda işe başlayarak rekabet yasağını, ve ayrıca kendisine zamanında iş kapsamında ve güven ilişkisi çerçevesinde verilen ve Müvekkil Şirket’in tüm mesleki ve ticari sırlarının yer aldığı, tüm gizli bilgilerini ve kendi fikri mülkiyeti olan Müvekkil Şirket’in dövme ve piercing üzerinde; eğitim, tasarım ve yöntemler üzerinde sahip olduğu tüm gizli bilgileri kapsayan ... sistemini ve genel olarak tüm ticari sırlarını içeren Franchise Sözleşmesi’ni gizlice rakip firmaya vererek ve söz konusu şirketde ana sözleşme olarak kullanılmasına sebep olarak ise gizlilik hükümlerini ihlal ettiğini, özel durum ve koşulların var olması halinde rekabet yasağı süresinin 2 yılı aşabileceğini, kanunda belirtilen özel durum ve koşullara, işçinin işyerindeki konumu bu kapsamda üst düzey yönetici olması, işyerindeki uzmanlığı, işverenin üretimle ilgili teknik iş sırları hakkında kapsamlı bilgiye sahip nitelikli uzman olması örnek verilebileceğini, davalının üst düzey işçi olduğunu, sözleşmedeki hükmün coğrafi alan belirsizliğe yol açmadığı gibi mahkemenin kararında belirttiği gibi geniş bir alanı kapsamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hakimin, aşırı nitelikte gördüğü rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirerek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlama yetkisinin olduğunu, mahkemenin, müvekkil şirketin sözleşmede düzenlenen gizlilik hükümlerinin ihlali iddiasını dikkate almadığını, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan ceza koşulu alacağın ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13/06/2025 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 444 ilâ 447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/3 hükmüne göre içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. Bu nedenle, uyuşmazlığa bakmakta ticaret mahkemesi görevlidir.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, sözleşmede yer alan rekabet yasağının geçerli olduğu coğrafi alan bakımından çalışma hürriyetini engelleyici olacak şekilde uzun dönemi ve geniş bir alanı kapsadığı, belirsiz olduğu hususlarının anlaşılmasına, somut uyuşmazlık özelinde, bir çok bölge ve ilden bahsedilmiş olması, sözleşmede geçen doğrudan ve dolaylı faaliyette bulunduğu yerlerin belirlemenin ve bölge ve ilçe kısıtlaması yapılmasının mahkemece yapılamayacak olmasına göre, uyuşmazlıkta TBK m. 445/2 hükmünün de uygulanamayacak olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcının, davacı tarafça yatırılan 835,00 TL istinaf karar harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan harcın istek halinde karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,
3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
...