Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde temel ceza belirlenmesi ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında hatalar bulunduğunu tespit etmiştir.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararında, bölge adliye mahkemesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz süresinin aşıldığı iddiasının reddedilerek eski hale getirme ve temyiz talebinin süresinde kabul edilmesi üzerine, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının haksız yere ağırlaştırıcı sebep sayılması ile sanığın etkin pişmanlık hükümleri kapsamındaki bilgilerinin ve pişmanlık halinin yeterince değerlendirilmemesi bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/15556 E.  ,  2026/3182 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2001 E., 2022/194 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/127 E., 2019/334 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, bozma
Bölge adliye mahkemesince sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip, sanık müdafiine usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 15.02.2022 tarihli ve 2019/2001 esas, 2022/194 sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığı ancak müdafii tarafından 18.04.2022 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz dilekçesi verildiği görülmekle; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-5 73... /119 sayılı kararında belirtildiği üzere; bölge adliye adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık ve müdafii tarafından verilen eski hale getirme ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, tebliğnameye uygun olarak oy birliği ile kabul edilmekle;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 28.03.2022 tarihli ve 2019/2001 esas, 2022/194 sayılı ek kararına karşı sanık ve müdafiinin yaptığı başvurunun kabulüyle EK KARARIN KALDIRILMASINA,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
1. Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E., 2015/1292 K., 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).
TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 5271 sayılı CMK'nın 50/1-c maddesine yanlış anlam yüklenerek tanıkların yeminsiz dinlenmesi,
Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.