11. Ceza Dairesi, nitelikli dolandırıcılıkta beraat kararını onarken, resmi belgede sahtecilik davasını zamanaşımı nedeniyle düşürdü.
Özet: Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla açılan davada yerel mahkeme beraat kararı vermiş; temyiz incelemesinde yüksek mahkeme, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmaması nedeniyle onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda ise suç tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek, bu suç yönünden kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/357 E., 2016/172 K.SUÇLAR : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1. Nitelikli Dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı somut delil bulunamadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.