Önceden tescilli ticaret unvanı ile sonradan tescil edilen marka arasındaki çatışmada, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Temyiz incelemesi neticesinde, davacının daha önceki tarihte tescil edilmiş ticaret unvanı ile davalının marka başvurusu arasındaki baskın unsurun benzerliği ve uyuşmazlığa konu markanın 39. sınıftaki hizmetlerde davacı unvanıyla örtüşmesi gerekçeleriyle, davalının markasının bu sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar veren Bölge Adliye Mahkemesi hükmü onanarak, önceki tarihli ve benzer nitelikteki ticaret unvanının marka tesciline engel teşkil edebileceği ilkesi pekiştirilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2026/995 E.  ,  2026/2381 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/994 Esas, 2025/1480 Karar
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/97924 sayılı, “... A.Ş.” ibareli, 39. sınıftaki marka tescil başvurusunun, davalının 2019/... sayılı “... ” ibareli markası mesnet gösterilerek nihai olarak reddedildiğini, bu ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, işaretin 39. sınıf hizmetlerde fillen kullanılıp bu hizmetler bakımından ayırt edicilik kazandığını, davalının markasını hiç kullanmadığını, başvuru markasının “...” alan adlı internet sitesinde müvekkili tarafından kullanıldığını, 2019/35116 başvuru numaralı şekil markasının müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili şirketin kurulduğunu öğrenir öğrenmez kötüniyetli olarak 01.04.2019 tarihinde marka başvurusu yaptığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2019/... sayılı “... ” ibareli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3, 6/6 ve 6/9 hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı unvanının tescil tarihinin 20.03.2019, davalı markasının başvuru tarihini ise 01.04.2019 olduğu, davacının tescilli ticaret unvanının "...", dava konusu marka başvurusunun ise "... +Şekil" ibarelerinden oluştuğu, "... " ibaresinin davacı ve davalı markalarında baskın unsur olduğu, her iki ibare arasında işitsel, görsel ve genel izlenim itibariyle benzerlik olduğu, davacının ticaret unvanında yer alan diğer ibareler, davacı şirketin faaliyet konusunu ve şirket türünü gösteren ibareler olduğundan ayırt edici niteliği zayıf ibare sayıldığı, davalı markasının tescil edildiği sınıflar ile davacı şirketin esas sözleşmesinde yer alan hizmetler karşılaştırıldığında, davalıya ait 2019/... başvuru numaralı "... " ibareli markanın, -kararda sayılı- 37. ve 39. sınıfta sayılı mal ve hizmetler için tescil edildiği, davacı şirketin ise ... unvanı ile 20.03.2019 yılında kurulduğunun ... Gazetesi'nde ilan edildiği, faaliyet alanının gemi işletmeciliği ve taşımacılık işleri olduğu, davacı unvanı ile davalı markasının 39. sınıf mal ve hizmetlerde örtüştüğü, her ne kadar davacı unvanının tescili tarihi ile davalı marka başvuru tarihi arasında 10 gün gibi kısa bir süre olsa da, ticaret unvanının fiili kullanım süresine değil, asıl sözleşme kapsamına göre incelemenin ve hak sahipliğinin tespiti gerektiği, davacı şirketin ticaret unvanının tescil tarihinin davalının markasının başvuru tarihinden önce olduğu, davacı unvanı ve davalı markasının 39. sınıf mal ve hizmetlerde örtüştüğü, davacının SMK'nın 6/6 hükmü uyarınca 39. sınıf mal ve hizmetler bakımından davalı markasının hükümsüzlüğünü talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli 2019/... sayılı “... ” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.