2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında değerleme esasları, faiz oranı ve usul yönünden yargısal denetim.
Özet: Davacı idarenin bir taşınmazın belirli bir kısmında irtifak hakkı bedelinin tespiti ve kendi adına tescilini talep ettiği kamulaştırma davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiş, tarafların istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, faiz oranı, bedel tespiti ve vekalet ücreti gibi hususlardaki itirazları kısmen kabul ederek ilk hükmü kaldırmış ve yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar vermiştir; tarafların temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, uyuşmazlığın kamulaştırma bedeli tespiti olduğunu ve arazinin 2942 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca net gelir esasına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/14564 E.  ,  2026/2175 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1001 Esas, 2025/2801 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/586 Esas, 2024/908 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 52 48... parselde bulunan taşınmazın 862,05 m²lik irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek karşılığının belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taşınmazın tapu kaydında mevcut hazic ve ipteğin bedele yansıtılmasına ve taşınmazın takyidatlardan ari olara tesciline dair karar verilmediğini, dosya içerisindeki bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli olmadığını, arazi metrekare birim fiyatının ve arazi değerinin fahiş hesaplandığını, idarece belirlenen kıymet takdir raporundaki değer ile mahkemenin hükmettiği değer arasında fahiş derecede fark bulunduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın metrekare birim fiyatına itirazlarının olmadığını, taşınmaza uygulanan değer kaybı oranın düşük hesaplandığını, kamulaştırmadan arta kalanda değer düşüklüğü uygulanmamasını kabul etmediklerini, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2023 yılı verilerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğunu, dava konusu taşınmazda davacı idare lehine irtifak hakkı tesis edildiği, taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek davacı adına tescil hükmü kurulmadığından, takyidatlardan ari olarak ibaresinin yazılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ve faizin bitiş tarihinin belirtilmemesi sonucunda infazda tereddüt yaratılması da doğru görülmediği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taşınmazın tapu kaydında mevcut hazic ve ipoteğin bedele yansıtılmasına ve taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline dair karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazı dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçelerinde özetle; faize ilişkin itirazı dışındaki istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.