Yargıtay, nitelikli dolandırıcılıktan beraatı onarken, resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan davada, yerel mahkemenin nitelikli dolandırıcılık suçundan verdiği beraat kararı, sanıkların suçu işlediğine dair kesin delil bulunamadığı gerekçesiyle Yargıtay tarafından onanırken; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü ise, suçun kanundaki ceza türü ve üst sınırı dikkate alındığında olağan dava zamanaşımının sanıkların sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği tespit edilerek bozulmuş ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29668 E.  ,  2026/4648 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/97 E., 2015/344 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Sanıklara yüklenen "Resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanun'daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 15.06.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.